kadınlar susarak gider

1 /
benden de güzeli yok benden de güzeli yok
kadın olmanın zor zanaat olduğuna kanaat getiren biri olmak bazen yaralıyor bir kadın olarak beni. hele ki anlaşılır olamamak. yanlış anlaşılmak. ve susturulmaya çalışmak.

severek okuduğum şairlerin arasında olan cemal süreya bakın susarak giden kadını nasıl ifade ediyor . ve tarafımdan öpülesi kalemine , ellerine sağlık dedirtiyor yazdıkları.

çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. erkekler de en çok bu cümleye sinir olurlar. ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir. kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. sonunda pes eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. genellikle ne cevap alır? abuk sabuk konuşma! gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez. bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. daha önemlisi, o adamı hala seviyordur. kadın susarak gider! en önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum işte bu kadar basittir. o gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne gece ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asildir. demiş cemal süreya

kadını anlamak gerek . susmasına izin vermeden. bırakın konuşarak hayatınızın anlamı olsun bırakın hayatınız olsun.
benden de güzeli yok benden de güzeli yok
kadın çıkar başka kadının rahminden.;
hayata ilk çığlığını atar;
sessizliği işitir..
babasının gözlerindeki hayal kırıklığı;
ilk yaşadığı şaşkınlık olur.
’sessizlik oldu mu kız doğarmış’ sözünü öğrenir.
susar!

kadın çocuk olur;
gülmesi, oynaması,
daldan dala koşması hor görülür;
engellenir..
’kız kısmı ağır başlı olmalı’ sözünü öğrenir.
susar!

kadın okula gider;
okuma yazma öğreneceği kadar,
kadın olmasına yetecek kadar.
nedenini anlayamaz;
’okuyup da ne olacaksın, okumuş ev kadını mı ?’sözünü öğrenir.
susar!

kadın ergen olur;
ayıplanır, saklanır.
kadınlığın saklanması gerektiğini öğrenir.
susar!
kadın genç olur;
gezmesi, tozması, konuşulur.
laf gelmesin diye, camdan dışarı bakmaz.
’kötü kadın’ ne demekmiş öğrenir.
susar!

kadın evlenecek yaşa gelir;
eş seçmez;
seçilir.
kız kısmını boş bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya sözünü’ öğrenir.
susar!

kadın evlenir,
eş olmaz ’karı’ olur.
evde hizmetçi,
mutfakta ahçı,
kocasının yanında cilveli olur.
’yuvayı dişi kuş yapar’ sözünü öğrenir.
susar!

kadın aşağılanır, sözü dinlenmez,
dayak yer;
‘kocanın vurduğu yerde, gül biter’ sözünü öğrenir
susar!

kadın anne olur,
’koca’nın çocuğunun annesi olur.
erkek doğurmadan da
ne kadınlığını, ne anneliğini ispatlar.
erkek doğurur,
ilk kez alkışlanır ki;
yine de koca övülür.
’erkek adamın erkek çocuğu olur’sözünü öğrenir;
susar!

kadın yaşlanır ’ana’ olur;
saygıyı o yaşında görür.
konuşmak ister;
vakit geç’tir.
göçer gider.
velhasıl;
kadın doğar,
büyür,
yaşar,
ölür,
ve
susar.
çoğu kez susuyoruz sade ve sadece.
alexander supertramp alexander supertramp
kadınlar susarak gider....... hmm, ok.

yani bu şey gibi mi oluyo? nuri bilge filmleri gibi, susuyo böyle sonra bi bakıyon karı gitmiş. noluyo amına koyim diyon? arkadan cemal süreya geliyo diyo ki. kadınlar susarak gider panpa, sustu ondan gidiyo susmayaydı iyiydi diyo. böyle mi diyo? nah diyo böyle sikimin facebookçuları sizi. nerde diyo olm bunu. diye düşündüğüm olay. yani. bana biri kanıt göstersin ya, desin ki şu kitap şu sayfa. biri desin ya. cumartesi gecesi. evde tek. dedim ki. dedim biraz yaşadığım topluma döneyim. sonuçta insan hayata. şeyyapamıyo. yani hep öyle. sırtını dönemiyosun sonuçta. dönmez olaydım ya. ricky gervais esprilerine maruz kalmış. holivud ünlüleri gibi oldum. piys et hom piys in dı vörld.

en fazla halil sezai dinleyip üç nokta sıçan bi ergenin yazabileceği sözler bunlar ya. romantik prens. kadınları anlıyo. facebook'ta. diyo ki kadınlar çiçektir diyo. susarak giderler. çünkü gurululardır... diyo. sonra bunu kadınlar alıyo. paylaşıyo üç nokta koyup. sonra başka kadın görüyo. !!! yazıyo paylaşıyo. emeğe saygı beyler de. napıyonuz ya. bugün değişen dünya düzeninin üçüncü dünya ülkeleri üzerindeki toplumsal gerçekçilik dengelerini nasıl alt üst ettiği gerçeğini tartışmamız gerekirken. siz. olmuyo...

ben mesela diyo muyum. erkekler osurarak sıçarlar.. diye. demiyorum. çünkü neden. çünkü anlamsız. osurarak sıçarız falan diyebilirim. ama böyle. kendinden. üçüncü şahıs olarak bahsetmeler. anlam yüklemeler. erkekler kadınlar hakkında kadınlar diye konuşsunlar mesela. kadınlar da erkekler hakkında erkekler diye konuşsunlar. ama bi kadın. kadınlarımız! kadınlar gururludur... falan demesin ya. sanki kendi jedi anasını satayım. nası bi susmaysa. kafamızı siktiniz ya.

öf bazen diyom ki. dünya neden böyle bi yer. diyom. insanlar neden böyle. salak yemin ederim gerizekalı ya. diyom. sonra kendime bakıyom. ben de ayrı mal. böyle leş leş. kim bilir napıyom di mi ben de. diyonuz ki mala bak ya. ben de size diyom. malsınız diyom. mal mısınız diyo sormuyom. çünkü erkekler sormadan sikerler...
bana bir nick bulun bana bir nick bulun
kadınlar susarak gider, konuşmaz, sormaz, sorgulamaz. gider sadece. gittikten sonra da hiç susmaz. en yakın arkadaşlarından tutun da, hiç tanımadıkları insana kadar anlatırlar herşeyi.
agelaus agelaus
çok uzun emekler verir ilişkisini yürütmek için. birinin kadını olmayı yüreği, beyni, ruhu o kadar zor kabul etmiştir ki, başka bir adama ait olmayı istemez. erkek gibi, çorbanın tuzu eksik diye kavga çıkarmaz mesela, tam tersi, konuşmamız lazım der. erkekler de en çok bu cümleye sınır olurlar. ertelenir o konuşmalar, maç bitimine, yemek sonrasına ve daha birçok lüzumsuz şeyin ardına ötelenir.

kadınlar inatçıdır, hayata tutundukları gibi, aşklarına da sahip çıkarlar. bu yüzdendir, konuşup derdini anlatma isteği, karşı tarafı ikna edene kadar uğraşırlar. sonunda peş eder adam, bir ışık görür kadın, tüm derdini paylaşır. genellikle ne cevap alır? abuk sabuk konuşma! gereksiz ve saçma gelmiştir adama anlatılanlar, hiç de üstünde durmamıştır. yine bir sıkıntı, tatmin edilemeden geçiştirilir ve adam gün gelip bunların kendisine ok gibi döneceğini bilemez.

bir kadın şikayet ediyorsa, ya da erkeklerin deyimi ile vıdı vıdı ediyorsa; erkek bilmelidir ki, o ilişkiden hala ümidi vardır kadının. yürütmek, birlikte yaşamak, sorunları çözerek mutlu olmak istiyordur. daha önemlisi, o adamı hala seviyordur.

kadın susarak gider!

en önemli detaydır, erkeklerin hiç anlayamadığı durum iste bu kadar basittir. o gün gelene kadar konuşan, kavga eden, tartışan kadın, kendini sessizliğe vermiştir. ne zaman ümidini o ilişkiden kestiyse, o zaman sevgisi de yara almış demektir. yüreğindeki bavulları toplamıştır, kafasındaki biletleri almış ve aslında bedeni orada durarak, ilişkiden çıkıp gitmiştir. kadın, gerçekten gitmişse, çok sessiz olmuştur ayrılışı, kimse hissetmeden, kapıları vurup kırmadan gitmiştir. her akşam eve geldiğinde, kapının açıldığını gören adam anlamaz ama bir kadın sessizce gider. ne mutfağında yemek pişiren, ne yan koltukta televizyon izleyen, ne geçe ruhunu kenara koyarak yatakta sevişmeye çalışan kadın, artık o kadındır. bir kadının çığlıklarından, kavgalarından korkmamak gerekir, çünkü kadının gidişi sessiz ve asıldır.

cemal süreya


kupada çiçek kupada çiçek
erkeğinden bir beklentisi kalmamıştır. kadının emekleri, amaçları, sabrı tükenmiştir en azından bir zaman böyle hisseder. insanın karşısındakine olan inancını kaybetmesi aşama aşama olur ya hani, bu süreçte; anlatırsın paylaşırsın nefesin neşeyle sabırla aşkının yüzüne eser. mutlusundur kendini ifade edersin, sevgilin anlayışla karşılıyodur katılıyodur sana tartışıyorsunuzdur da kimi yerde,, ilişkinizin sohbeti boldur,, bir süre sonra anlarsın ki boşuna genç nefesini tüketmişsin.. hani mükafatı nerede? sabır sevgi anlayış paylaşım gösterdiniz.. tarafınızdan sarf edilen gene aynı açıklamalar, ifadeler, değişmeyen açıklamalar, değişmeyen ifadeler aynı kritik anları hep mi yaşarım dersin kendine, hiç mi duygularımı isteklerimi anlayamadı.. kaderim bu mu oldu olucak? tazecik ömrünü düşünür, ziyan etmemen gerektiğini tembihlersin gene kendine.
''alırım başımı giderim efeler gibi heyyyy'' çakarsın, kendine selam duruşuna geçer, rahata geçip devam edersin...
dramatik dramatik
giderken susuyorlar çünkü onları şikayet edip 'çok konuşuyorlar' dediğiniz durumu sizin yarattığınızın da ispatıdır.
anarsist anarsist
kadın susuyorsa; mücadeleden vazgeçmiştir.

susmak, mücadeledeki yenilgiyi kabullenmektir çünkü bir kadının konuşması demek; ilişkisine emek vermesi demektir.

sevgi emek ister. emek yoksa; sevgi de yoktur.

herkes ve her şey susmalıdır o vakit...
1 /