kadınların ayrılığı daha çabuk atlatması

2 /
şimdilikkararveremedim şimdilikkararveremedim
kadınların ayrılığı çabuk atlatmasının tek sebebi erkeğe çaktırmadan ilişkiyi kafalarında nihayete erdirebilmeleridir.o an karar vermiş gibi görünselerde ,gerçek ayrılık tarihi, çıkma süresini ikiye bölerek elde edilen rakam üç aşağı beş yukarı belirler.
akılfikirdükkanı akılfikirdükkanı
genellemeler yanlıştır ama bazı kadınlar çabuk atlatabilir. bu kadının doğasıyla ilgilidir. kadın sürünün içinde doğurabileceği ve bakımında katkısı olabilecek erkeğe ilgi duyar hatta aşık olur. çünkü doğası doğurmak üzerine kuruludur. her ay hamile kalma ihtimalinin en yüksek olduğu günlerde aşık olabilir ve bu türümüzün devamı için gereklidir. atlatsın tabi o öküz sevgiliyi düşünüp her ay binlerce yumurtayı patlatıp dökeceğine hakeden abiyle birliği kursun ayrılık eşşek herifin zorluğu olsun.
nettle nettle
bir kadın vardı biliyordun
ne kadar acı çektiğini görüyordun
mecburiyet yaşıyordu
istedikleri yoktu
“olmak” değildi biliyordun
istiyordun
istiyordun da elin kolun bağlı
isyan ediyordun
küfürler savuruyordun
yaşadığın hayata
yaşadığı hayata

kahvesi vardı yudumladığı
odayı kahve kokusu sarardı
narkoz misali
görünmeyen koku kendinden geçirirdi
tezat yaşardı kendine kadın
kan koklardı
kan kusardı
el kadar bedenin de büyük acılar yaşardı
sakinsiz
sinir harpleri içinde
ağlama nöbetleri içinde
sensiz senin içinde
biliyordun
görüyordun
istiyordun
istiyordun da elin kolun bağlı
biraz kadına biraz hayata sövüyordun

senin verdiğin nefesle uyuşuyordum
biraz kahve koklayıp biraz sana bakıyordum
sigaramdan bir nefes çekip
ve bir nefes daha çekip
……..
“bitmesin” istiyordum
gitmesin…..
kahvem bitmesin
sigaram sönmesin
gitmesin…..

kadın “yalnızlığın” adını arıyordu
buluyordu
yalnızlık; sendin
sensizlik; yalnızlıktı

kadın yine kan kokluyordu
ve kan kusuyordu
ve biraz mürekkep istiyordu
seni anlatmak için
ve mürekkep kan yüklüydü
sen yüklüydü
sensizlik yüklüydü

kahvesinden yudum alıp
tüm çiğerlerini dumanla doldurup
“sen ol” diye iç çekiyordu
kadın mecburiyeti yaşıyordu
sensiz seni yaşıyordu
duydun mu
gördün mü
ve kadın kendinden geçiyordu

ve saat yine sensizlikte çakıldı
yalnızlıkta çakıldı
kalmadı ne kadın
ne mürekkep
ne de kan
……………………………….
uykusuz gecenin sabahı;
sıcak kahve kokusu
ve sensizlik (sessizlik) senfonisi


.. ..
nemrut iki rengini aynı anda gösteriyor bugün
kahverengi, beyaz
ve çok yakın
çatıda eriyen karın suyu damlıyor
cılız yağmur sesi ve görüntüsüyle
giderim, gelirsin ihtimali güçleniyor
daha yakın oluyor sanki uzak
.. ..
bu bir zaman dilimi


bitecek
deftere son cümle yazılır, kapanır
bitmez…
hikaye içinde yaşanmaya devam eder
mutlu son…
“son” yok biliyorum
“yok” yok biliyorum
.. ..
kulağımda hala cılız yağmur sesi
kendi kendini eritiyor, bitiriyor, zehirliyor
ama altından toprak çıkıyor
hayat çıkıyor
ve ben günah çıkarmıyorum
.. ..
bu belki kötüden iyi çıkarma
o ölüyor toprak doğuyor
.. ..
uykusuzluk hiç bu kadar keyif vermedi bana
kahve hiç bu kadar güzel kokmadı
seni hiç bu kadar özlemedim
daha önce böyle sarhoş olmadım
.. ..
bilmek, görmek ve duymak
gittiğinde geleceğinden emin olmak


hakkını vererek acıyı yaşamak
ölümüne ağlamak ve yalvarmak
.. ..
kar bugün kendini zehirliyor
ama yeni bir hayat doğuyor
kar kendini feda ediyor
topraksa teşekkür
.. ..
teşekkür ederim sevgilim
bana toprağı gösterdin
toprak yaptın
yeni bir hayat verdin
bu senin eserin
seni seviyorum; başı boş
gibi değil, öyle değil
seni seviyorum
muffin muffin
zaten kadınlar ayrılığı çok çabuk atlattıkları için uzun süre etraflarındaki kimseyi görmezler, bir daha sevilebileceklerine sevebileceklerine inanmazlar, kimselere güvenemezler ve eski sevgilileri çoktan yeni birini bulmuş gününü gün ederken evde pjama, terlik sümüklü sümüklü otururlar.
erkeklerse ayrılık acısını bir türlü unutamadıkları için bir hafta geçmeden ilk ayarlayabildikleri boya küpü gibi bir kızın elinden tutup sırıta sırıta dolanırlar etrafta.
şansküpü şansküpü
kim dediyse büyük yalan söylemiş ya da onu kandırmışlar. sadece gururlarından güçlü durmaya çalışırlar ama içlerinde kopan fırtınalar çok uzun süre dinmez
maviden siyaha maviden siyaha
kadınların ayrılığı atlatması daha zordur. çünkü erkekler her gördükleri kıza aşık olabilme potansiyeline sahiptirler. kadınlar ayrılıktan darbe yediklerinde , bunun acısını bastırmak adına güçlü görünmeye çalışırlar, sadece bu. kadınların iç dünyaları daha hislidir ve sizi unuttuklarına kendilerine inandırsalarda , emin olun özlemlerini her gece sizi rüyasında görerek bastırmaktadırlar aslında. işte bu da damarına basılmış bir bayan yorumudur. aslında ayrılığı en çok kim sevdiyse o zor atlatır. bazen cinsiyet üzerine kurduğumuz o genellemeleri , sevda denen şey yıkabiliyor.
norcalchica norcalchica
bu durumu en iyi teoman anlatmıştır bence

kadın ağlar, erkek bakar
kadın duyar, erkek duymaz
kadın sorar, erkek susar
kadın gider, erkek içer

diyerek.
delikızınürküsü delikızınürküsü
bir kadın olarak bana göre yanlış önermedir. istisnalar kaideyi bozmaz derim ancak bu söze. bunca yıldır yol alıyorum hayatın içinde, yaşadığım hiç bir ayrılığı kolay atlatmadım ben. ne ölüm denilen ayrılığı, ne de sevgili ayrılığını. kolay mıdır hayatınızda iz bırakmış, nice iyi ve kötü gün geçirdiğiniz, hayatınıza değen, değeriniz olmuş olan bir insanı unutmak. cevabı kesinlikle hayır bir kadın olarak..
eğer gerçekten sevmişseniz, eğer gerçekten hayatınızda yer almışsa, yer almışsanız o'nun hayatında, mümkün mü bunu atlatabilmek.. ve bir ilişki sonrası hemen unutmak ya da başka yüreklere değmek ise buradaki önerme, bu da insanın kendisini öldürmesinin ayrı bir yoludur. yaşarken ölmektir bunun adı. yüreğinizi teslim ettiğiniz kişiyle yollarınız ayrıldıktan sonra dahi, epey süre yüreğiniz onunla kalır.. aksi taktirde ruhunuz yoktur derim size..

ayrılık olsa da, yeni yaşamlara yelken açsak da bir şekilde hayatımıza hoşgelmiş olan herkesin iz bırakarak gittiğine inanırım ben. aksi durumda zaten sevmemiş, zaten iç dünyanıza almamışsınız demektir. bu nedenlerle ve bir çok nedenlerle kimse bana diyemez kadınlar ayrılığı daha kolay atlatır diye.. hem kim demiş bitmiş bir sevdadan uyanmanın kolay olduğunu?..

yazarın özel notu: (bkz: #2962224) lütfen okuyup bakın bir kendinize bir de karşınızdaki sevdiğinize.. gerçekten karşılaşma yaşamış mısınız diye..
2 /