kadınların manipülasyon gücü

closer closer
herhangi bir millete mahsus mudur yoksa evrensel midir hala tam olarak kestiremiyorum ama türk kadının gücü tartışılmaz. en aptal görünen kadında bile gizli bir zeka olduğuna en önemli işarettir bu güç. her şeyi istediği gibi anlama, veya lafı istediği yere çekme hatta işine geldiği gibi anlama gibi örneklerle tanımlanabilen bu güç oldukça etkili bir silahtır. tehlikesi olduğundan değil ama illallah getirdiğinden etkili olur. örneklerle açıklayayım hemen:

erkek: bugün çok güzel görünüyorsun.
kadın: ne yani başka zamanlar güzel görünmüyor muyum aşkım?
erkek: elbette ki güzelsin hayatım. ama bugün ayrı bir güzel olmuşsun.
kadın: madem başka zaman da güzelim neden daha sık söylemiyorsun?
erkek: söylüyorum ya hayatım.
kadın: bana uzun zamandır ilk defa söylüyorsun. bilemem artık söylüyorum derken hangi kadınları kasdettiğini.
erkek: tamam birtanem bir şey demedim.
kadın: yakalanınca hemen susarsın zaten.
erkek: ne yakalanması? iyi ki bir güzelsin dedik. desek kabahat demesek kabahat.
kadın: ne yani aslında öyle düşünmüyorsun da ben laf etmeyeyim diye mı güzelsin diyorsun bana?
erkek: nasıl istersen öyle anla!
kadın: zaten benim ne düşündüğüm nasıl hissettiğim hiç önemli değil senin için değil mi? kalbim kırılmış kırılmamış hiç umursamıyorsun. ne halim varsa göreyim değil mi?
erkek: hata bende ama! ne halt etmeye konuşuyorum ki. senin sorularına istediğin cevapları versem yeter değil mi? o zaman sen sağ ben selamet.
kadın: ne yani bugüne kadar hep benim duymak istediğim şeyleri mi söyledin? yalan mıydı hep söylediklerin?
.
.
.

şeklinde sayfalar dolusu uzayabilecek, insanın sabrını zorlayan diyaloglarla örneklendirebiliriz.

bu gibi konuşmalarda garip olan şey; o enteresan soru ve kuşkuların kadının gerçekten aklına gelmesi, erkeğin ise ne yapsa ikna edemeyeceğini bildiği için sadece konu kapansın diye kadını memnun etmeye çalışmasıdır.

bu gücün farkında olan kadınların çeşitli yöntemlerle bu gücü de manipüle ederek kullandıkları görülmüştür. bunu okuyan sözlük yazarı veya okuyucusu bayanlar:

" ne yani biz hiçbir şeyi doğru anlamıyor muyuz? işimize gelmeyeni anlamamazlıktan mı geliyoruz? sen ne demek istiyorsun bize? neyi manipüle ettiğimizi gördün bugüne kadar? "

gibi sorularla gelirlerse sanki bu yazıyı ben yazmamışım gibi arka çıkarım onlara, hiç utanmam. "evet ya, hep kadınlarda sanki suç. erkek milleti değil mi, kendini temize çıkarmak için kadınların her yaptığına kulp takıyorlar işte." derim, sıyrılırım. neme lazım...

(bkz: hatun turnusolü başlıklar)
stylebrisbane stylebrisbane
dikkat edilmesi gereken noktalar vardır ki en önemlileri:
a) hoşgörü sınırını aşıyor mu?
b) düzenlilik gösteriyor mu yani manipüle etmesi, kişinin bir olmazsa olmaz karakter özelliği mi olmuş?
bu iki noktadan herhangi birine veya ikisine birden evet deniyorsa yapılacak eylem çok basittir şöyle ki;
a) kişiye sakin bir ortamda sadece birkaç dakika konuşmak istenildiği söylenir, rica edilir... sohbet başlatılır,
b) seninle/sizinle arkadaşlığımızı/dostluğumuzu/ortaklığımızı, iş ilişkimizi vb. -artık hangi şık uygunsa- şu şu nedenlerden dolayı devam ettirmeme kararı aldım. senin bu karakter yapına davranışlarına saygı duymakla beraber kişisel kararım budur sana/size hayatta başarılar ve mutluluklar dilerim denilir. tartışmak tamamen gereksizdir ve yorulmaya hiç gerek yoktur...

özetle uygulanacak strateji budur. burada önemli olan konuşulan kişiye ne kadar kararlı olduğunu aktarabilmektir, bu nokta çok önemlidir.

genellikle türk toplumunda psikolojik zayıflık, kararsızlık ve paralel nedenlerle kişinin kendisinin sömürülmesine izin verdiği görülür. sömürülen karşı tarafı kırmamak adına ezilmeye, yönlendirilmeye, tacize uğramaya müsade eder. bu durumda yarası daha da kanamaya başlar ve olası bir ayrılık anında çok daha rahatsız edici durumlar, büyük, istenmeyen düzeyde tartışmalar ortaya çıkar. böylesi tamamen gereksizdir...

tüm bu manipülasyon aşamasında sömürülen kişi rahatsız oludğundan kendisine bu şekilde davranana karşı bir tavır sergileyemezse yaşadıklarını yakın arkadaşları ile, çevresi ile paylaşma ihtiyacı duyabilir. bu da değişik sosyal komplikasyonlara daha başka olumsuz gelişmelere sebep olur.

küçük ve sade bir karar, basit bir karar, kişinin hayatında büyük bir rahatlamaya neden olacaktır. "bye bye" demesi, sadece bu... hayatın daha güzel koku ve renklerine doğru yelken açılması demektir bu...

yapılması gerekendir... bir manipülasyon mu var? hoşgörü sınırını aşıyor mu, düzenlilik göteriyor mu? hemen, anında bye bye...

hayat cesaretli olanları destekler.

hayatında alması gereken kararları rahatlıkla alabilenler her zaman kazanırlar.
boşluksuz boşluksuz
tam da bugün ben de olduğunu anladığım özelliktir. hem de bunu taş gibi bir fransızdan duyduktan sonra iyi bişey mi kötü bişey mi dedi acaba düşündüğüm hededir. ciddi anlamda ne demek istediğini anlamayıp ya seni kırdıysam pardon filan da dedim, iyi mi yaptım onu da bilmiyorum. bu şimdi bana su fln getirdi acaba ona mı taktı da söyledi, bilemedim ki. la alt tarafı bi su ya niye bu kadar kafaya taktın ki. demek türk kızının gücünü orada da göstermişiz. iltifat amaçlı söylemiş olabilir mi acaba diye düşünmekten kendimi de alamadığım durumdur ayrıca.