kadınların misafir olduğu adamlar

sevildim sanmanın düşüşünden kurtulamadım sevildim sanmanın düşüşünden kurtulamadım
içinde bulunduğum sevdaya dair yazar bir arkadaşım

" kendini gerçekten seversen kimseyi kendinden çok sevemezsin. kendini gerçekten sevmiyorsun. ait olduğun eve taşınmamışsın sen, başkasına ait bir eve misafir olmaya çalışmışsın, orada da başka misafirler olur elbette. ama kendini seversen ev sahibi olursun ve sana ait olanı kimse alamaz. sen, senin olmayanı istiyorsun, senin olanı sevmediğin için."

diyerek tüm sevdamı yorumlamıştı aslında.
sonra şu sözü verdim kendime ;

"herkesin yolu kendi evine varır albia. sen senin olmayan bir evde misafirden başka birşey olamazsın. ne zamana denk kalacağını ise ev sahibi belirler. misafir olma albia. istediğin zaman sarılamazsın eve. istediğin zaman gidemezsin o eve. insanın evi olmalı , kendi evi olmalı albia. her an kovulabilecekmiş gibi değil de , sana yuva olmuş bir evi olmalı. o ev senin değil albia , yıkık dökükte olsa parçalanmışta olsa kendi evini seveceğine söz ver"

ben benim olabilecek bir evi sevmek istiyorum. tabiri caizse adamı.
nyks nemesis nyks nemesis
anlatayım ne tür adamlara misafir olduğumuzu.

sağlıksız ego ve narsisizm çalıştıran, saygı ve nezaket bilmeyen, basiretsiz, bağlılık geliştirmekten korkan, dişil enerjisi düşük, duyguları zayıflık olarak gören, tutarsız davranan, gününü gün etmeyi marifet sanan ve sorumluluktan kaçan adamlara ancak misafir oluyoruz. bir bakıyoruz, tanıyoruz ve gidiyoruz. daha önlerinde çok uzun bir yol olduğunu biliyoruz.

tabii bu adamların da hayat yolunda bir görevi var. gerçekten neyi isteyip/istemediğimizi misafirlik sırasında anlıyoruz. kendimize dönüyoruz, sorguluyoruz, güçleniyoruz. böylece doğru adamlara, ruh eşlerine hazırlanıyoruz. çünkü güzel annelerin yetiştirdiği güzel adamlar da var. olay bundan ibaret. şüphesiz herkes eninde sonunda layığını buluyor. son olarak, yukarıda yazdıklarım belirli aşamaları yaşamış kadınlar için geçerli. yoksa her kadının da süreci farklı işliyor, tıpkı erkekler gibi.