kafa karışıklığı

1 /
gloria gloria
bazen bir kelimenin anlamı kadar yakındır..yahut bir kelimeyi anlamak kadar kolay ya da anlamamak..

örnekle pekiştirmek gerekirse aşağıdaki kelimelerin hepsini ayrı ayrı ve bir kısmını da birlikte anlamlandırmaya çalışmak bile kafa karıştırmaya yeter..

curling, düş, kayaklı koşu, nankörlük, donma eylemi, barbaros, rüya, ev, paşa, pakistanlı kayakçı, turuncu bira, sadakat, foton kuşağı, aşk, nokta atışı, hamburger...
koseyidonenadam koseyidonenadam
mezuniyet gitgide yaklaşırken dibine kadar içine düştüğüm durumdur.

ne sıkıntılı işmiş arkadaş kafanın karışık olması, insanın hiç bir şey yapası gelmiyor resmen.
acinreug acinreug
işten ayrıldıktan sonra şehir içi şehir dışı birçok yerle görüştüm, şehrimi değiştirmemeye karar verdim, şehir içi firmalara odaklandım tam biriyle anlaştım daha iyi bir teklifle bir diğeri aradı, ha dedim bu daha iyi burada başlıcam, tak dedi başkası aradı, aa dedim bu tam aradığım, ok dedim. eve geldim dari diri dari diri telefon çaldı ve şehir dışından fakat ilk staj yerim ilk göz ağrım ve kariyer hedefimdeki pozisyon için arandım. ulan karma karışığım ya,doğum günümde gülüp eğlenmek varken napcam diye kara kara düşünüyorum. evet kafa karışıklığının açıklaması budur.
annaaamm annaaamm
ikili ilişkilerde oluştuğu an insanı allak bullak edendir. üç yıla yakın bir ilişki düşün bu ilişkinin iki tarafı da hayatını kurmuş insanlar. iyi kötü bugüne kadar da gelmişler ama er kişinin aklında evliliğe yönelik hiçbir şey yok. seni sevmiyor değil biliyorsun, hissediyorsun ama bu sevgi bir aile kurmaya yetecek güçte değil. belki çok başka sebepleri de var ama bir yerden sonra üzülüyor insan. eş dost muhabbetlerinde "siz ne zaman evleneceksiniz" sorusunun sorulmasından da bu soruya cevap verememekten de bıkmışsındır. sen evlenmek istiyor musun onu bile bilmiyorsun ama karşındakinden böyle bir niyet hissedememek kötü hissettiriyor. akla bir dünya soru geliyor, sorula yığıldıkça da kendinde sorun aramaya başlıyorsun. kulak tıkayıp devam mı etmek gerek yoksa çekip gitmek mi? insan bulamıyor cevabı.
terk terk
olayı anlamamaktan, büyük resimdeki konumunu bilmemekten ve bir de mallıktan ileri gelebilir. sonuncusu opsiyonel.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
kürt meselesinde, ideolojik net bir tavrı olmayan herkesin yaşadığı durum.

mesela milliyetçi olsanız "ciddi bir içsavaş başlatalım, orduyla gidelim, kazanırsak bizimdir. kazanamazsak da, yapacak bir şey yok; ama kesin kazanırız" dersiniz.

mesela sosyalist olsanız "halkların kendi kaderlerini tayin hakkı sosyalizmin ana unsurlarındandır. ne yapmak istediklerine, nasıl yaşamak istediklerine kürtler karar vermeli ve biz de onların bu yolu üzerinde taş olmamalıyız." dersiniz.


-turancı, liberal islamcı, sosyal demokrat kelimelerinin ortak noktasını bulunuz: tebrikler! milliyetçilikten beslenme-


arada geri kalan herkes ya mübadele ile kürt türk ayırıyor, ya milletin suyunu elektriğini kesiyor, ya kürtler iyiydi de çevresi kötüydü diyor, pkk'ye terörist de, söz kanka olcaz a varanlar da azımsanacak bir grup değil skdnfd.

kafanız net olsun ya. milliyetçi olduğunuzu söylemenizde bence bi sorun olmamalı. "şu konuda milliyetçiyim" yavşaklığına da gerenk yok. söyleyin ki, gerçek anlamda saflarını bilsin herkes. barışın mı, yoksa savaşın mı çocuğusunuz? (yo hayır, biz orospu çocuğu değiliz. o sizin seksist hakaretiniz) karışık kafalarınızdan öperim. xo xo mevlüt şekeri.
benden de güzeli yok benden de güzeli yok
insanın kalbi kırılınca, darmadağın olunca kafası da karışıyor. çelişkili durumları yaratır böyle zamanlar öyle mi olsa, böyle mi diye düşünür durursun. yani sağlıklı bir sonuca varılamaz. genelde de sağlıklı düşünemediğinden dolayı hep yanlış bir şey yapar ve bunun nedenini , sonuçlarını hiçbir şeye bağlayamazsın.böyle bir durumun dengesizliği içinde olunca en kötüsü karasız kalmaktır. fazlasının kabak tadı verdiği durumdur ki zira bazen kafanın karışması iyidir.. en azından dibi tutmaz !.
uyanneo uyanneo
bazen de mantık ile duygu arasındaki dengeyi kuramamaktan oluşan durumdur. örneğin birini seviyorsunuzdur ancak mantıken ondan uzak durmanız en iyisidir. bu durumda her gün ona gitmek ile gitmemek arasında gitgel yaparsınız.
bi sor neden yazıyorum bi sor neden yazıyorum
"ben 24 yaşındayım ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim. kendisinin de 25 yaşında bir kızı var. babam ise bu kız ile evlendi. böylelikle babam, karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. bunun üzerine kızım da babamla evlendiği için üvey annem olmuş oldu. hanımımın ve benim geçen sene bir oğlumuz oldu. oğlum hanımımın kızının erkek kardeşi oldu, aynı zamanda babamın da eniştesi. bir de üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu. anlıyacağınız benim oğlum benim dayım oldu. babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. o babamın oğlu olduğu için benim de erkek kardeşi, ve de kızımın oğlu olduğu için de torunum. yani ben torunumun erkek kardeşiyim. ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre ben de eşimin kızının babasıyım ve kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim. kısacası dedesiyim."

kimse bu orospu çocuğu tam anlamıyla kafa karışıklığının tanımını yapmış..
1 /