kafes

1 /
moröküz moröküz
izmir-buca'da, 9 eylül üniversitesi hukuk fakültesi'nin dokuzçeşmeler'in oradaki kapısının çaprazında bulunan rock'n roll bir giyim, takı, aksesuar dükkanıdır.

izmir'de şubesi olmayan "köstebek" dükkanından ürünler bulundurmasının yanısıra kimileri el yapımı olan orijinal giysiler, materyaller de bulunmaktadır. izmir-alsancak'taki eski death house'un yerini doldurabilecek gibi gözüküyor. tim burton'ı ya da cadılar bayramı görselliğini sevenlerin mutlaka keşfetmesi gereken bir dükkan bence.

yeni açılan facebook fanpage'i de burada: kafes kafes, izmir, turkey. 3,917 likes · 19 talking about this. kafes gotik giyim ürün siparişleriniz için bize facebook tan mesaj atıp siparişinizi... facebook
robinson robinson
izmir bostanlıda bir kafedir, istediğimiz biraları bardak olmadığı gerekçesiyle 45 dk sonra getirerek en çok beklenen bira ödülünü almıştır. "tamam bardağa gerek yok, sen şişede getir" dediğimizde de içki ruhsatının olmadığını öğrenmiş bulunduk.


(bkz: kafes cafe)

---------bu bölüm anı içerir----------

efendim asıl önemli olanı işletmeci zihniyetidir. maç için arkadaş gurubuyla gittiğimizde kişi başı 15tl lik harcama konusunda mutabık olunmuştuk. hesap ödemeye geldiğinde ise mekan sahibi toplam hesabın tuttuğunu, ancak içimizden birinin hiçbir şey içmediğini iddaa etti. 7 kişi olduğumuzu ve 7 kişinin parasının da burada olduğunu anlatmaya çalışsak da nafile olmuş sırf adımıza leke sürülmesin diye hayali arkadaşımızın hesabını da ödemiştik ki mafyavari bir şekilde dışarı alınmaya çalışıldık.işin özü hem yiyip içip hesap ödemek istemeyen sorunlu müşteri muamelesi gördük, üstüne yiyip içmediğimiz ve aramızda olmayan bir kişinin parasını ödedik.

hak mıdır bu sözlük?

---------anı içeren bölümün sonu----------
deliyaylaa deliyaylaa
sıkışmaktan ölecek bir metin eroğlu şiiri:

beni ayartan olmadı mı
oldu tabii
gidi gençlik geçim derdi çok çekmişlik
önüm sıra cıvıl cıvıl bir dişi
güneşin alnında kuşbaz serinlik
rakısı benden mezesi senden
bir lapacılık lök gibi
güven yeşili bir boya
azıcık ağdalı su
zeytin fışkını
kurbağa pisliği
konuverdim

güzdü öte bahçelere uçacaktım
tam benim erkinliğim
bir dalda duramazlığım
göğüne yıldızlar uçurtmalar dizili
istanbullu denizlerin çimdiği oh
şileli derinceli bir kıyıya
o kuşluk yola çıkıyordum ya
hava çıkıyordum

ilkten duraladım
kötümserlik sütümde yok
dağbaşı mı burası kuşhakları hani bu ülkede
ahırkapı’da gün batıyor baktım içim bihoş
gagam kuyruğum nazik bedenim
gökçekimi yalanmış be

teleğim böyle miydi süngüm düşük müydü
umuttan yanıma varılmazdı
budadılar beni dişimi tırnağımı yoldular
pisi pisine
gözüme kilit vurdular —eskiden mil çekilirdi—
çamsakızı eritip döktüler tüylerime
bereket yüreğime
biri gelse de usulcacık şu çıtaları kanırsa
pırr oracıktan süzülüversem
kanat işini bilir
şakıma bu cana vergi
rüzgâra sürtünmek hiç incitmeden
halk bahçesinden bir gül koklamak
—o kapancadakine de iki çift sözüm var—
doğru üsküdar’a gider bindiğim gemi
çat kapı eve uğramak
eniştemler konuk gelmiş geceyatısına
onlara birer avuç çitlembik sunarım
ellerini gözlerini öperim
çamaşırımı değişirim
boynumu kulağımı silerim sabunlu suyla
ağlama be ana
bekarevi bekarevi
bugün gösterime giren 12 eylül dönemini ülkücü gözüyle anlatan sinema filmidir.
airport avm de 19.00 seansin da izleme şansım olacak. gelmek isteyen olursa biletini ben alabilirim
plutonun askerleriyiz plutonun askerleriyiz
bizim patronun davetiyle dün akşam gittim. bizim patronu da kurtçuk ocakları davet etmiş. bir sürü kurtçuğun arasında izledim filmi yani. patron da görüşümü biliyor. sıkıntı yaratan bir tip olmadığı için gönül rahatlığıyla gittik birkaç arkadaş. her neyse...

bu tarz filmleri sevmem genel olarak. sağ sol fark etmez. içinde buram buram tarafgirlik olduğu için bana hiç zevk vermez. bu filmde de yanılmadım. ülkücüler "melek" olarak gösterildi. hiçbir solcuya film boyunca işkence yapılmadı. darbeden sonra hiçbir solcunun hapishanelerde dövüldüğü gösterilmedi.

sol güruh çekince solcuların gururları okşanıyor ya da bileniyorlar bu tarz eylemleri yapanlara karşı. sağdan çekince de aynı oluyor.

filmden sonra kurtçuklar gaza gelip ulumadı allahtan.
manyakkedi manyakkedi
2 ekim 2015te vizyona giren filmdir. siyasi kutuplaşmalardan ötürü hakettiği değeri göremeyecek olması üzücüdür. yine de objektif olmakta fayda var belki tanısanız seversiniz.
kapalı ayran milliyetçisi kapalı ayran milliyetçisi
ağlatmıştır...

bu filmi politik açıdan eleştirenler siyasetlerini başka başlıklar altında yapsınlar daha uygun olur. filmi izlemeyen adam bile sırf politik görüşünden dolayı gelmiş filmi kötülüyor.

ben bu filmi çok beğendim. yıllardır yapılan tek taraflı filmlerden gına gelmişti ve net 3 sahnesinde 'gizlice' ağladım. sormayın arkamda oturan hanımefendiler ağlıyordu ben de gariptir ki bundan dolayı ağlamak istemedim. bu duyguyu en son babam ve oğlum filminde yaşamıştım.

ayrıca istanbul anadolu yakasında genellikle avm'leri parselleyen belli başlı sinema zincirleri bu filmi sadece 2 yerde perdeye koymuşlar. bu en başta oyuncu kadrosuna yapılan bir ayıptır. hiç tanınmayan hiç bilinmeyen hatta hiç tutmayan filmleri bile her gittiğim sinemada istisnasız görürken bu filmi izlemek için çekmeköy'e gitmek durumunda kalmam bu sektör adına düşündürücü.
widdler widdler
josh malerman'ın bol ödüllü, elden bırakılamayan, bitmesini istemeyeceğiniz, heyecan dolu korku romanı. dışarısı görünce delirip kendinizi yemenize (gerçek anlamda) sebep olan 'şey'lerle dolu; göz bandınız olmadan sokağa bir adım dahi atamıyorsunuz. süper yani!

--spoiler--
yazarın yaratıkları, olayın altında yatan gerçekleri, tom'u bir sonuca bağlamamasından hoşlanmayanlar için söylüyorum; devam kitabı gelecek.
--spoiler--
1 /