kahve bağımlılığı

o c o c
iyi bir sey degil.

kaliteli kahve icmeyi seviyorum. zira illa icecekseniz, yumusak veya sert fark etmez, iyi kahvenin icilmesi cok daha keyifli oluyor.

arada bir disardaysam bunu yapamiyorum. cunku iyi kahve bulmak cok zor. filtre, espresso fark etmez hepsini boktan yapabilme yetenegi var. normalde o kafeini almak istemezsiniz, cunku keyif almak yerine mide bulandirir.

ama bagimlilik bas agrisi ve sinir yapiyor. yorgun yapiyor.

bu yuzden kahve bulamadigim gunlerde, en boktan kahveyi bile kafama dikecek kadar caresiz oluyorum. ornek basit gelebilir ama uyusturucu bagimlilarinin yaptigindan cok farkli degil, resmen el kol titriyor ve vucut ariyor.

kahve icince ani bir enerji patlamasi yasayip, sonra ortalama seviyenin (yani hic icmeseniz) altina dusuyorsunuz. oysa hic icmesem, vucut buna uyum saglayacak ve mutlu mesut stabil enerjiyle gunu gecirecegiz.

bu iyi degil. alisinca enerji bile vermiyor, resmen devam edebilmek icin kahve iciyorsunuz.

ve kesinlikle uykuya kotu etki ediyor. bagimlilarin sacma anektodlarini bir kenara birakirsak, uyku dongusunu bozdugunu gosteren bir suru calisma var. sen uyudugunu saniyorsun diye uykun kaliteli olmak zorunda degil.

bagimlilik kotudur.
bu başlıktaki 22 giriyi daha gör