kahve kokusunun hissettirdikleri

1 /
nicksizim nicksizim
bu koku beni benden alır. beynimin yüzde iki yüz kapasite ile çalışmasını sağlar. vücudumda adrenalin hormonun salgılanmasına neden olur. uykum varsa bile artık bu ben dahil kimsenin umrunda değildir. sınav haftası ise de "aman sabahlar olmasın"dır. uykusuz geceler ile muhteşem ikilidir. her uykusuz gecede "ikisi bir arada"dır.
kısacası bu his anlatılmaz yaşanır...
soytarı soytarı
evde varlığından emin olduğunuz bir kocaman kavanoz kahveye rağmen birazcık daha alma isteğidir. amaç kahve dükkanından yayılan taze kavrulmuş kahvenin kokusunu yanında götürebilmektir.
webya webya
çoğu zaman bir anı canlandırır gözünde, kimi zamansa buruk bir hüzün..
hiç bir zaman tiksinmeyeceğin, hiç bir zaman olmaz diyemeyeceğin bir tutkudur. alınan ilk yudumun hazzı kokusundan sebep benzemez diğer yudumlara.
passive aggressive passive aggressive
2 saat sonra finale girecekmiş ve bir bok bilmiyormuş hissiyatı. şiirselleştirmeyi denedim ama bi boka benzemedi. anahtar kelimeleri kullanayım bari, yazı güzel gözüküyomuş herhalde öyle, du bakalım.

yağmur, rüzgar, sonbahar, yaprak, kitap, sevgili, çikolata, mutfak, daft punk, haydi şimdi hep beraber; work it harder, make it better, do it faster, makes us stronger, more than ever hour after, our work is never over.
eksiksizuyum eksiksizuyum
-kahve kokusu bana ilkokulda izlediğim brezilya dizilerini anımsatıyor ve kendimi kötü kissediyorum. onda kahve toplayıp boktan bir yerde uyuyan ve günde bir kap yemeğe fit olan zenci köleler vardı. yahu o diziler kölelerin kahve tarlasındaki kamçılanma sahneleriyle kafamıza öyle bir yerleşmiş ki, kahve kokusu duyunca aklıma kırbaçlanan sebasti geliyor mk. ulan tek kanal döneminin allah belasını versin. ben de csi miami izleyip starbucks'a her gittiğimde "aslında tüm kahve isimlerini biliyorum ama yine de duvardaki menüyü baştan sona okuyorum" triplerine girmek istemez miyim? ama bırak tribi, starbucks'a bile giremiyorum. tek kanal dönemi brezilya dizilerinin allah belasını versin. ağzımızın tadıyla mikro burjuva olamıyoz mk.
anarchisticim anarchisticim
bana her zaman kahve kokusu "blues" hatırlatır, bunda kahvesi güzel olan kafelerin blues ve caz müzikleri tercih etmesi önemli bir etken ,bunun yanında evde odanda tek başına kafa dinlerken ya da kitap okuyup alt fonda blues soloları varken aradığım tek şey bi bardak kahve ve ondan buram buram odaya yayılıp odanın atmosferini değiştiren ve arka fondaki müzikle müthiş ikili oluşturan kahve kokusudur.
sibbab sibbab
önce kokusu okşar burnunu sonra ağzına tuzlu bir tat gelir ve bir bakarsın ki allahın emriyle ve ağzında ki tuz tadıyla hayatını kaydırmışsın
1 /