kalbim acıdı

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
1
kuzudis
bazı şarkılar vardır.. ne dediğini anlamadığınız halde alır götürür sizi.. bazı kişiler vardır.. sesini beğendiğiniz halde tek bir şarkıyı, daha önce hiçbir şarkıyı söylemediği gibi güzel söylediğini farkedersiniz... ve bazı kadınlar vardır, sesinin buğusu hiç bir şarkıya , o şarkıya gittiği gibi gitmez.. öyle bir şarkıdır bu da.,
"bigün yolda yürüyodum, bir şarkı duydum.. kalbim acıdı" der. kalbiniz acır..
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
peasklepios
camdan kapılarım var benim kıracağınızdan değil zarar görmeyin ;
ellerim var benim ;boyumdan uzun söze inanırım göze de gelirim
umudum var benim; kıracağınızdan değil zarar görmeyin diye...
yok bir şey yalnızca bakanlardanım
ruh muydu dinlediğimiz işte ondan arıyorum
biraz huzur buldum ama geçiçi biliyorum korkularım var
benim ben onlara aşığım bakma yüzüme göremezsin korkuyorum gözlerime bakmaktan nasıldı umayyy
kırılmış bilek gibi bakar gözlerin
yutmuş gibi uykusuzlukları
bir insan gözü kaybettim haberiniz ola inanırım ben umudum var ama kıracağınızdan değil
bulacağınızdan değil
yukarıda bir yerlerde büyüdüm ben
sema dedikleri
geçtim üzerinden
dünya yuvarlak değil
sadece sisli
sise mi aşıksın yoksa
diyeceksin
sislerim var bozacağınızdan değil kaybolursunuz diye
yaralarım bu yüzden
kaybolmaktan
bütün dünyalar sislidir
dünyalarım var benim içinde fasulyeden ağaçlar
pamukların arasında pamuklarım var benim
korkularıma aşığım
aşığım alacağınızdan değil
ölürsünüz diye


bir gün yolda yürüyordum
bir şarkı duydum kalbim acıdı ...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
ohannesburger menu
kazım koyuncu ve umay umay'ın harika düeti, kalp acıtan, iç sızlatan, bravo dedirten türden.

awi şüule goulu daği daği
dido miğun guis derdi meraği
oüomdğulat si şekeri ma yaği
si domövi do domxali gyuli çkimi
ağne odas perde kogevoüidi
izmocesti alis dologaüidi
gomüuwxişi mgarinis yevuüidi
si domövi do domxali gyuli çkimi
bazi bazi gelaiûi noğaşa
vixosarûi baba süaniş ûüobaşa
gyuli çkimi si var ida başkaşa
çkimire do giçkitas gyuli çkimi
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
gelmir tasartir
bir hissiyatı kalbe yükleyip, somulaştırabilen şahane eserdir.

her gün gibiyidi,yine aynı saatte uyanmış,aynı radyoyu açmıştı...
koyu bi kahve için mutfağa dalmış,bir yandan da onun ne kadar kızdığını bilerek ve bundan hınzır bir haz alarak o lanet cigarayı yakmıştı
aç karnına içmek olmazdı pek tabi ama nerden bilecektiki,aslında sırf sinirlensin diye bile söyleyebilirdi,her neyse o zaman düşünürdü.
kafasını bozdular mı çaaaat diye laf sokan kadınlardandı o.
taş yürekli tabir edilen,rakı içen,maça giden,ağzı bozuk
ama her kadın gibi kadın...

usul usul giyindi bir merasime hazırlanır gibi...
saçlarını taradı,ruhu örselenmiş yüzüne baktı ama o bu boktan çizgilere takılanlardan değildi.
hem çizgiler hep ona,sınırları hatırlatır o ise sınırlardan çok uzaktaydı.

soguktu ,lanetliği üzerindeydi yine istanbulun. belli bu gün muhhabeti çakilmeyecekti...
şemsiye almayacaktı yanına,inatsa inat,ona boyun eğmek yoktu,kafasını gömen kaplumbağalardan olmayacaktı en azından bu gün yağmur yüzüne değmeliydi ruhuna...
ağır ağır yürüdü, beklenilen olmayı sevdiğinden değil,ağırlaşmıştı yüreği bir felaketi erteler gibi..
hep orda olduğu köşeden bir uğultudur yükseliyordu.
bi şarkıydı duyduğu.
derinden uğultulu gelen...
acı kapladı kalbini.
gitmişti,biliyordu ,anlamadığıysa nasıl bu kadar kolay söyleyebildikleriydi.
oysa sadece yoldan geçen biri olmayı dilerdi...
başkasının acısına
"bi gün yolda yürüyordum bir şarkı duydum kalbim acıdı."
demek sanki daha kolay olurmuşcasına...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
dna
gerçekten insanın içini burkan bir parça. üzgün zamanlarda acıyı ikiye katlayanlarından. türkçesini merak edenler için:

bundan böyle dağ dağ dolaşırım
yüreğim çok yaralı derdim var
karışalım birbirimize sen şeker ben yağ
yaktın kül ettin sen beni gülüm
yeni odaya perde astım
rüyamda boynuna sarılmıştım
ağlıyordum uyandığımda
yaktın kül ettin sen beni gülüm
çarşıya inerdiniz bazı bazı
babandan habersiz gözlerdim seni
gülüm sen başkasına gitmeyesin
bilki benimsin e gülüm

not: yardımları için volkan a teşekkürler.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
muglak
şarkı değil ağlama duvarı.
bilmem ben gülmeyi. bu; geceden sabaha dönen gökyüzü bilir ne çektiğimi. saçlarımda kirli bir elin şefkati, dudaklarımda paslanmış bir serzeniş, kulaklarımda gyuli çkimi. ah ulan bu gülmeyi bilmeyen halim, gül koklamasını ne bilsin. ateş midir bundan böyle seni yuyup yıkayacak olan? söyle. çiçek adlarını ismine ikame etsem uzar mı ömrün? gyuli çkimi. kalpte çakan şimşeğin akibeti kırış kırış olmuş bir ruh mudur? cevap ver. gyuli çkimi. aynalardan yüz çevirdim. ağzından çıkan tahrip edici lafzlardır ömrümün tahriş sebebi. gyuli çkimi. bilmem ben gülmeyi. iklim akdeniz olurdu bir gün elbet ama sen çoktan kuraklığımda solmuşsun.

gyuli çkimi. gyuli çkimi. gyuli çkimi.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
1

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın