kalp kırmak

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
2
viola
hani bir hikaye vardır:
bir gün babası oğluna bir tahta almış ve demiş ki "her kırdığın kalp için, her yaptığın yanlış için bu tahtaya bir iğne batır." çocuk babasının dediklerini yapmış. bundan sonra babası "ve şimdi de herkesin gönlünü al ve her özründen sonra bir iğneyi yerinden çıkar." demiş. tahtanın üzerindeki her iğneyi kaldırdıktan sonra babası almış oğlunu ve tahtanın karşısına geçmişler. "bak! bu tahta hiçbir zaman eskisi olmayacak, benim bunu sana verdiğim andaki halini bir daha göremeyeceksin. oğlum işte insan kalbi de böyledir. bir kere kırdın mı, incittin mi birisini onu eski haline döndürmek imkansızdır. bu yüzden hayatta çok dikkatli olmalısın, söz ağızdan bir kere çıkar."demiş.
(hikayenin aslına sadık kalamadım ama özü buydu.)

özür dilemekse bazen bencilce bir şeydir. kendi vicdanımızı ferahlatmaktır aslında. yüreğimize oturan yükün ağırlığıdır bazen bize özrü dileten. karşımızdakinin ne yıpranmış sinirlerini onarmak ne de kırılan kalbine melhem sürmektir. böyle bencilcedir. karşımızdaki insana rahat rahat suçlama imkanını tanımaz.
özür dilemek bazen de yumuşatıcı bir şeydir. içten oldu mu, pişmanlık içrdi mi ve de gerçekten bir daha yapılmayacaksa.
özür dilemek benim için çok zor bir şey. çünkü kendim içn mi özür diliyorum yoksa karşımdaki insan için mi bilemiyorum. bazen bulamıyorum cevabını çünkü ikisini ayırt etmek çok zor bir şey.
kalp kırmanın ilacı böyle karmaşık bir şeydir.
ve şunu söyleyebilirim asla kalp kırmayacaksın. burda aslayı rahatlıkla kullanabiliyorum.
bu kadar
gülümsün
sevdiğin bir insana karşı yaptıysan, hay dilimi eşek arısı ısırsaydı da söylemeseydim o lafları veya aptalım ben aptal diyerek pişmanlığın derin sularında kulaç atıyor olmaktır. bir söz vardır; boğaz kırk boğumdur, otuz dokuzunu yut, birini söyle. bazen insanlar konuşurken ne dediklerinin farkına varmazlar. düşünüp, ne diyeceğini tartıp öyle söylemeli söylenecekleri. karşımızdaki insan kim olursa olsun, kalp kırıp kul hakkına girmekten sakınmalı.
gxix
çok basittir..

güncel örnek:
"tsk nın 27 nisan 2007 tarihli basın açıklaması"

ikiye ayrılmış insanlar. çılgınlar gibi savunuyorlar. bir kesim tsk'yı, öteki kesim demokrasi'yi savunuyor.. delicesine hem de..
sorsan iki taraf da ne darbe ister, ne şeriat.
istedikleri demokrasiye halel gelmesi değil iki tarafın da..
tek istedikleri bu ülke için en iyisi..

tek fark bakış açıları, düşünceleri.

hal böyle iken bu konuda sırf yazdıklarınla kalp kırabiliyorsun, incitebiliyorsun.
halbuki bir dur bir düşün..
karşındaki demokrasiyi savunuyor, düşman mı?
karşındaki tsk'yı savunuyor, düşman mı?
(şeriatçıları kalınca bir kalemle çizerek ayırırım bu iki gruptan da).

geç değil özür dilemek için.
illa ki "özür dilerim" demek değil özür dilemek için gereken..

memento mori'ye teşekkürlerimle.
charlie
kemiği olmayan dilin arsızlığıdır; bazen hiç söylemek istemediklerinizin bir anda ağzınızdan dökülüvermesiyle ortalığın harabeye dönmesidir.
buz gibi soguk su
birini dövmek ile arasında ne farkı vardır ki, hiç! kalp kırmanın ardından jetonun içeri düştüğünü ancak sesinden anlayabilen bünyede, skorbordu bozulur vicdanın.

yastık diken olur...
2
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak ücretsizdir ve yalnızca saniyeler alır. hemen üye olun:

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın