kamu spotu

1 /
tobeornotobe tobeornotobe
halkın bilinçlenmesine yönelik reklamlardır yani kısa filmlerde diyebiliriz gerçi kamu spotu çeşitli medya organları yoluyla artık her türlü halka gösterilmekte mesela kanser nedenleri ve kanser nedenlerine karşı korunma başlıklı bir info afişine rastlamak pek olağan bir şey, olmalıdır da çünkü asıl medyanın görevi de halkı kandırmaktan ziyade gerçekler hakkında bir gerçek sunmaktır mesela sigara içen bir insanın kalp krizi geçirme oranı içmeyene göre çok daha fazla bunu bilen bir birey sigarayı içerken en azından daha az tüketir,
mama just killed a man mama just killed a man
ben bunları izlerken hep gözüm doluyor, tüylerim diken diken oluyor falan. resmen acı çekiyorum. yaprak dökümünün son bölümü ağlatmadı lan beni!

gerçi izlemediğim için ağlamamış olabilirim yaprak dökümünde de.
etznab etznab
çoğu versiyonu son derece antipatik olsa da, kilo vermekle ilgili atıp tutan ablanın olduğu filmin bu konuda ipi göğüslediği reklam zinciridir. söylediği şeylerin çoğu saçma olmakla beraber, özellikle takıldığım nokta, vurgulanan şeyin "az yemek" olması. halk bilinçlensin diye yaptığınız reklam bu yani öyle mi? sağlıklı veya dengeli beslenmek değil -altını çiziyorum- az yemek? bunun bir de uzun versiyonu varmış sanırım, orda durum ne bilmiyorum ama televizyonlarda yayınlanan kısa reklamda dinlediğimiz öğüt bu.

günümüzde yeme bozukluğuyla ilgili tek sorun obeziteymiş gibi davranan insanlar, acaba ergenlik çağındaki kızların sıfır beden olmak uğruna ağızlarına lokma koymadığının farkında mı? bütün gün moda programı adı altında yayınlanan zırvalarda bir grup dingil, gayet sağlıklı görünen kızlara "basenlerin çok kalın kilo ver" diye höykürürken, ordan bir kadın çıksın kuş kadar tabağını gösterip "az yedim kilo verdim" desin, ondan sonra yemek yemeyi komple kesip zayıflama haplarından ölen kızlar için üzülelim. ha bir de bu demet adındaki kadın kendi kendine kilo verdiği için de övülmekte. oh doktor kontrolünü de önemsizleştirdik rahatladık.

sık yendiği takdirde porsiyonları azaltarak gerektiği kadar ve dengeli beslenmeyi vurgulamak başka şey, "boğazımı tuttum, biraz da yürüdüm doktora gerek kalmadı" vurgusu yapmak başka.

ha sen niye bu kadar taktın, herkes anlıyordur orda ne demek istendiğini diyen varsa da, bizzat çevremde gördüğüm okumuş etmiş gençlik bile rejim yapma kararı aldığında yemek yemeyi komple kesip gün boyu iki tane form kraker ile duruyorsa, benim böyle düşünmem mümkün değil maalesef.
patikali yol patikali yol
televizyonda izlediğim bir iki dizi var, bu spotlar sayesinde onları da izleyemiyorum amk.
her an karşıma atardamarı eliyle sıkıp içinden sarımsı iğrenç bir şey çıkaran o sigara bırakma spotuna denk geliyorum şu aralar.
o nasıl iğrenç bir görüntüdür öyle ya. göstermek zorunda değilsiniz. onu izleyen sigarayı anında bırakmıyor ve emin olun onları izleyip "ben bugün sigarayı bırakmaya karar verdim hanım" diyen de yok aralarında.
olan senin benim gibi gençlere oluyor ve çocuklara.

ağzıma sıçtınız bir aydır sigara sigara diye.
azalarak bit!
azwepsa azwepsa
devletin "nasıl olsa beleş" diyerek suistimal etmeye başladığı iletişim aracı. seçim dönemi yaklaştıkça sayısında artış görebiliriz. sürelerine dikkat edin, normalde 45 saniyeyi geçmemesi lazım.
meczup baykuş meczup baykuş
milli serveti, destek almadan, tek başına bir sik beceremeyecek olan, yakın, eş, dost ve akrabaya peşkeş çekme araçlarından biri. millete sağladığı faydadan çok daha fazlasını spotları hazırlayan kişi ve kuruluşlara sağlar.
kafalardan seken top kafalardan seken top
bildiğin şikayetçiyim bu oluşumdan.

hadi sigarayı bırakan tonton "mis" dede reklamı neyse. bir mesajı var anlamaya çalışıyorum.

gel gelelim şu damarın içerisinden çıkardıkları sarımtırak maddeli reklama. kardeşim öyle saatlere denk getiriyorsunuz ki bu reklamı ya yemek yerken yakalanıyorum ya da büyük bir iştahla bir duble rakı ay pardon ayran ile sigaramı tüketirken. hayır zerre etkilenmiyorum, bende oluşturduğunuz şema sadece mide bulantısı. kumandayı yanımdan ayıramaz oldum. uzakta olunca sesini duysam bile kafamda canlandığı için yine etkileniyorum ben bu olaydan. kusturacaksınız bir gün o olacak.

hükümetimiz sağolsun yediğimiz ekmeğe kadar, yapacağımız çocuğa kadar bizi bizden daha çok düşünüyor. eksik! olmasınlar ama her şeyin bir sınırı var.
zorbaa zorbaa
%99'u sigara ve sigara bırakma konulu olan zımbırtılardır. bunları gördükçe insanın bırakası varsa bile daha çok canı istiyor.
mart kedisi mart kedisi
son olarak hülya koçyiğit'in oynadığı kamu spotu var ki akıllara zarar nitelikte.
hani şu zeki müren de bizi görecek mi sorusuna cevap olarak hazırlanmış gibi.
reklamda iki kadın zayıflama haplarından konuşurken, hülya ablamız onlara sesleniyor ve kadınlar da ''hülya abla bize mi dedi'' deyip kendilerine çeki düzen veriyor ve ardından bilgilendirici sohbete giriyorlar.
1 /