kaptan yemeğe çıktı ve tayfalar gemiyi ele geçirdi

1 /
paula schultz paula schultz
charles bukowski okumaya başlamak için yapılacak en yanlış tercihtir. ha tamam, senelerce bayılarak takip etmiş, kitaplarını yalayıp yutmuşsundur ve merak ediyorsundur bu adam son senelerini nasıl geçiriyor diye... işte bu kitap bunlara cevap niteliğindedir. yoksa benim gibi yapmayın, hevesiniz kırılabilir...

spoiler
aynı zamanda hayatımda gördüğüm en güzel bitiriş cümlesine sahip kitaptır.
yazar, shakespeare'ı sevmediğini söylediği yazısıyla ilgili, kendisine bunun gençlerin hevesini kıracağından dem vuran bir mektup yollayan okuyucusuna kitabı aracılığıyla uzun süre geçmesine rağmen cevap vermiştir;

"siktir git lan. hem ben tolstoy'u da sevmem"
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
"yazarın borcu yazarlığınadır sadece. okuyucuya karşı sorumluluğu yazılarını bastırıp sunmaktan öteye geçmez. üstelik kapımı çalanların çoğu okurum değiller, benim hakkımda bir şeyler duymuşlardır. en iyi okur ve insan beni yokluğu ile ödüllendirendir."
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
"çoğu insan ölüme hazır değildir, ne kendi ölümlerine ne de başkalarının. şoka girerler, ödleri patlar, beklenmedik bir sürprizdir ölüm onlar için. olmamalı oysa. ben ölümü sol cebimde taşırım. bazen cebimden çıkarıp onla konuşurum: 'selam yavrum, nasılsın? ne zaman geleceksin beni almaya? hazırım.'

bir çiçeğin büyümesi bizi ne kadar kederlendiriyorsa, ölüm de o kadar kederlendirmeli. korkunç olan ölüm değil, yaşanan ya da yaşanamayan hayatlardır. insanlar hayatlarına saygı duymuyorlar. işiyorlar üstlerine sıçıyorlar. geri zekalılar. tek düşündükleri düzüşmek, sinema, para ve düzüşmek. hiç düşünmeden yutuverirler vatan'ı. çok geçmeden düşünme yeteneklerini yitirir, başkalarının onlar için düşünmelerine izin verirler. pamuk beyinliler. görünümleri çirkin, konuşma biçimleri çirkin, yürüyüşleri çirkin. yüzyılların olağanüstü bestelerini çalın onlara, duymazlar. çoğu insanın ölümü bir aldatmacadır. ölecek bir şey kalmamıştır geriye."
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
"yazmak uçmaktır benim için. ateşler yakmaktır. yazmak, ölümü sol cebimden çıkarıp duvara atıp tutmaktır.

bu herifler sürekli çarmıhta istiyorlar insanı, kanamıyorsan ruhun yok. yarı kaçık istiyorlar seni, salyaların gömleğine akmış. yeterince kaldım çarmıhta ben, depom dolu. çarmıhtan uzak kalmayı başarabilirsem ömrümün sonuna kadar yeter. artar bile. biraz da onlar çıksınlar çarmıha, kutlayacağım. ama yazıyı yaratan acı değil yazardır."
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
"tuhaf şey yaşlanmak. kendine sürekli, ben yaşlıyım, ben yaşlıyım, demen gerekiyor. gerçi yürüyen merdivenden inerken kendini aynada görürsün ama doğrudan bir bakış değildir bu, temkinli bir gülümseme ile yanlamasına bir göz atıştır sadece. çok da kötü görünmezsin, tozlu bir mum gibi. elden ne gelir? tanrıların canı cehenneme, oyunun canı cehenneme. otuz beş yıl önce ölmüş olmam gerekirdi. hesapta olmayan görüntüler bunlar, korku gösterisine fazladan bir bakış."
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
"bütün türler kendilerini yok ederler. dinozorların sonu da böyle oldu. canlı namına ne varsa yediler, sonra birbirlerini yemeye başladılar ve sonunda tek dinozor kaldı ve o orospu çocuğu da açlıktan öldü."
yerçekimli karanfil yerçekimli karanfil
son cümleleri bir yiğit özgür karikatürüymüş ya da erdener abi repliği imiş gibi kafada canlandırılınca insanı güldüren kitaptır. şöyle ki:

''bir keresinde adamın birinden shakespeare sevmediğimi yazmaya hakkım olmadığını anlatan uzun ve öfke dolu bir mektup almıştım. gençler bana kanıp shakespeare okuma zahmetine bile girmeyeceklerdi. böyle bir konum almaya hakkım yoktu. sayfalarca bunu söyleyip durmuştu. cevaplamadım. ama burada cevaplayacağım:
-siktir git lan. hem ben tolstoy'u da sevmem. ''
by eldat by eldat
"başkalarını bilmem ama, ben her sabah ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde içimden, ey büyük allahım , yine mi? diye geçiririm"
1 /