karılar koğuşu

kirmizi winston kirmizi winston
usta yazar kemal tahir'in malatya cazaevinde kalırken başından geçenleri, anadolu kadınının hapishanede sürdürdüğü acımasız yaşamı çarpıcı bir dille anlatan roman.romandaki istanbullu murat bey karakteri bizzat kemal tahir'in kendisidir.
chixculub chixculub
kemal tahir'in eserinden halit refiğ tarafından sinemaya uyarlanmış yeşilçam filmi. ikinci dünya savaşı sıralarında malatyadaki bir cezaevinde tutuklu olan murat(kemal tahir'in kendisi)'ın buradaki mahkumlarla, gardiyanlarla kısacası mahpus ahalisiyle olan ilişkisini, hapis insanların dramını (daha çok kadınlar için ayrılan kısmındakilerin dramını) anlatan leziz bir film. kendinden küçük yavuklusuyla kocasını zehirleyen idam mahkumu hanım kuzunun dramının, malatya gnelevinde çalışan tözey ve diğer kadın koğuşundaki hanımların murat'a olan tutkusunun güzel bir biçimde işlendiği bu filmde kadir inanır murat karakterini, perihan savaş hanım kuzu karakterini, hülya koçyiğit tözey karakterini, erol taş baş gardiyanı canlandırıyor.

müziklerini melih kibar'ın yaptığı filmin yönetmenliğini halit refiğ yapıyor. 1989 yapımı bu filmde her kadın mahkumun dramı, bazı kadın mahkumların ve baş gardiyanın kızının murat'a olan tutkuları işlenirken murat karakteri cezaevinde okuma yazma bilmeyen mahkumların dertlerini gerek adli makamlara, gerek yönetici kadrolaraın yakınlarına yazdığı istidalarla dertlerini anlatıyor. murat'ın kaldığı odada bulunan kedisi ve duvarda asılı halde duran nazım hikmet portresi dikkat çekiyor.
çaylakadam çaylakadam
kemal tahir'in yazıldığı dönem itibariyle çok ileri sayılabilecek romanı. hatta şimdiki zaman için bile ileri sayılabilir. peki neden ileri sayılabilir?

kemal tahir karılar koğuşunda ciddi bir din eleştirisi yapmıştır. dini batıl inanca indirgeyerek yapmıştır bu eleştiriyi. ayrıca allahın olmadığını da ısrarla vurgulamıştır.

bu eleştirileri de kaba bir biçimde değil, gayet eğlenceli bir şekilde yapmıştır. kimi zaman diyaloglarla verdiği bu eleştiri, hatta alayı, kimi zaman da iç ses şeklinde bize ulaştırmıştır. hayır bu arada bu yapmıştır, etmiştir, gitmiştirli anlatım biçmimi ne yapacağım, onu hiç bilmiyorum.

hatta romanın bir yerinde hapishanede mevlüt okutulurken, din ve cumhuriyetin ikisine birden el ense çekmiş, hakemden iki bizden yirmi iki puan birden almıştır.

kendisine allahtan rahmet, sevenlerine sabır dilerim. amin.
paribas paribas
“mahpusluk zordur. herifi kışın mahpusa koymuşlar. bir gün sonra anası gelmiş. anasına sormuş: ‘dutlar oldu mu ki ana?’ demiş. buranın bir günü bir senedir.”
deli degilim deli degilim
"bizim neyimize mektep beyim. benim kızlar okuyup da ne yapar?" bunun üzerine veremli kızını iyi beslemesi konusunda murat bey'in uyarısına karşılık kel hasan'ın alay ederek söyledikleri yazarı dehşete düşürür;
- yumurtayı bulsak biz içeceğiz, eti bulsak biz... şaka mı ediyorsun beyim?
- iyi ama kız ölür!
- vadesi bittiyse ölür beyim; vadesi bitmeyen yaşar. herşey allah'tan...

"dünya düzenine karılar koğuşu'nun penceresinden bakmak" adlı makale
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
kitabı henüz okumadığım için film üzerinden şunu demek istediğim kemal tahir eseri,

oğlum o ne biçim cezaevi lan? gireni çıkanı belli değil, koğuşların kapıları açık, mahkumlar elini kolunu sallaya sallaya girip girip çıkıyor, gardiyanlar sefa pezevengi, erkek mahkumlar kadın mahkumlara laf atabilecek kadar yakın.

cezaevi değil de, sanki fen edebiyat fakültesi...