kasabian

1 /
hepten aykırı hepten aykırı
ingiltere'den beklenen ses. onlar çıkmasaydı başkası çıkacaktı. artık hiphop beatlere daha çok mu eğilsek diye zangır zangır titreyen britanya topraklarından çıkan, "olm travis bile walking down the hill'i yaptı, vuralım funky beatlere, geri döndürelim zamanı, ver ordan drum machine'i" diye bas bas bağıran çok kalite sounda sahip başarılı ingiliz grup. klasik ingiliz progresivitesinden gayrı olarak besbelli şu snare olayına biraz daha dikkat edelim, hatta abidik sample'lar koyalım backgrounda, mainstream olalım ama underground'u terketmeyelim, neticede bir devrim oldu o da 37 yıl önceydi... düşünceleri ile kurulmuş olabilecek grup. isim olarak çok ermeni asıllı duruyolar. ama ingiltere'de yaşayıp o yağmuru kafana yedikten sonra ceddini unutuverirsin bir anda.
(bkz: hepten aykırı the fake british)
o daha uzun hikaye o daha uzun hikaye
dream tv d-smart'a geçmeden önce shoot the runner adlı parçalarını tesadüfen görmem ile başladı bu bitanecik gruba olan ilgim, kasabian seviyordum, her türlü müziğini ordan burdan bulup dinlemeyi hobi haline getirmiştim. sonra hayatımın salak bi döneminde indie music'in bendeki önemini-nedense- yitirmesiyle ara verdim ister istemez, unuttum öyle bi grup olduğunu. i-tunes sağolsun birgün diplerden derinlerden saklı gizli dosyalardan karşıma çıkarıverdi shoot the runner'ı tekrar. o günden sonra limewire tarafımdan açıldı ve bu nadide gurubun süpersonik şarkıları tekrar indirilmeye başlandı, yeni ve kral şarkılar dinleye dinleye eskitildi (bkz: vlad the impaler).

son olarak; müzik için: ''müzik, insanların insanlar için yaptığı bir şeydir.'' demişlerdir. artık bi tarza mensup olmak gerekirse vereceğim cevap indie ve alternative'dir; indie'nin sebebi de deli kasabian'dır. böyle biline.
valiente valiente
tarzları stone roses* grubunu, biraz da oasis 'i andıran, ingiltere'den 2000'li yıllarda çıkan en iyi gruplardan biri. oasis'den noel gallagher kendilerine en çok destek veren kişi sanırım. ayrıca hayranları arasında guy ritchie de var. genelde futbol maçlarının görüntüleriyle tam uyum sağlayan hareketli şarkıları vardır(bkz: club foot). az olan yavaş şarkıları da bir o kadar başarılı(bkz: ladies and gentlemen rol the dice). ilki 2004 yılında çıkan 3 albümü bulunmakta. yeni çıkaracakları albümün radiohead 'i̇n ok computer albümü tarzında olacağı açıklamasını yapmışlar.
albümleri;
(bkz: kasabian)2004
(bkz: empire)2006
(bkz: west ryder pauper lunatic asylum)2009

grup üyeleri;
vokal (bkz: tom meighan),
gitarist (bkz: sergio pizzorno) aynı zamanda geri vokalist. sadece sergio'nun söylediği şarkı; (bkz: me plus one),
basçı (bkz: chris edwards)
davulcu (bkz: ian matthews)

kasabian - the official site for news about the band kasabian the official kasabian website with news, pictures, audio and video clips, releases, gigs, biography, lyrics and merchandise. kasabian
niluk niluk
son zamanlarda çılgınca sardığım baya güzel grup. where did all love go olsun vlad the bilmem ne olsun. adamlar güzel yapmış albümlerini filan. çohoş grup.
773 773
tarih öncesi devirlerde kuş cıvıltısı, su şırıltısı, rüzgar uğultusuyla başlayıp, ilk insanların kemik, odun, boynuz, hayvan bağırsağı kullanarak icra ettiği eserlerle devam eden ve vurmalı kabile müzikleri, kilise, barok, klasik, romantik, dede efendi, atatürk'ün sevdiği türküler, amerika'nın pirinç tarlalarından kopup gelen blues ezgileri, beatles, 70'lerin rock'ı, 80'lerin diskosu, 90'ların türkçe popu şeklinde kronolojik olarak günümüze kadar gelmiş müzik zevkimin son haklası. dünyadaki bütün müzikleri dinledikten sonra sıra buna geldi. ben sevdim ya, bilmiyorum. çağımıza uygun bir müzik. şimdi teknik açıdan inceleyecek olursak, çok sıkılırız. incelemeyelim o yüzden. zaten hiçbir teknik bilgim de yok. dinledim sevdim işte. üzerime gelmeyin.
semememe semememe
geçen yılın sonlarında velociraptor adlı son abümünü çıkarmış ingiliz rock grubu.

açık söylemek gerekirse, adını daha önce duyduğum ama sıradan britrock grublarından birisidir diyerek dinlemediğim bir gruptu. ta ki radyoda switchblade smiles adlı parçalarını duyuncaya kadar...
rock müzik tarihine yeni bir klasik eklendiğini düşündüm, gerçek. (bkz: can you feel it coming)

neyse, bence 10 numara bir parça, müzik, tempo ve o enerji... kulaklarınızdan giriyor ve sizi hemen ele geçiriyor, hoplamak, zıplamak istiyorsunuz hemen.

ben de dedimki artık ben bu albümlerini edinim de dinliyeyim bari. güzel bir albüm, her parçası iyi. ama lokomotif parçası malum tabi...

toplam 11 parça var albümde;

1.let's roll just like we used to
2.days are forgotten
3.goodbye kiss
4.la fée verte
5.velociraptor!
6.acid turkish bath (shelter from the storm)
7.i hear voices
8.rewired
9.man of simple pleasures
10.switchblade smiles
11.neon noon

açılış parçası olan let's roll just like we used to' da baya güzel, ama neden bilmem başı bana rolling stones' un paint it black adlı parçasını hatırlattı, tabi ki en az onun kadar iyi.
2,3,4. parçalarda çok iyi tekrar tekrar dinlenebiliyor, bıkılmadan.
8, zaten şu günlerda radyolarda baya güzel.
ama benim favorim (malum parçadan sonra tabi ki) 6 ve 7.

acid turkish bath (shelter from the storm), dingin müziği ve sonundaki soprano sesi ile değişik bir atmosfer yaratıyor.
i hear voices ise gayet ritmik ve hareketli, başından sonuna kadar hemde.

güzel albüm olmuş kısaca...

ama switchblade smiles bence bu grubun rock tarihine kattığı klasik bir parçadır. dinleyiniz efem.

ps:bu arada velociraptor, t rex' i yenen tek dinazor cinsinin adıdır.
1 /