katalan

hopeless hopeless
verdim adamın eline kağıdı kalemi,
"çiz lan nerede bu katalonya" dedim.
hiç duraksakmadan büyük bir hevesle çizmeye başladı, ispanyanın batısını yuttu güzelce, sanki işgalcilik oynuyordu.
"başkentimiz de barcelona dır" dedi ve ekledi, "ayrıca barcelona real madrid ten daha iyi bir takımdır" futbol ve hopeless deyince aklıma kaleye geçmek ve fasulye olmak gelir o yüzden çok aldırmadım bu lafına tam eşyalarımı alıp gidecektim ki baktım adam bir şeyler daha çiziyor, bir yandan da konuşuyor;
"ispanya da 3 milliyet daha var bizim gibi bak onlar da buralardalar"
adam resmen bölmüştü ispanyayı. bir tek madrid kaldı yemin ediyorum.
adam kızarmaya başlamıştı ve yumruğunu sıkıyordu. "biz aslında ispanyolca değil fransızcaya yakın bir dil konuşuyoruz, biz eskiden bağımsızdık, portekiz gibi bağımsızlığımızı geri almalıyız. ispanyol değilim, ben katalanım. bayrağımız sarı kırmızıdır altının sarısı ve kanın kırmızısı..."

adamın sözünü kesip ayağa kalktım, elimde sigaramı söndürüp ciddiyetle "hepimiz katalanız" dedim. elimden çıkan dumana şaşkınca bakıyordu.
onu bir daha görmedim.
işte bir katalanın sözleri ve benim sikik üslubum birleşince ortaya çıkan şey de böyle bir şeymiş.
fotograftakiyabanci fotograftakiyabanci
ispanya'nın katalunya özerk bölgesinde yaşayan millete verilen ad.

ispanyol olarak lanse edilmekten hoşlanmayan, fabregas'ın deyimiyle; "damarlarında katalan kanı dolaşan", milliyetçi yönleri güçlü bir halktır. ispanyolların, konuşmalarıyla dalga geçmesi, katalanların sinirlerini fena halde bozar imiş. barcelona da milli takımlarıymış. hal böyleyken, ispanya milli takımında nasıl canla başla mücadele edebildiklerini anlayamamaktayım ben de.
edward punch gogh edward punch gogh
dünyanın en sıcak kanlı,en iyi niyetli insanlarından oluşan millet.
hafta sonu plaja gideceğiz dersiniz,yol tarifi istersiniz.bu insanlar da kaçta gideceğinizi sorarlar. daha siz evden çıkmadan, sizi istediğiniz yere götürmek üzere arabaları ile beklerler.son derece kibar ve sevecen millet*.