kaybolan çorap teklerinin gizemi

1 /
jeriko jeriko
kesinlikle bir şehir efsanesi değildir. csi'nin new york'u da, los angeles'i de bir araya gelseler bunu çözemezler. gerçek bir x-files konusudur. tek tek kaybolurlar, diğer teklerini bırakırlar imza olaraktan.
bulamadım bulamadım
öyle bir gizemdir ki çözebilmek için bir yavruyu 9 ay karnında taşımak, anne olmak gereklidir. hem bu sayede beyaz tişörtlerin bir gecede pembe olmasının da, istem dışı "oraya bak ordadır" demenin de gizemi çözülür.
not:ben biraz önce anneme sordum, anne olunca anlarsın dedi.
athelas athelas
sevgiliyle beraber yaşanmaktadır, çorabınızın teki kaybolmuştur aylarca ara bulamazsınız ama nasıl olursa olur sevgilinizle beraber yaşadığınızı bilmeyen müstakbel kaynana o çorabın tekini şak diye bulur! gizem budur işte yani çorap ortaya çıkmak için neden o anı beklemiştir?!?!?! bir türlü anlaşılamaz
kabuklu badem kabuklu badem
gizemi yıllar sonra, hep o alay ettiğimiz calgon reklamındaki teknisyen abiler çözmüşlerdir.

bir gün bu badem, makinaya çamaşır atar. efendime söyleyeyim, güzelce ayırır renklilerle beyazları ama o da ne bir müddet sonra makina öyle büyük bir gürültüyle çalışmaya başlar ki, bir an makinanın içindeki merdanenin yerinden fırlayıp, yüzünde döneceğini, kan revan içinde kalacağını düşünür. evet, aynen öyle düşündüm. froydcan arkadaşlar şömine başında viskilerini yudumlarken bu ruh halimin kritiğini yapabilirler. derken makina zıp zıp zıplamaya başladı,kapıdan çıkıp gidecek sandım. korktum, kapatamadım.

sonra teknisyen abiler, iki adet farklı renkte çorap çıkardılar makinenin içinden. böylece yıllardır kulaktan kulağa yayılan şehir efsanesi noktalanmış oldu. gizem mizem hikaye, bağlıcaksın iki çorabı ağız kısmından birbirine,olay bitecek. daha yaratıcı efsaneler üretmek lazım, sonu şaşırtıcı olsun misal, makinanın içinden çıkan parçalanmış çoraplar hiç histerik değil.

benzer bir hadise seda sayan ablamızın başına gelmiş. ancak, onun makinasından çorap değil, sütyen teli çıkmış. zaten, çorap çıkacak olsa spor çorap değil de, dantelli falan olurdu kesin.
7 insan b50 eder 7 insan b50 eder
evet ben de hatırlıyorum, yaklaşık 3 sene önceydi.

dershaneye gidiyorum düzenli olarak, uyku düzeni denen şeyin dötüne koymuşuz. ondan önceki gün de saat dört gibi uyuya kaldığım için salçalı köfte gibi uyandım. zaten çoraplarımla uyumuşum, çalan alarmla birlikte çoraplarımı çıkardım, pantolonumu giydim. giyinme soyunma işlemi bitti fakat çoraplardan biri ortalıkta yoktu. artık bakmadığım yer kalmayınca, "boşver anasını satiim bi çorap altı üstü" diyerek yollara düştüm.

dershanenin kantininde oturup birşeyler yiyeyim dedim. yerken pantolonun paçasında bir rahatsızlık hissettim ve elimi oraya götürünce korkunç birşeyle karşılaştım. evet çorap oradaydı. çorabı bulmuştuk ama, asıl sorun o zaman başlamıştı. arka masadaki daş gibi hatunlar olayı görüp yarılmıştı bile. ne zaman hatırlasam "hay götüne koyayım kaan" diyorum çaresiz. pantolon giymenin de bir adabı var çünkü.
black pearl black pearl
mutlaka diğer eşi çıkacak bir yerlerden deyip tek kalan çorapların bir yere toplandığı, belli bir zaman aşımı sonra o teklerin atıldığı ve atılmasının hemen akabinde diğer tekinin ortaya çıktığı durum..
yilan tislak yilan tislak
daha 1989 yılında seinfeld'in pilot bölümünde* jerry seinfeld'in çözmüş olduğunu gördüğümüz gizemdir.

"socks are the most amazing article of clothing. they hate their lives, they're in the shoes with stinky feet, the boring drawers...the dryer is their only chance to escape and they all know it. they knew a escape from the dryer. they plan it in the hamper, the night before: [sock's voice] "tomorrow, the dryer, ı'm goin'...you wait here!" the dryer-door swings open and the sock is waiting up against the side wall. they hope you don't see him and then he goes down the road. they got buttons sowed on their faces: join the puppet show."

bu da benim gibi kasmak istemeyenler için türkçesi. mimikleriyle hayal edince orijinalinden bi farkı olmuyor:

"çoraplar, en inanılmaz giysidirler.hayatlarından nefret ederler. pis kokan ayaklar, sıkıcı çekmeceler... kurutucu onların tek kaçış şansıdır ve onlar da bunun farkındadır. kurutucudan kaçarlar... daha çekmecede bunu planlarlar. bir gece önceden. (çorabın sesiyle) 'yarın, kurutucuda, ben gidiyorum. siz burada bekleyin.' kurutucunun kapağı açılır, ve çorap kenara saklanmıştır. onu görmemeni umut eder, sonra yoldan aşağı iner. suratlarına düğmeler diktirirler, ve kukla şovlarına katılırlar"
purepoison purepoison
bazı uygun boyuttaki şanssız çorapların çamaşır makinasının kirli suyunu boşalttığı boruya kaçmasıdır. makinanın içine özenle yerleştirilen çift çorapların makina durduktan sonra içinden çıkmaması, bir diğer yıkamayla ansızın hayatınıza girmesi ve daha da acısı diğer tekinin çoktan atılmış olması durumudur.
heidi heidi
ayak kokusu çekmekten bıkmış, delinmeden yitip gitme kararı almış alkışlık hareketin gizemidir. bi süreliğine yatak, koltuk altı yerlerde siner, tozu kılı, üstüne toplar.çekmecedeki eşi ondan ümidi keser, o da çöpü boylar. ya da nedir? moleküler bir ayrışma ile etrafımızda salınır dalgalanır, arada bir hafif bir ayak kokusu hissederseniz kayıp tekin işidir mi demeliyiz?
1 /