kaygı ve boşluk hissi

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
ahmak ı hayal
beynine yaklaşık elli santim uzaklıkta, göğsünün tam ortasına çöreklenmiş oturan ve hiçbir yere gitmeyecek olan, ömrünü lekelemiş lanet.

dostlarla oturduğun masaları, izlediklerini, duyduklarını, okuduklarını, yazdıklarını, tüm eylemlerini boşuna kılan, ne koyarsan koy bir türlü dolmayan anlamsızlığın hissi. sanki hayatını üzerinde yükselttiğin yapı biraz sonra çıkacak fırtınayla ya da fırtınaya bile gerek kalmadan, hafif bir rüzgarla yıkılacakmış gibi hissetmene neden olan, ama o fırtınanın ya da rüzgarın asla çıkmaması gibi. arafta kalmış ruhların çektikleri eziyet ancak bununla kıyaslanabilir demene sebebiyet veren, seni izlemeyi bir an bile bırakmayacak olan koca bir göz gibi. kadınlarla, erkeklerle, alkolle, parayla, başarıyla, kelimelerle, uyuşturucularla tıka basa doldurduğunu sandığın, tam doldu derken kabuslardaki gibi bi anda tekrar bomboş olduğunu farkettiğin varlığının ardındaki yokluk. ambalajın içindekine ulaşamayan sahteliğin, gerçekle arana girmiş ilüzyonun yarattığı tahribat. kendinden başka alan bırakmayan, ağırlığı olan tek boşluk. güneşli güzel bir günde kendini mutsuz edebilmenin bir yolunu bulmana bile fırsat vermeden seni ele geçiren, senden ayrılmayacak olan tek ve en kötü dostun.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
tembel
lisedeyken, biyoloji dersinde bir mankenimiz vardı; samet. samet karın ve göğüs bölgesinde derisi bulunmayan, dalak-böbrek ortada, üstüne üstlük çüksüz bir arkadaşımızdı. sıkıntılarımızı, dertlerimizi, dünya'nın hal ve gidiş notuna dair endişelerimizi paylaştığımız, sık sık laboratuardan kaçırıp yan bahçeye sigara tellendirmeye çıkardığımız, utanmasak meyhaneye ve bilardo oynamaya da götürmeye kalkacağımız gerçek bir dosttu samet. ama samet'in ciddi bir kusuru vardı. eksikti. eksik olduğu için yanlış bilgi verdi bize. kaburgaların diyaframla birleştiği noktanın üstünden beş santim mesafede yer alması gereken kocaman, kara, kütlesel boşluk bulunmuyordu samet'te.

işbu boşluk, ki kendisine boşluk demek hata aslında, modern insan ile "built-in" gelen, ankastre beyaz eşya tadında bir iç organdır. iç organların en içi, ve en organıdır hatta. yalnızca içkiyi fazla kaçırınca hissettiğim karaciğerden de, fazla koşup soluksuz kalınca hissettiğim dalaktan da daha gerçektir gözümde. çünkü bir dakika geçmez onu hissetmediğim. meğerki hiçbir şey hissedemeyecek kadar sarhoş, ya da kütük gibi uyuyor olayım. o zaman bile izi durur bilinçaltında.

nereden çıktığını bilemediğimiz bu boşluğu devamlı olarak yanlış şeylerle doldurmaya çabalıyoruz. pazarlama aleminin her soruna çare, her derde deva olarak gösterdiği küçüklü büyüklü "gadget"ları, son kreasyon giysileri ve teknoloji cilası çekilmiş işe yaramaz ıvır zıvırı, uzak doğu gezilerini, dvd setlerini, tenis kurslarını, gurme lokantalarını, şemsiyeli kokteylleri ve yerden ısıtmalı daireleri atıp atıp duruyoruz içine. atıyoruz ki sıcak bir mide gibi aldıkça esnesin, esnedikçe büyüsün, büyüdükçe talepkarlığı artsın. ne zaman sen olursun boşluk içinde bir titrek idare lambası, cim karnında bir nokta, belki o zaman vazgeçersin boşluğu doldurmaya çalışmaktan.

yaptığımız en yanlış, yanlışlığından geçtim, en acımasız hareket ise boşluğu başkalarıyla doldurmaya çalışmak. o boşluk sana özgü değil modern arkadaşım, herkeste var. kendi boşluğunu başkasının boşluğuyla doldurmaya uğraşıyorsun. hiç boşluk, boşlukla dolar mı?

yaptığın en başarılı şey o başkasını da kendi boşluğun içine çekmek. kendi korkunu, kaygını, yılgınlığını ve yorgunluğunu göstermek; pul koleksiyonu gösterir gibi. "bak" diyorsun, "benim boşluğum ne kadar da siyah." böylece siz birbirinizin boşluğunu, karanlığını, mini minnacık ve korkudan titreyen ruhunu görmüş olmanın mazohistik ve kısa süreli hazzıyla, biraz daha boşalmış göğüs kafesleriyle hayata devam ediyorsunuz. hiç trajik değilsiniz, hiç ilginç değilsiniz, değiliz. alt tarafı boşuz işte. hepsi bu.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
eleanor
kapkara, kocaman, yüreğinin ortasına oturan , beynini hiç durmadan yiyip bitiren, seni kemiren, kemiren anlamsızlık.

hayat denen çileyi daha da çekilmez hale getiren hiçlik, gitmeyen hiç bir zaman gitmeyen, seni asla terketmeyen tek sevgili. bu kadar sadık olmak zorunda mı bilmiyorum? ben sadık sevgiliye alışkın değilim zor geliyor kabullenmek diyorum, gülüyorum karşısında kahkahalarla tınmıyor hiç, ağlıyorum sonra katıla katıla yine ses yok. öylesine bir sebat gösteriyor ki gitmemek için peki diyorum kal benimle, kal bu anlamsızlığı götürelim götürebildiğimiz yere kadar.

tüm inançlarımı yakamdan atmak üzereyim. ne insana , ne dürüstlüğe ne de gelecek güzel günlere inancım var artık benim. tüm yıprananlar ve hayat yorgunlarıyla aynı saftayım. nihayet safımı buldum. en sadık sevgilim de yanımda, bırakmaz beni biliyorum, hiç bırakmadı ki. arada bir gelse de gökkuşağı ömrüme, biliyorum fazla sürmeyecek. zaten göründüğü gibi kaybolur gökkuşağı dediğin ve altından geçmeyi başaramadı şimdiye kadar kimse.

tüm umutlar kaf dağının ardında, hayat dediğin koca bir oyun, kaybedenler ve kazananlar arasında. griler yok hiç. ya siyahsın ya beyaz. ya kazanansındır ya kaybeden. ya takılır bir düşün peşine yitirirsin kendini de, ya ayakların sağlam basar yerine hayalleri kovar, gerçeklerle yaşarsın. o gerçekler ki; asla senin tarafında olmaz. kaybeden olarak açıldıysa yazgın, devam eder bu böyle. ya çelme takacaksın birilerine, birilerinin üstüne basacaksın ya da senin üstüne basılacak. olmadı mı ? siktir edip şişeye sarılacaksın. olan karaciğerine olacak.

şerefine hayat! bakalım sırada daha ne namussuzlukların var bana gösterecek..
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
magnetic resonance
zamanla diğer tüm hisleri ekarte edip, ruhunuzda imparatorluğunu inşa ederek bir acayip hayvana dönmenize sebebiyet verir. evet, hayvana...
boşluk hislerin en kötüsüdür. zira onu yok etme yollarında 'ben' dediğiniz varlığı eritirsiniz. sürekli mutlu olabilmenin yollarını ararken, birden tüm yolları denediğinizi fark edebilir ve dipsiz kuyular içinde debelenebilirsiniz. bu defa boşluk ve kaygının yanında; kaybetmişlik, sahip olmayı becerememişlik, ait olamamışlık ve şiddetli bir yalnızlık vardır. ki, bu yalnızlık artık hak ettiğiniz/edebileceğiniz tek şey olmuştur. kaygı ve boşluktan kurtulmaya çalışırken 'ben'in yok olduğunu söylemiş miydim?..

(bkz: ait olamayanlar)
(bkz: kaybolmak)
(bkz: bazı şeyler oldu)
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
dizel mario
en çok korktuğum histir. intihar seviyesine kadar getiriyor beni. sürekli yokluyor ama sürekli kalmıyor. her ay en az 1 kere uğrar bu his bana. hayatta hiçbir şeyden zevk alamam, en küçük problemlerim bile gözümde everest tepesi kadar büyür, sıkıntılarımın altında ezilirim, mutluluk hissiyle bastırmaya çalışırım ama olmaz mutluluk çok cılız kalıyor boşluk hissinin yanında. en sevdiğim arkadaşlarımla olsam bile ne muhabbetten zevk alırım, nede ortamdan, somut birşey olmadığı için sebebinide anlatamam. nerden gelir bu boşluk hissi, neden gelir bilmiyorum. bir anda geliyor, sohbet arasında, pes oynarken, film izlerken bir anda hiçbirşeyden zevk alamaz oluyorum. en sonunda intiharıma sebep olacak bu his. yok mudur bunun bir çaresi, beynim neden böyle bir işkence yapıyor bana anlayabilmiş değilim.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir

sneaker tarihinin ikonik ailesi the air max

instela
air max 1 modelinin başını çektiği nike air max ailesi, kendi kişiliğini yansıttığı birkaç kuşağa dayanıyor. her biri birbirinden farklı özellikleriyle sneaker tarihine damga vuran air max modelleri; cesur renkleri, enerjik desenleri ve görünür hava konseptinin evriminde oynadığı kilit rolleriyle öne çıkıyor. nike, 2. air max günü için geri sayıma devam ederken, geçmişe doğru zamanda yolculuk ederek air max ailesinin ikonlarını hatırlıyor.



air max 1

devrim yaratan hava taban inovasyonunu görünür hale getirerek sneaker tarihini değiştiren nike air max 1, 1987 yılında tanıtıldı. bir yastıklama sistemi olarak geliştirilen nike air, bir anda kendini ifade etmek, stilini cesurca ortaya koymak ve performans göstermek için adeta bir fırsat penceresine dönüştü. 28 yıldır evrimini sürdüren air max ailesi şimdiye kadar yüzlerce unutulmaz versiyonunu geliştirse de, her yeni modelin varlığını bir ölçüde nike air max 1'e borçlu olduğu bir gerçek?

air max'i hayata geçiren nike baş tasarımcısı tinker hatfield, "nike air, o zamanlar bir yenilik değildi. 1978 sonlarında nike air tailwind modelinde ilk kez kullanılan air taban ünitesi, köpüğün içine etkin bir biçimde gizlenmişti. bir gün, paris mimarisinin sıradışı yapıtlarından esinlenmek adına, şehri ve özellikle pompidou center'ı görmek için paris'e gittim. orada, mimarlık eğitimi almış olmamın verdiği bakış açısıyla, daha önce hiç karşılaşmadığım ters yüz edilmiş pompidou center binasında esinlenerek oregon'a geri döndüm. almış olduğum ilhamdan ortaya çıkardığım fikirleri, daha büyük air tabanlar üzerinde çalışan teknisyenlerle paylaşarak, onlarla, air taban teknolojisinin görünür hale getirebileceği ve benzeri olmayan bir ayakkabı yaratabileceği üzerine görüşmeler yaptım. o zamanlar birçok insan, bunun tuhaf bir fikir olduğunu düşünüyordu. ancak ben ve ekibim, dönemin koşu ayakkabılarından daha farklı olmak ve görünürlük mesajını iletmek amacıyla köpük tabanın orta kısmını kestik. böylece daha büyük bir air taban ünitesini açığa çıkararak, görünürlüğü artırdık. bununla birlikte ilk nike air max'te, dikkat çekici ve cesur bir renk paleti kullandık." dedi.



air max 90

durduğu zaman bile hareket halindeki bir şaheser gibi görünen nike air max 90, kendine has duruşuyla fark yaratıyor. 1990'da sahneye çıkan ayakkabı, air max ailesinin dördüncü modeli olma özelliği taşırken, öncekilerden daha büyük nike air hacmine sahip. modelde, ayağa mükemmel bir uyum sağlamak için çıkıntılı paneller kullanılırken, çeşitli bağcık seçenekleri sunuluyor. ayrıca modelin daha sonra "infrared" olarak adlandırılacak canlı kırmızı rengi, görünür havayı vurgularken, tıpkı modelin formu gibi nike air max 90'la birlikte hatırlanıyor.

kendinden sonraki yıllarda ilk formunun çeşitli kombinasyonları geliştirilse de, ilk günden itibaren popüler olan ve yeni bir 10 yılı sembolize eden nike air max 90, her zaman için en sevilen ve temel formlardan biri olmaya devam ediyor.



air max 180

nike air max 180, hatfield ile air force 1 tasarımcısı bruce kilgore'un ortak zekâsının bir ürünü olarak doğdu. iki efsanevi ismin max air ünitesini dış ve orta tabanda görünür hale getirmek ve ayakkabının 180 derecelik yastıklamasına vurgu yapmak için yola çıktığı modelde, ayakla birlikte esneyen yeni ve dinamik bir iç kılıf yer alırken, kalıplı topukla ayağa destek sağlanıyor.

modelin, kısa zamanda dünyanın her yanında tanınmaya başlanan görünür hava konsepti, air max 1'de olduğu gibi efsanevi çizerler, özel efekt ustaları ve sinema yönetmenleri tarafından yaratılan reklamlarla desteklenerek büyük bir üne kavuştu.



air max 93

nike air max 93'ün itici gücü görünürlüktü. defalarca şaşırtılmış bir kitlenin nasıl yeniden şok edileceği üzerine düşünen hatfield, topuk kısmının her zaman odak noktası olduğu bilinciyle hareket ederek en yeni eserini air max 90'ın esnek kanalları üzerine inşa etti. bu kapsamda bu yeni modelde; ayağa ve bileğe ekstra destek vermek için dinamik, uyumlu neopren iç kılıf kullanılırken, plastik süt şişelerinden ilham alınarak geliştirilen şişme kalıplı air taban ünitesi yer aldı. böylece model, görünür hava konusunda dünya çapında bilinir hale geldi.



air max 95

1995 yılında tanıtılan ve cesur formuyla öne çıkan nike air max 95, görünür air tabana ayakkabının ön bölümünde yer veren ilk ayakkabı olarak dikkat çekti. yastıklamaya yepyeni bir yaklaşım getiren bu uygulama, çift hava ünitesiyle koşuculara üstün konfor ve destek sunuyordu. siyah orta tabanlı ilk air max modeli olma özelliği taşıyan nike air max 95, bu özelliğiyle geleneksel koşu ayakkabısı tasarımlarından ciddi anlamda farklılaştı.

insan vücudundan esinlenilen bir silueti tanımlayan özellikler, air modellerinin yaygınlaşmasına yol açtı. omurgaya dayanan orta taban, tasarımın belkemiğini oluşturuyordu. modelde yer alan naylon ip delikleri kaburgayı, üst yüzeyin katmanlı panelleri ve file dokusu ise kas lifleri ile vücudu temsil ediyordu. üst kısımda koyudan açığa degrade renk kullanılarak, modelin arazi koşularında bile temiz kalması amaçlanıyordu. markanın göze çarpmayan bir şekilde kullanılması ise başka bir özellik olarak öne çıkıyordu.

nike air max 95, tasarımda dünyaya bir pencere açarak küresel bir hareket başlattı. bu kapsamda new york'tan londra ve tokyo'ya kadar her yerde yeni jenerasyonun gelecek olarak tanımlanan modeli ayağına giymek istemesi sağlandı. model, pek çok versiyonun ardından hala baş döndürmeye devam ediyor.



air max 97

ilk tam boy max air taban ünitesinin kullanıldığı model olarak bilinen nike air max 97, çığır açan bu sıra dışı inovasyonla, diğer air max modelleri arasından öne çıkmayı başardı. modelde yer alan reflektif çıkıntılar, air max 97'ye ışıkta dikkat çeken bir görünüm kazandırırken, ilham kaynağını tokyo'nun yıldırım hızındaki kurşun renkli trenlerinden alan ayakkabının, gümüş tonuyla başlayan akıcı tasarımı göze çarpıyor. bu özellikleriyle öne çıkan model, her şeyin daha maksimalist olduğu bir dönemde; müziğe, sinemaya ve modaya en uygun ayakkabı olarak, o yılları tanımlayan bir tasarım klasiği haline geldi.



air max 2003

minimize edilmiş bir üst yüzle maksimum yastıklama yaklaşımını buluşturan model olarak tanımlanan nike air max 2003'de, daha önce air max 97'de kullanılan air taban ünitesi ödünç alınırken, kalıp, üretim ve yastıklamadaki yeni gelişmeler sayesinde ayak, zemine yaklaştırılarak ilave esneklik sağlandı. daha önceki air max modellerinin cesur renkleri yerine daha pastel tonlarda sunulan air max 2003'e, 2000'li yılların başında yeni bir estetik kazandırıldı. üst yüzde atletizm ve futbol ayakkabılarında kullanılana benzer bir teijin performans malzemesi tercih edilirken, ayakkabıya hafif ve agresif bir görünüm kazandırıldı.



air max 360

orijinal air max tanıtıldıktan 20 yıl sonra, kullananı havada yürüyormuş gibi hissettirme misyonu, nike air max 360 ile gerçekleşti. nike, daha fazla hava yastıklı denge sunan yepyeni bir max air taban ünitesi geliştirerek, termo-kalıplı bir yapı sayesinde ilk kez, köpük katmanların yerine 360 derece yastıklama sistemi kullandı. modelde, orijinal air max renklerine saygı niteliğinde bir renk paleti kullanılırken, üst yüzde görülen lazer kesim degrade etkilerle, air max 95'in görünümü yeniden canlandırıldı. bir defaya mahsus üretilen sınırlı bir seride ise bu yeni taban üzerine bazı ikonik air max üst yüzleri uygulandı.



air max 2015

hem keşif, hem de bir devrim özelliği taşıyan nike air max 2015, 2013 yılında lanse edilen esnek ve ultra rahat max air yastıklamanın dinamik hareketiyle uyumlu bir üst yüzle sunuldu. performans koşu ayakkabısı olarak yaratılan model; nefes alan, hafif, teknolojik ve neredeyse kesintisiz bir file üst yüze sahip olma özelliği taşıyor. ayakkabı, nike flywire teknolojisiyle birlikte ayağı saran bir yapıya da sahip. boru tipi yastıklama yapısı ve esnek kanallarla konforlu ve enerjik bir koşu deneyimi sunan model, standardını yeniden tanımlıyor. nike logosunun ters yönde kullanımı bile alışkanlıkları değiştirirken, stilde yeni bir dönemi müjdeliyor.

http://inste.la/nikeairma...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın