kayıp şehir

1 /
srce srce
uluların ulusu kıraç'ın nefis albümü ve aynı adlı şarkısı

kayıp bir şehir şu ömrüm neye esir
ne olur yanımda kalsana
yalnızım çok yalnızım
yardımcım sırdaşım yok
ne olur sesimi duysana
dağlarda kar oldum
havada rüzgar
ne olur ne olur duysana
duysana duysana ne olur sesimi duysana
bir duysan sesimi uçarım senide alırım sonsuza
yok olamaz yine sus bana pes bana pus bana sonra yarın
yok gülemez yine aynı hep aynı hep kaygılarım
ağlarım yanar ağlarım
kayıp bir şehir şu ömrüm neye esir
ne olur beni de alsana
minik sizofren panda minik sizofren panda
özgür akkuş'un harika parçası.
gökhan türkmen ile düeti dinlenesidir.

ben gönlümü bir kere sana verdim
ömrümü uğruna heder ettim
son durak, liman seni seçtim
vazgeçemiyorum..

gururu, kibiri evde bıraktım
en yalın halimle sana aktım
gözlerime bir kere ışık yaktın
vazgeçemiyorum..

öle öle en kayıp şehirde
aşkımla sürgündeyim belkide
sürüne sürüne tutsağım gözlerine..
delice delice tutkunum sadece
kızıyorum en zayıf halime sevsende
sev sevme umrumda değil..

öle öle en kayıp şehirde
aşkımla sürgündeyim belkide
sürüne sürüne tutsağım gözlerine..
delice delice tutkunum sadece
kızıyorum en zayıf halime sevsende
sev sevme, vazgeçemiyorum..
ooof, sev sevme, seni seviyorum..

gözlerim doluyor gecelerde
en yalın en küçük hecelerde
dilimin ucuna geldiğinde
söyleyemiyorum..
zaman öyle akıp gidiyorken
sana deli yüreğim biliyorken
şeytan diyor ki dök dilinden
söyleyemiyorum..

öle öle en kayıp şehirde
aşkımla sürgündeyim belkide
sürüne sürüne tutsağım gözlerine..
delice delice tutkunum sadece
kızıyorum en zayıf halime sevsende
sev sevme umrumda değil..

öle öle en kayıp şehirde
aşkımla sürgündeyim belkide
sürüne sürüne tutsağım gözlerine..
delice delice tutkunum sadece
kızıyorum en zayıf halime sevsende
sev sevme, vazgeçemiyorum..
ooof, sev sevme, seni seviyorum...

scrappy scrappy
kaybolmuş insanlara vatan olan şehirlerdir. bu şehirler yitenlerin ve dahi tükenenlerin bir nefes almak için durakladıkları birer kervansarayken kayıplara vatan olur, kayıp ne olduğunu anlamadan kendini bulur kervansarayın duvarlarında.

kara duvarlı bir kervansarayda. tek kapılı, ve bir kaç pencereli is kokan, rutubet rengi bir kervansarayda kendisi olur insan. kimse sürgün değildir oraya fakat kimse taraftarı da değildir orada olmanın. sadece oradadır ve bilirler, dünyanın hiç bir şehri onlar için o kayıp şehir gibi olamayacaktır.


insan kaybolur. bulunduğunu sanar. tanrıların hediyelerini görür bazen yollarda. bitti sanar. devam eder. nihayetinde bir şehir...

kara ya da ak, küflü ya da rutubetli. onun için sadece evidir orası. parlak gözlü insanların hayat bulduğu, gerisinin memur ciddiyetine büründüğü, balık ölümü tadında kısa hayatları mana bulur. ölürler yaşadıkça. ömürleri ölmekle geçer. boğularak ve yavaş yavaş.

fakat bir yere ait olunur nihayetinde. acır. zamanla nasırlaşır. hissizleşilir. ömür bitince-dolayısıyla ölüm bitince- son bulur belki.

bir şafak daha, geçer belki umarsızca.
1 /