kayıp şehir

2 /
feton feton
gökçe bahadır'ın çok çekici olduğu bir fragmana sahip yeni dizi. güzel bir şeye benziyor. çok abartmazlarsa iyi olabilir.
davut de souza davut de souza
senaristleri arasında yıldırım türker ve murat uyurkulak'ın da olduğu diziymiş.fragmanına bakınca iyi bir dizi olacakmış izlenimi uyandırdı bende.bakalım nasıl bir dizi olacak.
skynyrd skynyrd
ilk bölümünde içimi bi kötü eden, son sahnesinde reklama girince yerimden kaldırtıp o olayı bana da yaşatan dizi. sonradan seslendirme olayı rezalet olmuş. oyunculuklar tartışılabilir ama genel olarak sürükleyici olduğunu belli etti.
fucar fucar
ilk bölümünü seyrettiğim dizi.

mekan ve konu tanıdık, oyuncular iyi, sıcak bir ortam var. tek sorun senaryo.

adam işe daha yeni başlamış kardeşinin dükkanında hırsızlık yapıyor, anne nin
durumu da aynı o da işyerinden et çalıyor. ne anlatmaya çalışıyorsunuz bilmiyorum
ama ben anlamadım. daha ilk bölümde dizi benden gitti. akıldan, mantıkdan, gerçeklikten
uzak böyle bir senaryo ile ahmet mekin, uğur polat ve gökçe bahadır hatrına bile izlenmez.
salkan salkan
bu akşam itibari ile ilk bölümü yayınlanan dram yüklü dizi.

yine istanbula göçen fakir ve kalabalık aile figürü işlenmiş dizide ama biraz daha gerçekçi gibi en azından hayalleri ufaktan gerçekleşme moduna giriyor sonra berbat oluyor.

saf yurdum delikanlılarını da unutmamak gerekir tabi.
o değilde o son demir çubuk elindeyken indirecek mi adama.
nymphofsorrow nymphofsorrow
istiklal caddesi'nden tarlabaşı'na bakanların yazdığı dizidir. tünel taraflarındaki rafine ve avangard mekanlarda oturup "lan olum nası yaşıyolar acaba şuralarda" diye tarlabaşı manzarası seyredenlerin aklıllarına ilk getirdiklerinden dizi yapmalarıdır. ne yıldırım türker, ne murat uyurkulak, kimse kusura bakmasın ama pozitif ayrımcılığınızı da skiim klişelerinizi de..
hlyaana hlyaana
futbolla yatıp futbolla kalkan (ismini bilmiyorum)şu çocuğun ve
gökçe bahadırın mükemmel oynadığı dizi. umarım senaryoyu batırmazlarsa
ses getiren,getirecek dizilerden.
usako usako
ben bir şeyler izlerken veya okurken evde mütemadiyen kanal d'nin açık olması ve kanal d'nin de mütemadiyen bunun (muhtemelen) ilk bölümünü vermesi yüzünden ilk bölümünün belli sahnelerini resmen ezberledim.

muhtemelen izlemeyeceğim ama şunu söyleyebilirim ki müziği güzel gerçekten.
carpena carpena
ayrıntılarıyla başka bir hayatı gözlerimizin önüne seren dizi. varoşları, yoksulluğu, yoksunluğu gözler önüne seriyor. izlenme kaygısıyla cıvıtılan karakterler de ikinci bölüm itibari ile sivriltilmeye başlandı. garip aşk üçgenleri/dörtgenleri, dizide yer alan aile fertlerinin uç noktalardaki hoşlantıları vs, türk dizisi özelliklerini fazlasıyla yansıtıyor. aslında o kadar boş gözlerle izliyorum ki saçmalıktan saçmalığa atlayan kamyonetli eleman beşiktaşlı mı trabzonsporlu mu onu bile anlamadım. aile karadenizli olduğuna göre herhalde trabzonsporlu'dur. uğur polat, dar alanda kısa paslaşmalar filmindeki rolüne yakın bir profilde seyrediyor, yine karanlık bir kulüp başkanı. alttan alta bu adam için katlanıyorum bir buçuk saate. neyse kayıp şehir'i sikeyim, behzat ç başlasın. ne yapacağımı şaşırdım lan.
jeally bean jeally bean
senaryo itibari ile olmasa da oyuncuların performanslarına bakıldığında iyi bir dizi. uğur polat harika bir oyuncu bence. gökçe bahadır'dan bunu ummazdım çok iyi yapıyor rolünü. irfan karakterindeki deli oğlan da iyi oyuncu. yan karakterler de gayet iyiler. senaristler de bu işle piştikçe iyi bir dizi çıkar umarım ortaya.

bana göre dizi için esas kırılma noktası şehrin havalı tarafında yaşayan çocukların diziye karşı tavrı olacaktır. bu tabakanın üstünde olan insanların çoğu bu hayatları ya yok sayar ya hak ettiklerini düşünür falana filan ya işte... bakalım bakalım bakalım hep bakıyoruz zaten...
2 /