kayıp tanrılar ülkesi

etinedolgunbirbaşçavuş etinedolgunbirbaşçavuş
ahmet ümit'in yayımlanan son romanı.

-spoiler-

¶ herakles'in, babası zeus'a isyan edip onun yerini alıp almayacağı belli değil. ancak herakles'e kadar her oğul babasını yerinden ettiğinden onun da bir şekilde ve bir noktada babasını yeneceğini düşünüyorum. gaia'nın da kitabın sonunda zeus'a olan serzenişlerinde böyle bir şey hissettim, herakles ne kadar sadık tasvir edilirse edilsin. bu düşünceyle, eğer cemal zeus ise oğlu herakles de olmalı deyip kitap boyunca bir yerlerden gayrimeşru bir çocuk çıkmasını bekledim. cemal geydi evet ama hayatının bir evresine yani cinsel tercihini keşfedene kadar heteroseksüel ya da biseksüel ilişkiler yaşamış ve bu ilişkilerin birinden çocuğu olmuş olabilirdi. ben, katil olarak hep böyle 19-20 yaşlarında bir delikanlının ortaya çıkacağını sandım. cemal'in herakles'i haluk'un suretinde çizdiğini öğrendiğimde bu zannım çöp oldu. öyle olunca haluk üzerine düşünmeye başladım. peter gibi kitap boyunca gözden ırak tutuluyordu. bu sefer ilk düşüncemle çelişerek cemal'in gey olduğunu, normal şartlar altında çocuğu olamayacağını, ama insanın çocuğu kadar sevip güvenebileceği ve güçten düşünce ya da ömrü boyunca birisi tarafından kollanma arzusunun hatta özleminin (belki ihtiyacının/eksikliğinin) onu arayışa ittiğini düşündüm. zira dünyada yalnız olmak oldukça zor ve tehlikeli. titanlar, devler, diğer tanrılar ve onların müminleri "öteki"ni rahat bırakmıyor. cemal'in ailesi tarafından dışlanması onu yine kan bağı olan kuzenine yakınlaştırmış olabilir. yani öyle sandım. ancak peter'den hiç şüphelenmedim. çünkü zeus'u değil herakles'i arıyordum. çuvalladığım yer burası maalesef. ¶ yüzyıllar boyunca halefler ve selefler benzer vaatlerde bulundu: adalet, eşitlik, kardeşlik, zenginlik vs. ölümler oldu, isyanlar ve devrimler gerçekleşti. her nesil babalarını (atalarını) suçlayıp zeusluğunu ilan ve iddia etti. ancak şimdiye dek dünyaya adalet ve huzur gelmedi. ahvalimiz ortada. oysa kaç tane zeus geçti aramızdan. ¶ babalarımızı suçladık, kardeşlermizi sevmedik, çocuklarımızdan korktuk. kendimizce ve şartlar gereğince ideal bir tanrı olmaya yahut yaratmaya çalıştık. ama sonuç değişmedi. kronos gibi olmayacağım diyen nice zeuslar babalarının tekrarı olmaktan öteye gidemedi. hatta bazıları kötülükte, gaddarlıkta babalarıyla yarıştı. bana kalırsa uranüslük, kronosluk, zeusluk baki. zeuslar var olmaya devam edecek. bugünün zeus'u yarının kronos'u olacak sadece. tam tersini iddia etse de. sırayla. baba olduğumuz an zeusluğumuz bitecek, kronos olmuşuzdur, geçmiş olsun. babamızda uranustür artık. herakles'e ise bize hıyanette bulunmasın diye etmediğimiz kalmayacak. kuruntularımız ve kuşkularımız sağ olsun. ¶ tanrılar ve babalar adına (ki ikisinin de istekleri benzerdir) yapmadığımız aşırılık kalmadı. bir tarafta kanlar aktı diğer tarafta gözyaşları. sonra yer değiştirdiler. onlardan çok şey bekledik: aşk, zafer, refah, adalet, bereket. yaşadıklarımız kimi zaman ağır geldi, delirmemek için dionysos'un suyundan içtik. her yeni ihtiyacımızda ya da mevcut olanı artık beğenmediğimizde yeni tanrılar yarattık. aşk'a gittik, ardından ayrılık gelince kardeş'imize koştuk, ihanete uğradık; önce yağmur istedik, sonra güneş, kuraklık oldu bulutlara; sel oldu güneşe yalvardık. savaşlarda güç istedik, kılıcımızı acımazsızca salladık, yenilince merhamet diledik. adalet diye bağırdık, bize aynı şekilde bağıranların dilini kestik. zeka'ya taptık, sanat'tan medet umduk. her biri için ayrıca savaştık. gönüllü askerler olduk. ancak insan hep kaybetti, tanrılara ise hiçbir şey olmadı. ¶ korku hala hakim üzerimizde. yine gizli gizli planlar yapıyoruz. sırlarla dolu hayatımız. atalarımızın korkuları ve kuşkuları genlerimize işlemiş. ¶ peter bir çocuk yapmak istemedi. sevgilisiyle bu yüzden anlaşamadı ve ayrıldı. çocukları sevmediğinden mi, sanmıyorum. peter, zeus olarak kalmak istedi. fakat çocuk zeus olarak. bir isyankar olarak. "baba zeus" olmak istemedi. zincire bir halka daha eklemenin manası yoktu onun açısından. i̇nsanlık yüzyıllardır aynı çemberi dönüp duruyordu işte. gördü, yaşadı, öğrendi. zeus, baba olunca kronoslaşacaktı. oysa zeus çocuk haliyle iyiydi, masum duygularla hareket ediyordu, babalığı hayır getirmezdi. dünya kaç kere daha buna şahit olmalıydı ikna olmak için. o, babası gibi olmaktan korktu. birçokları gibi. ¶ peter dünyanın adaletsizliğine isyan etti. ancak bunu "bakın görün, adaleti ben getireceğim, iyi bir baba olacağım" diyerek yapmadı. bu iddiada bulunmadı. canına kıydı. çocuk zeus olarak kalmayı yeğledi: o, babasına isyan eden çocuk zeus olarak anılacaktı sadece. i̇kinci perdeye geçilmeyecekti. ¶ peter polise teslim olsaydı eğer hapishaneye değil akıl hastanesine yatırılacağını gayet biliyordu. ömrünün geri kalanını "deli" sıfatıyla geçirecekti. öyle anılacaktı başkaldıran zeusluğa mazhar olmak varken. keşke hapishaneye gönderilse. o, bu nedenle ciddiye alınacağı bir eylem seçti. ¶ problem adaletsizliğe, eşitsizliğe isyan etmekte değildi. problem adaleti getireceğini ve her şeyi bunun için yaptığını iddia etmekti.

kitaptan geriye kalanlar: i̇nsanoğlu adaletsizliğe isyan edecek kadar güçlü ve cesur ancak erk ve nüfuzu elde ettiğinde onu ortadan kaldırmaktan aciz mi? ne olursa olsun isyan etmek doğamızda varken güç bizi bozuyor mu? yoksa; başkaldırmak adaleti sağlamaktan daha mı kolay? asıl meydan okuma adaleti sağlayacağını iddia etmekte mi, marifet burada mı?

babalar ve oğullar birbirinden çok şey bekliyor. aile çok kutsal. her şeyin üstünde tutuluyor. ama travmalarımızın çoğunun da kaynağı.

-spoiler-