kedi beslemek

1 /
chayenne chayenne
bildiğin mazoşistliktir.
elinden geleni yaparsın, seversin, ilgi gösterirsin, gözünün içine bakarsın, sonuç;
ne zaman keyfi yerindeyse, canı ne zaman isterse o zaman gelir yanına. belki de hiç gelmez.
yemeğini, sütünü vermekle olmaz yani. çaba göstereceksin, kendinden vereceksin, yeri gelecek maymun olacaksın, koltukların tırmalanacak ses çıkarmayacaksın, kumunu beğenmeyip ortalık yere işeyecek kızmayacaksın.
istersen kız hiç farketmez, istediğin kadar söylen, sinirlen, öyle bir anda gelir ki yanına, öyle bir anda sokulur ki kollarının arasına, unutursun herşeyi.
sözün özü; zordur zor.
bunların yarısını sevgilime yaptım adam böyle ilişki mi olur dedi. (üstelik daha salona bile işememiştim). kedi beslemediği için anlamaz tabi. olur beyim olur. kedin yoksa hayat sana güzel tabi. kedin varsa sen hayata güzelsin. neye ihtiyacın olabilir ki başka.
gnaahh gnaahh
kolaydır. temizlik derdi yok, kumundan başka bi yere çişini yapmaz, uyku ve oyundan başka birşey yaptığı da yok... kolaydır.. canı isteyince sizin kucağınıza gelir ama isteseniz de kucağınızdan inmez bazen. değişik ruh hallerine göre oluyor bu da sanırım.

mesela bizim kedimiz bazı günler peşimizde dolaşırken, kucağınızdan inmek istemezken bazı günler bütün bir gün boyunca terminatöre dönüşebiliyorlar. bir süre sonra alıştığınızda artık evin bir bireyi haline geldiğinde ayrılmak istemeyeceğiniz birşey haline geliveriyor. evin neşesi oluveriyor bir anda. birbirlerine fiziksel hiçbir temasta bulunmayan bir ailede herkesin gözbebeği olabiliyor.
sawar sawar
yıllar süren ısrarı sonunda anneden onayı koparan kardeş, arkadaşının sokakta çocukların elinden kurtardığı yavru kediyi getirir eve. kedi çöp gibi, hasta ve de çirkin bir şeydir. ilk birkaç ay ilaç üstüne ilaç verilir. kumu öğrense de sık sık yetişemeden ortalığa bırakır. kuru mama dışında bir şey yiyince (biz yerken boncuk boncuk bakmasına dayanamayıp verilmiştir) kusar. ama zamanla düzelir, iyileşir.

büyümeye başlayınca asıl derdi ortaya çıkar, kedi uzun tüylüdür. iran kedisini tekir renginde düşünün, öyle bi şey. üstüne üstlük deli gibi tüy döker. evde tüye bulaşmadan hareket edebilecek bir yer yoktur artık. biz iplemesek de anneyi ve de özellikle hassas olan babayı deli eder bu durum. ama kızlarına kıyamadıklarından kediye de kıyamazlar. hem kedi de gözlerinde değerli, sevilen bir yaratıktır artık.

sonra kedi azar (erkek). kolumuzu bacağımızı dürtmeye başlayınca kısırlaştırmaya karar verilir (apartman katından bahçeye inemez, indirince de korkaklığından ya kapıya yapışır, ya bacağımıza). ancak anne bir türlü ikna edilemez (işkence, yazık, günah argümanları). sonunda bir şekilde olay gerçekleşir ve hayvan size küser. evet bildiğin küser, mama bile istemez olur artık. en az iki ay bu durum devam eder, sonunda binbir şirinlikle barışırsınız.

sonunda kardeş ayrı eve çıkar (ben çıkamadım o çıktı, ühü) kedisini de doğal olarak evine götürür. tüy derdinden kurtulmuşsunuzdur artık. durup durup elinizi ayağınızı kemiren, kısır da olsa arada geceleri size hallenen bir yaratık yoktur. ama içinizde de bir boşluk vardır. hâlâ geceleri dikkatli yürürsünüz, üstüne basmamak için. elinize ayağınıza saldırmasını özlersiniz.

böyle bir şey kedi beslemek.

bir de fazla besledik sanırım, hayvan şu aralar diyet mama yemesine rağmen 5 kilonun üstünde. bir de uzun tüylü olunca gören korkup kaçıyor. artık sokaktaki tüm kediler yavru gibi geliyor gözüme. böyle de beslememek lazım tabi.
komiknickbulamadim komiknickbulamadim
zordur.


rüzgar dün 9.kattan betona düştü...henüz 3 aylıkken, her şekilde dikkat ederken, bir anlık dikkatsizlik yüzünden. benim suçum, evet.
iki ön ayakları tuzla buz oldu. omurunda catlak var. ön dişleri kırıldı.

iç kanaması olmadı. 24 saati atlattık. ancak ameliyatlar olup, kırıklarına platinler ,pimler takılmalıymış. bunlar da deli para...yaptıramıcam sanırım.

şimdi sargıya aldılar. sürekli acıdan inliyor ve aglıyor. sadece kucagımda duruyor. henüz bişi yemedi. 2-3 gün böyle devam ederse ölecek..

24 saattir neler çektiğimi anlatamam bile. onu betondan kazıyıp veterinere götürdüğümü bile hatırlamıyorum. çok zor. çok acı...çok çaresizce...

bence kesinlikle hayvan beslemeyin. onlara bir şey oldugunda sizin elinizden bişi gelmediği için yaşadığınız travma inanın onun acısı kadar... şimdi kucağımda çaresizce acılar içinde yatıyor. kıpırdamaya çalıştıkça inliyor ve ağlıyor... o ağladıkça ben ağlıyorum. ama hiçbir şey yapamıyorum. hele ki bunların tek sebebi benim bir anlık dikkatsizliğimin olması. asla affetmeyeceğim kendimi.

bunları yaşamamak adına evcil hayvanlardan uzak durun.

hoba hoba editi : ruzgar, hala benimle. kocaman adam oldu, hala sımarık ve hala yaramaz.. umut ve sevgiyle..
komiknickbulamadim komiknickbulamadim
yalnızlığa işaret demek değil. bu yanılgıdan bi önce destur diyerek kurtulun.

hele ki besleyen kişi kadınsa sorunlu, bunalımlı, tribal bir hatun imajı vermesin size. vazgeçin şu etiketlemekten.

"benim bir kedim var " bilgisine aldığınızda , "ahaha, mor depresyon hırkanda vardır,ahaha, evde de kalmışsındır,ahaha" diyalogları artık baymaya başladı.

bir gruba dahil olmamaktır kedi beslemek. öylesine de beslenebilir. sorunluluk bilinci arttırabilir. hayvan sevgisidir. bir anlam -mana hele ki mesaj kaygısı gütmez kedi besleyenler.
cintontonika cintontonika
önceleri karşı çıktığım sonra mecburiyetten alışmaya çalıştığım sonra hastası olduğum olay. ne malmışım lan çok güzel bir şey ne stres kalıyor insanda ne sinir.
maia maia
sabır işidir. hele de kediyi sokaktan alıp baktıysanız ve her şekilde hala kendini tehdit altında hissedip pati savuruyorsa elinizin kolunuzun kan içinde kalmasını normal karşılamalısınız. yarım günlük arkadaş ziyaretinin acısı ve izi muhtemelen 1 haftadan fazla sürecektir alışmak lazım.

çok acıyor elim arkadaşım. kan, çizik, yanma hissi vs. bunlar kedi beslemenin olumsuz yönleri. olumlu yönü en iyi arkadaşınızın hep yanınızda olması, geçinebiliyorsanız tabi.
bereli bereli
donunuzda bile kedi tüyü bulmak anlamına gelebilecek eylemdir. başka hiçbir varlığa böyle tahammül etmezsiniz. tecrübe konuşuyor.
elcipakonda elcipakonda
hiç kolay değildir.

evden kaçıp gider, diğer kedilerden dayak yeyip kapıya gelir, veterinere götürürsünüz, bir sürü ilaç alırsınız, gece gündüz bu ilaçları sürersiniz, o canı yandıkça tırmalar, siz aman iyileşsin diye aldırmayıp sürmeye devam edersiniz..
ellerinizdeki tırmık izleri sizi rahatsız etmez..
uyanıkken elletmediği yarasına, o uyurken bakarken gözleriniz dolar.. canı yanıyor mu diye düşünürken canınız yanar..
sizi kapıda karşılar, kapıdan uğurlar..
pencerenin kenarına oturup geçenleri izler, açmanız için miyavlar. açtığınızda, geçenlere laf atar..
musluğa tırmanıp, açmanız için miyavlar..
siz duştayken küvetin kenarında bekler..
üzgün olduğunuzda gelip sürtünür...
kahve kavanozunu devirir, bembeyaz bir kedicikken kapkara olur, aynanın önüne geçip kendini seyreder... fark ettiğinizde mutfağı temizlemeden önce onu yıkar kurularsınız.
evin .mına koyar. kızamazsınız. bazen çok sinirlenirsiniz ama anlamayacağını bildiğiniz için birşey yapamazsınız.
elektrik süpürgesini açar açmaz, nereden geldiğini anlayamadığınız patiyi yersiniz.
o uyandıysa uyanmak zorundasınız. gelir tokatlar, uyandırır.
eğer uyanmış ve sizi s.klemiyorsa, uyandığınızda göz göze gelmemelisiniz. göz göze gelip gözünüzü kaparsınız ve bir dahaki açışınızda kocaman gözleri dibinizdedir ve pati yersiniz gözünüze.
kapıya sizden önce o koşar.
gece canı sıkılırsa uyutmaz, miyavlar.
eğer küsken, barışmadan dışarı çıkarsanız döndüğünüzde evi savaş alanı gibi bulursunuz.
sevmek istediğinizde kıçını döner.
sevmek istemediğinizde sevilmek ister.
yemek yaparken tezgahın üstüne çıkar, herşeye minicik burnunu sokar, herşeyin tadına bakmak ister.
ama ne olursa olsun, onu uyurken gördüğünüzde, çok işiniz bile olsa durup seyredersiniz. bebek gibidir.. uyanıkken ne kadar canavar olsa da, uyurken bebektir..
foxypixie foxypixie
bu eylemin adına "kedi beslemek" diyebiliriz ama aslında imkansızdır. şöyle ki: hayvan beslemek nedir? mesela bir köpeği beslediğinizde gelir size türlü şirinlikler yapar di mi? muhabbet kuşu ya konuşur, ya da gelir omzunuza konar falan. bir insana bile yemek verseniz teşekkür eder. kedi öyle mi peki? siz beslediğinizi sandığınız sırada kedi ona hizmet edildiğini düşünür. sanki o whiskas'ı oraya koymak sizin asli görevinizmiş gibi davranır. bir tavırlar, bir havalar...kedi beslenmez, olsa olsa çilingir sofrası kurulur kediye. böyle de bir hayvandır kendisi.
1 /