kediler

1 /
neverland neverland
bülent ortaçgil'in pek bilinmeyen şarkılarındandır. çok güzeldir, sözleri şöyledir;

evvel zaman içinde, kalbur saman içinde
çok uzak değil yakın bir ülkede
sevimli uslu, küçücük gözlü
küçük kediler yaşarmış
yemekleri ortak, yatakları birmiş, sevinçleri hepsininmiş
duman rengi, acık kahverengi
küçük kediler yaşarmış

yakın ülkenin yanında
dönemeci dönerken, rüzgarların sağında, ormanların solunda
sesli hırslı, kocaman gözlü
büyük kediler varmış
sabahları okumakla, canları düşünmekle, gündüzleri konuşmakla, geceleri çalışmakla
yorgun gözleri, şişmiş elleri
büyük kediler varmış

siz kardeşler hangi kedileri seversiniz
hangi kediler gibi yasamak istersiniz
sevimli uslu, sesli hırslı
hangi kedilerdensiniz
nisan cadısı nisan cadısı
bir charles baudelaire şiiri.

ağırbaşlı alimler ve ateşli aşıklar
en olgun çağlarında,severler,onlar gibi
üşüyen ve sokağa çıkmayan kedileri,
ki evlerin gururu,tatlı sert huyludurlar.

bilimin ve her türlü hazzın eski dostları,
ararlar karanlığın susku ve dehşetini;
kul köle olsaydılar,erebos her birini
cenaze habercisi at yerine koyardı.

sonsuz bir düş içinde uykuya dalmış gibi,
ıssızlıkta uzanan kocaman sfenksleri
düşünürken çok soylu bir tavır takınırlar.

büyülü kıvılcımlar dolmuş böğürlerine,
ve ince bir kum gibi,altından parçacıklar
gizlice yıldız saçar gizemli gözlerine. `
geçenyaznebokyediğinibiliyorum geçenyaznebokyediğinibiliyorum
son zamanlarda pek bir atraksiyon içerisinde olan hayvanlar. bilmiyorum, bizim evin buraların havasından mıdır, suyundan mıdır nedir anlayabilmiş değilim!

daha mevsim kış, böyle yeme içme yağlanma, enerji toplama ayı. ama bu ayılar olayı neresinden anladıysa, her gün çiftleşiyorlar! yahu kelimeler yetmiyor olayları anlatabilmeme. ne öğrendik biz? kediler mart gelince azar, elbette ki arada değişiklikler yaşamalılar, lakin sürekli değil arkadaşım! diyeceksiniz, ulan manyak mısın, kedinin özel ilişkisi seni ne ilgilendiriyor diye. fakat; çok ilgilendiriyor be hafız? geceleri uyutmuyor bunlar, inliyorlar, bebek ağlaması gibi sesler çıkarıyorlar ve tepişiyorlar. öyle bir tepişme ki, tek iki kedi değiller sanki, 30 kedi var sokakta aynı anda. hea bir de şöyle bir yanları var bunların; bir dişiye 3-5 erkek düşüyor sanırım, gözlemlerim bunlar tabi!

dün mesela; işten dönüyorum, eve doğru yaklaşmışım. ama elektirikler kesilmiş ve sokak kapkaranlık; böyle kendi halimde yürürken, bastığım yerden gelen garip iki haykışırış ve birinin tecavüzden kurtulduktan sonra sevinme sesi gibi bir sesle birlikte ortamdan kaçışı! hoş değildi, hem de erkek kedinin son sahne de bana karşı hareketleri!

mesela bu akşam. yine işten dönüyorum, etraf ışıl ışıl. hadi dün ki olayı anlıyorum az çok, karanlıktı ve bu durumdan istifade etmek istedi hayvancağızlar. ama bugün. evimin sokağındaki çocuk parkında iki kedi yine birbirine girmiş. üstteki alttakinin ensesine yapışmış, altta ki garibim kaçmaya çalışıyor. hemen bir metre köşelerinde 3 kedi daha onları izliyor! bu nasıl bir zihniyet lan, nasıl bir grup sevgisi! hayır izleyenler de hareket etmiyor, öyle bakıyorlar!

ve daha niceleri. 2 gündür, koşturuyorlar hayvanlar mahallede. ya doğanın altüst olan dengesi yüzünden bu arkadaşlar şaşkına döndü; ya da bizim mahalle de kediler bir olaylar çeviriyorlar! hayır bir de tüm olaylar benim gözlerim önümde gerçekleşiyor, kulaklarım duyuyor! ben niye böyle şeylere dikkat ediyorum lan!?
1 /