kekeme olmak

aranjor aranjor
doğuştan veya içe kapanık, fazla konuşmayan insanın içine düştüğü durumdur. şahıs düşüncelerini sözcüklere dökerken epeyi bi zorlanır.
höytfield höytfield
özellikle patlama ile çıkan seslerde yaşanan zor durumdur. bir topluluk karşısında böyle bir durum yaşanırsa, kişi, utancından yerin dibine girebilir. bu nedenle kekeme insan, eş anlamlı kelimeleri iyi bilmelidir. örneğin, kekeme bir insan için zor bir kelime olan "kıymet" sözcüğü "değer" olarak söylenebilir.
by eldat by eldat
(yaşanmıştır)

lokantaya gidilir lüks bir lokantadır.başlangıç olarak çorba gelir.kekeme kişi tuz ister garson elinde tuzla masaya gelip tuzu çorbaya dökmeye başlar bizimki dökme diycek takılır...

dödödödödödö...dödödödöödö

garson anlamaz dökmeye devem eder tuzu suratı asılır bizimkinin çorba p.ç olmuştur bi gayret konuşmak ister agzından şu çıkar

dööööö dööö dök a.koyim dök...
samo35 samo35
konuşmak insanın sahip olduğu en değerli yetilerden biridir ve onda meydana gelen bir sorun kişinin hayatını alt üst edebilir. kekeme bir insana başka diğer sorunlar basit gibi gelebilir. yani özellikle zor anlarda dünyadaki en şanssız insanın kendisi olduğunu düşünür, diğer problemleri küçümser. yolda yürürken etrafına bakar ve kendisine ''neden ben?'' diye sorular sorar ve bu harbiden de ilginçtir. yani cidden, neden o?

ancak, bunun da yani kekemeliğin de çözümü vardır. kişi azimle mücadele etmeli ve bu sorunu artık bundan sonra böyle gider diyerek kanıksamamalı, çünkü asıl böyle yaparsa kaybeder. bu sorunu aşılacak bir engel olarak görmek insanı motive eder, neden bu engel benim önüme koyuldu gibi sorular sormamızın bir anlamı yoktur.

o yüzden sıkılmadan, utanmadan gerekirse toplum önünde de konuşabilmelidir kekeme bir kişi. yok şu ne der, bu ne der gibi soruları zihninden olabildiğince uzaklaştırmalı. o zaman başarı onunla gelir. öbür türlü evinde miskin miskin oturarak hiçbirşey elde edilmez, sadece mutsuz bir ömür geçirilir.

ancak başta da dediğim gibi keyifli bir süreç değildir. nereden mi biliyorum;

bende onlardan biriy(d)im.
denkim denkim
kesinlikle olmak istemeyeceğiniz bir şey.

ilkokul 4. sınıftan beri öyleyim... neden nasıl ortaya çıktı hiçbir fikrim yok...

d t k ... gibi harflerle başlayan birçok sözcüğü söyleyemiyorum. buna ismim de dahil. ismim dışındaki sözcüklerin eş anlamlılarını söyleyerek ya da aynı anlama gelecek başka bi' söz grubu kullanarak geçiştiriyorum. ama birisi bana adımı sorduğumda susuyorum konuşamıyorum. n'apayım deniz yerine okyanus su kütlesi falan mı diyeyim. karşımdaki kişi bakıyor gözlerimin içine hadi söyle be adını sorduk sadece ne yabani birisi çıktın sen ya diye içinden geçiriyordur. çoğunlukla duymamış gibi yapıp konuyu değiştirmeye çalışıyorum. ama hastane gibi bi' yere gittiğimde öyle olmuyor adımı sorunca hemen kimliğimi çıkarıyorum sonra etrafa bakıyorum... aslında o kadar çok şey var ki söylemek istediğim. söyleyemiyorum susuyorum. eğer bir gün düzelirse tamamen geçerse biterse deniz diye sokaklarda bağırırım sanırım. 8 9 yıldır bekliyorum ama umarım olacak geçecek...
knightofinstagram knightofinstagram
az da olsa kekeme birisi olarak şunu kesinlikle söylebilirim: bir insanın başına gelebilecek en talihsiz şeylerden birisi. keşke boyum 10 santim daha kısa olsaydı da konuşmam düzgün olsaydı. her şeyine engel, her şeyine. öğrenciyken problem, askerken problem, işte problem, sosyalleşmek imkansız gibi. hele uzun uzun sohbet etmek imkansız.

bu illetin tedavisi var denebilir ama asla sonradan konuşmasını düzelten biri yani eski kekeme normal birisi gibi hiçbir zaman rahat, hızlı ve net konuşamaz. takılmasa bile düzgün konuşmak için yoğun çaba sarf eder. sürekli düzgün konuşması bozulmasın diye sesli kitap okuma egzersizi yapmak zorundadır.

yani anlayacağınız düşman başına bir illet. yaşamayan bilmez. bilmeyenler, ya git tedavi merkezlerine düzelt konuşmanı olsun bitsin diyor da o kadar basit olsa herkes yapar emin ol. kekeme olma sebebi daha çok çocukken yaşanan travmalar veya doğuştan ağız yapısının bozuk olmasından. i̇lkokul 1.sınıf öğretmenim olacak o karı yüzünden kekeme oldum. her gün sebepsiz döverdi birilerini. 6 yaşıma kadar hatırlıyorum çok net, hızlı ve rahat konuşurdum.

türkiye'de yaşamak zaten çok zor, bizim için ekstra zor. konuşamamak demek çok büyük bir engel. hayatın %70'ini kapsar önem bakımından. hani dünyanın en büyük dramı değil tabi ama aşırı büyük bir engel. bir lanetle doğmak gibi.

şunu da aşağı bırakayım;

1
tirilaylaylay tirilaylaylay
çok zor bir şey olsa gerek. arkadaşımın erkek arkadaşında çok az var ve arkadaşım ne zaman bu çocuğun üzerine gitse, tartışsalar, bir süre hiçbir şey söyleyemeden bekliyor ve tutuluyormuş. söyleceklerini kafasında toparlayıp, birkaç dakika sonra konuşmaya başlıyormuş. böyle anlatınca, üzüldüm. tahmin edemeyeceğimiz zor durumlarda kalabiliyorlar. hepsine kalp...
ophelias ophelias
freud'a göre baskıcı ve dikatatör bir baba tarafından yetiştirilen bireylerde görülme olasılığı fazlaymış.
kuzenimde vardı ancak onunki başka bir nedenden kaynaklanıyordu. fazla zeki olduğundan sınıf atlatılmıştı. yeni sınıfına adapte olamama sürecinde kekemelik yaşadı. çeşitli terapilerle kekemeliği oldukça azaldı.
gözlemdiğim kadarıyla hep dış etmenler sebebiyle oluyor bu. çocuğunuzun sağlıklı bir ortamda gelişimini sürdürmesi oldukça önemli bu konuda.