keşke bizim de evimiz yansaydı

dumrul dumrul
1789'da "ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler" gibi bir laf muhtemelen söylenmemişti ama bunun söylentisi bile kralın ve kraliçenin kellesini sepete düşürmeye yetmişti. fransız ihtilali sırasında bir de böyle laflar ortada dolaşsa 16. louis ve marie-antoinette'i muhtemelen önce kazığa oturtur giyotine de oradan yollarlardı.
acarabi acarabi
yalakanın yalamak için amuda kalkması bir başka oluyor demek ki.
şahsiyetsizliğin ve omurgasızlığın vücut bulmuş halidir. gözleri ne kadar ve nasıl dönmüşse artık.
written and directed by written and directed by
"canı cehenneme rahat uyuyanın
kapısını örtenin perdesini çekenin
yüreği yalnız kendiyle dolu olanın
duvarları ancak çarpınca görenin

canı cehenneme başkasının yangınıyla
evini ısıtıp yemeğini pişirenin.

bahçesine dek gelen alevleri
şehrayin sanan aptalın
canı cehenneme, camlarında
parçalanmış cesetler uçarken
bir iğdiş incelikle çiçekleri sulayanın.
mutfakla yatak odası arasında
çarşılarla gövdesi bencillik hırsı
yılgınlıkla yenilgisi arasında
dünyayı tüketenin canı cehenneme.

orda dağlar bir mezarlık
bulutlar kan salkımı sular toprakta düğüm
orda evler oda oda kanarken
burda yeşerenin canı cehenneme..."
olea olea
bu cümleyi kuran, kuracak olan ne varsa (kim değil, ne) başına istediği gibi işler gelsin,

hatta tek duam herkes kalbinin ekmeğini yesin
gamlı baykuş gamlı baykuş
bu sabah yine; bugün şaşırmayacağım diyerek uyanmıştım. hayattaki her şeyin değerini betonla ölçen bir iktidarın yaklaşımı ancak bu olabilirdi; şaşırmadım, kendime verdiğim sözü tuttum.
acarabi acarabi
ananın örekesi diye karşılık verilecek söz öbeğidir.
bilir mi anası o örekeyle ne kirmanlar çevirip ne çileler dokumuştur.
bilmezzzz...
bilseydi böylesine akla abes cümleler kusmazdı sağa sola.
yardımcı olalım o zaman;
(bkz: öreke)