khane ye doust kodjast

ballı vodka ballı vodka
adını "arkadaşın evi nerde" diye türkçeleştirebileceğimiz, abbas kiarostami yönetmenliğindeki 1987 yapımı film.

iran sineması ve çocuklar üzerinden meramını anlatmak diye ayrı bir başlık açmak gerekir zira bu film de derdini çocuklar ile ifade etmekte.

sıra arkadaşı hocadan dersini defterine yapmadığı için azar işiten öğrenci, eve geldiğinde arkadaşının defterini yanlışlıkla aldığını farkeder. eğer arkadaşı ödevini bir daha defterine yapmazsa, hocanın dediği gibi onu okuldan atacağını düşünür ve defteri arkadaşına götürmek üzere yola çıkar.

kısaca konusu böyle olmakla birlikte, filmin kendisi bu kadar bir kısalığa sığmaz. izlemek lazım gelir..
gaytherıguppak gaytherıguppak
khaneye doust kodjast orjinal adlı 1987 yapımı iran filmi. abbas kiyarüstemi'nin ilk filmlerindendir. islam devrimi sonrası çeşitli yasaklar nedeniyle çocuk hikayelerine odaklanmak zorunda kalan ve bu zorunluluktan yepyeni bir sinema dili oluşturan iranlı yönetmenlerin yaptığı ilk çocuk oyunculu filmlerdendir.

çok basit ve yalın bir dille dostluk kavramını anlatır film. küçük ahmet'in sınıf arkadaşı muhammet rıza'ya ait defter yanlışlıkla ahmet'in çantasında kalır ve eğer ahmet bu defteri muhammet rıza'ya ulaştıramazsa arkadaşı ödevini yapamayacak dolayısıyla da öğretmenden okkalı bir fırça yiyecektir. böyleliklen ahmet elinde bir defterle komşu köyün yollarına düşer...
hayattaki ücüncü tekil sahıs hayattaki ücüncü tekil sahıs
büyüklerin dünyasının bozulmuşluğunu, gündelik hayata kendilerini adepte edebilmek için nelerinden vazgeçebildiklerini gösteren bir abbas kiarostami filmi.

çok basit ve bir o kadar da sıradan bir konuya sahip olan film, çocukların dünyasındaki saflığı gösteriyor bize. iki çocuk arasındaki dostluğu ve küçüklerin dünyasının aslında büyüklerin dünyasından daha büyük olduğunu ve insanların birbirine ne kadar değer verebileceklerini yansıtıyor yönetmen beyaz perdeye.

film bir çocuğun bir günlük yaşamını anlatan bir belgesel tadında olmasına rağmen, derin ironiyle bezenmiş ve kurgusundaki mükemmeliğiyle kült filmlerin * arasında yeri almıştır.
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
fazlasıyla yalın bir üsluba sahip film, bu sayede kapılması çok kolay oluyor. bir çocuğa bürünüyor kiarostami, geleneklere de, disipline de inatçılığıyla sataşıyor. ama onu bu yola çıkaran aktörlerin de farkında bir şekilde ilerliyor. hayatı kendine zindan eden büyüklüğe, onun bütün baskısı altında kendi meşrebince yolunu bulan çocuklukla cevap veriyor kiarostami. bu sırada izleyicisine arka planda, iran'daki bir köyün gündelik hayatını sunuyor, karanlığı süsleyen renkli cam yansımalarının ve "sapasağlam" tahta kapıların izini sürerek...

bu da filmin adandığı ve adını aldığı sohrab sepehri şiiri;

dostun evi nerededir? diye sordu
tanyeri ağarırken atlı
durakladı gökyüzü bir an

yoldan geçen adam,
kumların karanlığına bağışladı ağzındaki ışık çubuğunu
ve göstererek parmağıyla bir kavak ağacını
"o ağaca varmadan" dedi
tanrının düşlerinden daha yeşil bir sokak göreceksin
orada aşk, bağlılığın kanatları kadar mavidir.
gir o sokağa, sonuna kadar git, ergenlik çağının ötesine kadar
sonra yalnızlık gülünün bulunduğu yere sapacaksın,
oraya i̇ki adım kala
yeryüzü mitoslarının ölümsüz fıskiyelerini görecek ve yanında duracaksın
orada tüm bedenini şeffaf bir korku saracak ve
semanın seyyal samimiyetinde bir hışırtı duyacaksın

ve bir çocuk göreceksin aniden
tırmanmış uzun çam ağacına, nurlu yuvadan yavrular almak isteyen
ona soracaksın işte
dostun evi nerededir?" diye?
sickgod sickgod
kiyarüstemi'ye olan hayranlığımı perçinleyen film. bu film bittikten sonra bıraktığı duyguları tam olarak ifade edebilmek sanırım imkânsız. hayran hayran izliyorsunuz sadece tüm detayları. ustanın bu filmi hep şu güzel parça ile aklımda kalacak: