kılıçdaroğlu nun helalleşme çağrısı

kacakkat kacakkat
biz halkız biz neden helalleşelim.

30 yaşında bir bireyim.bu süre zarfında 94-2001 ve ne zaman başladığı ve biteceği belli olmayan şu anki krizi yaşıyorum.aldığımız maaşlar dolar bazında günden güne eriyor bekar olmama rağmen geçinme sıkıntısı yaşıyoruz.son 10 yılda şehirlerimiz yıkıldı.insanlarımız birbirini kendi tanımladığı ulusal kimlikler yüzünden öldürdü.geleceğe dair umutlarımız çalındı.somada,sivasta,gezide,roboski,başbağlarda devletin hiçbir zaman çözümüne refleks gösteremediği sorunlar yüzünden katliama uğradı.bilmediğimiz kişiliği beşpara etmez patronların ve onlardan daha acımasız karaktersiz çocukları için gecemizi gündümüze katıp güvencesiz işlerde çalıştırıldık.sadece fikirlerimiz daha farklı oldu diye fetö adı altında muhaliflerinde hepsi devlet kadrolarında khk ile atıldı.hergün bir emekçinin iş kazasında ölüm haberini alıyoruz mühendisleri çaycılık garsonluk çağrı merkezinde çalışmak zorunda kalıyor. bunların hepsi devlet kontrolünde yapılyıor kılıçdaroğlu helalleşelim diyor tamam tüm sorunları unutalım diyor peki yeni sistem için bu herşeye susan mafyayı kayıran devlet sistemi için bi çözüm diyor mu? yıllarca adalet dilenen insanlar için evrensel hukuk diyor mu? şirketler köle çalışma yeri değildir iş koşulları eşittir diye yeni bir iş hukuku koyuyor mu? tüm dillerin ve onu kullanmak isteyen vatandaşların eğitimini öğrenimin çoğulculuğu çözümün yolunu koyuyor mu? eğer helalleşme olacaksa tüm sorunları çözüm niyeti oluşur sonra herkes bu iyi niyete göre helalleşir tek derdi tüm bu hukuksuz sisteme rağmen devleti bir 50 yıl daha götürmek ise kusura bakmayın ne sizle ne iktidarınızlar nede mecliste sadece koltuk işgal eden hiçbir parti le helalleşmiyoruz...
812 superfast 812 superfast
helalleşme falan yok. yargilanacaksiniz. sosyal açıdan da böcek gibi ezileceksiniz.

yakın gelecekte ak-itlerin hepsi oy verdiğini saklayacak hale gelecek. doğmamışlarinizdan ciksin bunların vebali.

kilicdarin ise mantıklı hamlesidir bu. kendisi senin benim gibi halk değil, politik olmak zorunda. zaten su an kendi cenahindan ya da kusenlerden falan oyu toplamış durumda, ak-it olup da kafası karışan, akp gidince bizim ebemizi sikecekler tayfasindan oy toplamaya çalışıyor hepsi bu.

ne ekrem, ne mansur ne de iyi parti cenahi bunların, olanların peşini bırakmaz.

sonunuz her açıdan lideriniz, copycatiniz feto pici gibi olacak.
anabacı vokke anabacı vokke
konuşmanın tam metnini dinlemedim ama şurası açık, kılıçdaroğlu yeni bir restorasyon hükümeti için şimdiden kolları sıvamış durumda. karşı tarafta da biraz naz niyazdan sonra bir karşılık bulacaktır. bu sefer işin içinde çok istenmeseler de kürtler de olacak. çünkü istanbul seçimlerinde yaptıkları kritik müdahale 3 puanı getirdi. son dakikada fener'e frikiği takan sergen yalçın misali... sonra ortaya çıkan ise ömerin yolu gibi bir kimliksizleşme olur. ortalama türk insanı da bu tarz bir kimliksizleşmeye gayet teşnedir. bu memlekette alevi olup beş vakit namaz kılan tipler, dindar olup alkol malkol heroyin kokoyin içen tipler sevilir. neden sevilir? kimliksizlik ve benlik zayıflığı sevilir çünkü... bazen eni konu can güvenliğiniz için, iç düşman sayılmamak için kimliksiz ve soysuz olmanız gerekir. halk tarafından da içselleştirilmiştir bu durum. o yüzden ortalama türk biraz müslüman biraz laik, biraz milliyetçi biraz da sosyal demokrat acaip bir yaratıktır. akp'ye 20 sene muhalefet eden sünni türk kesim esasen tekrar bu kimliksizliğe geri dönmek için muhalefet etti. tayyip, farklı kimliklerin ve toplumsal farklılıkların altını çok sert bir şekilde çizerek sinir uçlarıyla oynuyordu. şimedi kılıçdar tekrar goog old laik days'deki gibi camiden çıkıp diskolara akalım diyor ama kimse memnun değil. neden acaba?

çünkü akp'nin gidişi çok ciddi bir yoksullaşmayla birlikte geldi. insanlar haklı olarak düpedüz beslenemedikleri bir ortamın yaratıcısı olan siyasi partiden hesap sormak istiyor. akp bir 10 sene önce helalleşelim dese karşılık bulabilirdi bak. ama bugün çok zor...

lakin ortada öyle birkaç tedbirle toparlanamayacak denli tarumar olmuş bir ekonomi var. bu noktada sistem şu iki şeyden vazgeçemez: 1- dincilik 2- uyuşturucu(hem gençlerin yatıştırılması hem gelir)

o yüzden sistem restore edilirken dincilik olduğu yerde duruyor, sadece icracılar değişiyor. o yüzden akp ardılı partilere de mütevazi bile olsa bir yer var parlementer sisteme geçişte.

hdp'nin özel bir durumu var, bu yüzden restorasyon içinde yeralmak zorunda. sebeplari ayrı bir yazı konusu... fakat türkiye'de siyasetin merkezinin meclisten ekonomiye kaydığını herkes görmek zorunda... o feryadın içinde köşe kapabilen ileride restorasyondan pay kapandan daha çok söz sahibi olabilir. türkiye'nin geleceğini asıl belirleyecek olan bu yoksullaşmanın içinde ırkçıların mı yoksa sosyalistlerin mi güçleneceğidir. yoksa restorasyondan kimin ne kopartacağı az çok belli şu anda.