kilit taşı

eksiksizuyum eksiksizuyum
aslında bir tane değildir. yani kilit taşı adı altında birden fazla yerde kullanımı olan taş vardır. ortak özellikleri de "taş" olmalarıdır (evet iyi bir nokta bu).

1. beşiktaş'a indin. şampiyon kokoreççi'den sağa, yukarı doğru akaretlere döndün. o yol nasıl bir yol? yolda taş döşeli değil mi? evet. o taşlar birbirine geçmelidir. o taşlara çeşitli isimler verilir. verilen isimlerden biri de "kilit taşı"dır. (hani birbirlerine geçer gibi oluyorlar ya, o bakımdan)

2. kilit taşı, aynı zamanda "kemer" tipi köprüler, uzun açıklıklı ve eğik eksenli kirişlerde kullanılan taşların ortak ismi olarak da geçer. gözünüzün önünde canlanması için mostar köprüsü'nü örnek olarak verebiliriz. düşünün ki eski dönemlerde, bu tip kemerli yapılarda her bir taş arasına bağlayıcı madde olarak çimento harcı konamıyordu, çünkü o zaman henüz bugünkü anlamıyla çimento icat edilmemişti (onun yerine bugünkü bağlayıcılardan daha zayıf maddelerle idare edilmiş). kemerin kendi ağırlığı ve üzerindeki yükün taşların arasında oluşturduğu kayma gerilmesinin etkisiyle, yani lise fiziğine dönersek, taşlar arasındaki sürtünme kuvveti sayesinde bu taşlar birbirini tutarlar. herhangi bir taşın, kemer desteklenmeksizin yerinden oynatılması ile tüm kemer göçer. kemerin tepe noktasını oluşturan taşa "kilit taşı" dendiği olur. oysa ki her taş kilit taşı gibidir. ama tabi olay kemerin tepesinde koptuğu için, tepedeki taşa "kilit taşı" denir.

ikinci tanımla ilgili meşhur bir hikaye de var: mimar sinan'ın inşa ettiği kemer yapılarından birinde bir kilit taşı olduğu, o kilit taşı için "ne olursa olsun yerinden oynatmayın" dediği söylenir. gün olup devran dönüp bu taş yerinden biraz kımıldatılınca kenardan bir deri parçası düşmüş. içinde bir kâğıt varmış. kâğıtta "madem oynatmak zorunda kaldınız, o zaman şu yöntemleri izleyin" diye önerilerde bulunulmuş.

kilit taşının başka tanımları da var diye biliyorum. ama benim bildiklerim bunlar.