kimseye etmem şikayet

8 /
bilgehan çelebi bilgehan çelebi
günlerdir dinliyorum.

öylesine hazin ki güftesi, üstelik mânidar. belki hakikati tahattur etmemize vasıl olduğu için böylesine tesir ediyor.

hanende melahat gülses, "titrerim mucrim gibi baktikca istikbalime" dedikçe aklımda hükema'nın insanın istikbale olan endişelerini izah ettikleri hikmetli sözler geliyor.


"ey hayat-ı dünyeviyenin zevkine müptelâ ve endişe-i istikbal ile istikbalini ve hayatını temin için çabalayan biçareler! dünyanın lezzetini, zevkini, saadetini, rahatını isterseniz, meşru dairedeki keyfe iktifa ediniz. o keyfinize kâfidir. haricinde ve gayr-ı meşru dairedeki bir lezzetin içinde bin elem olduğunu, sabık beyanatta elbette anladınız. eğer mazi, yani geçmiş zamanın hadisatını sinema ile halihazırda gösterdikleri gibi, istikbaldeki ahval dahi, meselâ elli sene sonraki halleri bir sinema ile gösterilseydi, ehl-i sefahet şimdiki güldüklerine yüz binlerce nefrin ve nefret edip ağlayacaktılar." (onüçüncü söz)

"meselâ, endişe-i istikbal hissi herkeste var. şiddetli bir surette endişe ettiği vakit bakar ki, o endişe ettiği istikbale yetişmek için elinde senet yok." (yirmidokuzuncu mektup)

.
.
.

hülâsa insan hüsranda. asra yemin olsun ki hüsranda!
birfincancay birfincancay
sözleri, abdülhamid döneminde valilik yapmış olan köse mehmet raif paşa'nın kızı ihsan raif hanım tarafından, 13 yaşındayken yazılmıştır. sebebi de zorla evlendirilmesinden dolayı duyduğu üzüntüyü yansıtmak istemesi.

arkasında bir kadın var yani bu sözlerin. "çocuk gelin" var. pek bilinmez.

ha, "ihsan raif okuyunca erkek sandık, ne bilelim? böyle kız ismi mi olur?" derseniz; onu da şöyle açıklayayım:



darth minor darth minor
şöyle bir durupta maziye bakarsınız ya.. derin bir nefes çekip, şarkının girizgahı ile oturur kalırsınız olduğunuz yerde. ne halinize ağlamak, ne de geleceğinizi düşünürsünüz o an. sadece derin derin iç çeker ve akşama karışırsınız.
8 /