kinyas ve kayra

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
7
pelikan
hakan günday romanı.
--alıntı--
kendimi ölümsüz olarak görüyorum. mekan ve zamandan kopalı yıllar oluyor. bir kıza aşık olmuştum. onu görmek için 6 saat yol almam gerekiyordu. bir sabah treni kaçırdım. aşık olmaktan vazgeçtim. kendinden vazgeçmenin ne olduğunu asıl ben bilirim. benim adım kaygusuz abdal. tanrıdan vazgeçtim. ölmekten vazgeçtim....
türk edebiyat romanı. ballandıra ballandıra anlatmak isterim ama siz en iyisi okuyun.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
manikdepresif
kararlılığı takdire şayan iki karakter.aldıkları ilk andan itibaren kafalarında ki çelişkiye rağmen uygulamaya koyabilmeleri harika.bir süre sonra ayrılan yolları da ilk başta kitabı kötü etkileyecek gibi gelmişti ama tam tersi oldu.kayra birlikte hedefledikleri sonu buldu ama kinyas için bir okur olarak çok sevindim .hele annesinin ona gerçek adıyla hitap ettiği o an az daha ağlayacak gibi oldum.keşke bitmeseydi dediğim romanlardandı kısacası.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
punkgeisha
''bir adım daha atsam çıkacaktım
sadece insanlıktan degil, bütün dünyadan. insanın kendi imkanlarıyla bir uzay mekigi inşa etmesi böyle oluyor işte. önce deneme mahiyetinde fırlatılan maymunlar gibi birkaç duygu bindiriliyor mekige, sonra da bütün beden, bütün beyin hazırlanıyor, dünyanın dışına yollanmaya. tek amaç, ay'a benzeyen bir uydu olmak,dünya güzel ama çok uzaktan diyebilmek''
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
tombik pasta
hayatta ne kinyas olabildim ne de kayra, sırf bu yüzden kendimi ot'a benzetiyorum... çok ama çok iyi bir yapıt...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
keditör
"ben çok hastayım. ve senin, bana olan aşkını unutmanı istiyorum..." diyerek, başarısısz konuşmamı noktaladım. aşık olduğum biri bana böyle sözler söylese, önce onu sonra da akvaryumdaki balıklarına kadar selam verdiği her canlıyı öldürürdüm. ama kendisine acıyamadığım anita, sessizce ağlamakla yetiniyordu."

"anita beni seyretti. bıkmadan izledi hareketlerimi, bakışlarımı. bir ışık aradı gözlerimde. bir kıvılcım. ne olursa. en ufak bir işaret. yeniden hayata dönebileceğime dair küçücük bir hareket. hazırdı bana bildiklerinin hepsini öğretmeye. büyütebilirdi, yeni doğmuş bir bebeğinkine benzeyen zihnimi. sevmesini biliyordu anita. benim gibi değildi."

"hayatı yok etmenin zamanı asla gelmez, çünkü bir saat sonra yaşayacaklarını bilemeyecek kadar insansındır."

"dünyanın en eski mesleği fahişelikse, dünyanın en eski hayal kırıklığı da aşktı..."

"zavallı kız*, bir felaket yaşadığımızı ve bugünlerin geride kalacağını söylüyor olmalıydı kendisine, her mutsuz insan gibi. bugünler geride kalacak... kalmayacak! her gece, herkes bütün acılarını hatırlayacak gözlerini kapattığında. böyle olmasa, binlerce çeşidi olur muydu uyku ilaçlarının?"

"ben sadece fazlasıyla ciddiye almıştım, küçükken babamın bana birini üzdüğümde söylediği o sözü. "kendini karşındakinin yerine koy." ve bunu ilk başlarda o kadar çok yapmıştm ki, bir gün dönüş yolunu yani kendimi bulamadım ve beynimin bir parçası boşlukta uçuşan, hayata uzaktan bakan, sadece seyreden bir çift göze dönüştü"

"insanların birbirlerine aşıkken gündelik hayatlarına devam etmelerini anlayamıyordum. böylesi bir hareket bana ihanet gibi geliyordu. kötü sahnelenmiş bir piyes gibi! sanki bir insana değil de, bir koltuğa aşık olunuyormuş gibi! ben gece gündüz hissettiklerimi, kızı, birlikte neler yapabileceğimizi, ona neler anlatabileceğimi düşünürdüm."

"insan her acıya kolayca alışabildiği ve bir süre sonra varlığını bile unuttuğu için, yokluğunun da farkına varamıyor."


gibi cümleleri içinde barındıran dolu dolu ve konu bakımından çok geniş bir yelpazeye sahip olan hakan günday romanı. bi kitap okudum hayatım değişti dedirtebilir kimisine. önyargıyla yaklaşırsanız bitiremezsiniz yalnız. zira çok kişinin, sadece arka kapağındaki bir paragraflık yazıyı okuyup "bu sıkıcı bi kitaba benziyor." diyerek kitabı bir kenara attığına şahit oldum. o kadar boğucu gelebiliyor..
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
tanrı tanımaz tanrıça themis
derler ya hani ''bir kitap okudum, hayatım değişti'' diye..
bu kitap için ''bir hayat okudum, kitabım değişti!'' deniliyor direkt..

yaklaşık 15, bilemedin 10 defa başa dönüp arşınlamışımdır, sunulan hayatı..
kesin ve net; şahsım adına türk edebiyatının en baba romanlarının arasında ilk sıradadır..

ruhumu gambiya'da, aklımı ankara'da bıraktırmış, hayatımı, mantığımı, zihnimi sorgulatıp, kitabımı değiştirmiştir.

ve sonunda, ruhum haykırırken ''hiçbir şey yok, hiçbir şey yok, hiçbir şey yok.'' diye, tek bir cümleyi telaffuz ediş hayalini kurdurmuştur bana da;
''her şey var, her şey var, her şey var.''
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
depresyoner
ikisi de mutluluğa ulaştılar, kendi tercihleri doğrultusunda.fakat birinde harcanmışlık vardı, beni üzen.kayra'nın hayatını bitirmesi; acıklıydı, kinyas'ın ona yetişememesi, iyileşmesiyle vs.
ben kinyas'tım.hayata yeniden tutunan; sımsıkı.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
neslitukenenyazar
ilk entry mi kendisi için ayırdığım değerli bir kitaptır.ve bu kitabı okuduktan sonra kendime ait sandığım düşüncelerin, fikirlerin bir kağıt üzerinde satışa sunulduğunu öğrendim.
uzunca bir süre adam herşeyi yazmış ben daha ne yazayım ki şeklinde düşündürttürmüştür.bu kitabı okuduktan sonra yazmaya ve düşünmeye küstüm.fakat bu hala bu kitabı seviyor olmamı değiştirmiyor.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
dedivegitti
kitabı eline aldığında bir sayfa sonrasını hep merak ediyorsun. karakterlerle öfkelenip onlarla duygulanıyorsun. kayra adam öldürüyor sevgiliye çatıyorsun. yok tabii ki öyle bir şey. şaka bir yana tek sıkıldığım nokta bazı konuların belki 5, belki 10 kez dile getirilmiş olması oldu. alınız, okuyunuz, biraz gerilip duygulanınız. etkisinden bir süre çıkamayanız.

çıkmak isteyip, çıkamadığınızı hissettiğiniz anda yeni bir kitaba başlayınız.

"bütün hayatımız boyunca beklediğimiz ve nereden geleceğini bilmediğimiz huzuru arıyoruz. ve tükenmez huzur arayışımız hayatta kalmamızı sağlıyor."

"o hiçbir zaman geçmişimi düşünmüyordu. beni 29 yaşında doğmuş bir adam olarak seviyordu ve ben de kendimi öyle hissediyordum."
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
7
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın