kırbaç

hansvoralberg hansvoralberg
ince bir derinin bir sapa tutturulması ile oluşturulmuş işkence aleti. gerçek kırbaçların çalışma prensibi şu şekildedir. deriye vurulan kırbaç, deriye sülük gibi tutunur. kırbaç geri çekildiğinde tuttuğu deri ile birlikte ince bir deri tabakasını vücuttan alır. can yakar.
begooo begooo
ercüneyt özdemir in "e8" isimli albümünün, 4. parçası...
sözleri de şu şekilde:

sorma başım belada
attım kendimi bir yangına
gençliğimin ipine dolandım
yüreğimi verdim rüyalara

sorma başım belada
sattım ruhumu karanlığa
sensizliğin içine uyandım
halim yok kurtulmaya

huzurum kalmadı yalandan
çıkmıyor zehir kanımdan
kör olsun talih gülmüyor
gitmiyor hüzün kapımdan

of.. aşkın ömrüme kırbaç
yüreğim acıdan kaç
derdim kendi dilimden
sensin bana ilaç
şapkalı e şapkalı e
geçen gün aklına geldi birden. benim vardır öyle sululuklarım. durduk yere saçma-sapan şeyler gelir aklıma.

hepimizin bildiği bir şey kırbaç. aşağı yukarı hepimizin de bir fikri vardır kendisi ile ilgili. yok deri olmalı, yok ucu sivri olacak ki şaklasın vs vs işte.

ama almak istesek şimdi bir tane. fantezi ürünü olanından değil ama. gerçek bir kırbaç. işkence aleti olandan. belki çocuğumu döveceğim ben. kime ne? nasıl olsa hükümet de arkamda. karıyı, çoluğu, çocuğu sopadan geçireceğim... bulamam herhalde. yani çarşıya insem elim boş dönerim.

hakkında bu kadar çok şey bilip, her an ulaşabilecekmişiz gibi hissettiğimiz ama arasak bulana kadar göbeğimizin çatlayacağı başka bir eşya var mıdır acaba?
jouissance jouissance
mazoşistin kırbaçlanma fantezisi; frekansı artırılmış fort-da (gel-git, ah işte bu, daha hızlı daha hızlı). kırbaç; iniyor kalkıyor iniyor kalkıyor.. sıcaklık artıyor, dolaşım hızlanıyor, beklentiler anında gerçekleşiyor.. nevrozu sapkınlığa yükseltmek için en iyi kürlerden biri. arada bir alın (büyük penisli bir sevgiliniz varsa yanağınıza ya da ağzınızın kenarına sikiyle vurması da aynı işi görecektir)