kısa öykü denemeleri

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
16
antitartaklar
yumuk elleriyle tutmaya çalıştığı hava değil hayattı aslında. belki çok istediği için belki de çok erken davrandığı için bir türlü tutamadı. ana babasıda uğraştı bunun için. tutkalla yapıştırmayı denediler tutunamayan bebeklerini. tutmadı. hayat itti onu. fıtratına ters olan bir fırtınaya kapıldı. geldiği gibi gitti.

bu giri sakıncalı bir içerik barındırıyor olabilir

yine de görüntülemek için tıklayın

koylu goren magdur uzayli
stop the vehicle at once or else we shoot!
yukarda ki hayatımda önemli yeri olan bir cümledir rüyamda duyduğum olmuştu. yıldıray'da bana bu bilinç altımda yatan cümleyi anımsattı. zira kendisi bu cümlenin içindeki saklı ruh ile doğmuştur.o okulda daha güvenlikçi bile değilken soruları çalmaya çalışanları durdurmuştur. yani bu adam yeni değil eskidende fahri güvenlikçi sayılırdı okulda.


güvenlikçinin varlığından haberdar olunca içimden oh ne güzel içerde nöbetçi olacağım demiştim.
sabahta oturdum içeri bir güzel, ancak ikinci dersten sonra. musa gel sen bakayım diyip. elime nöbet defterini verip beni onun yanına yollaması. günüm için bir kırılma noktası oldu...
napcam onla ben ulem... aldım kitabımı,
kulübeye girdim
-merhaba.
-merhaba(bu burada ne arıyor bakışı, bayağıda manidar).
kitabımı masanın üzerine koydum.
bir mp3 player sağlamış kendine kıro kıro şarkılar çalıp duruyor camın kenarında. konuşmaya başladık
-musa hoca yolladı bıdı bıdı.
-nerelisin vs.
öyle klasik konuşmalardan sonra.ta içerden sandalye getirdim kendime.
sonra memleketimden insan manzaraları'nı okumaya çalıştım. ancak mümkün değil. adam konuşmak istiyor ki zaten onunla aynı ortamda kitaba dikkatini veremiyorsun.
-ee anlat.
!!! (evet haklıydı kös kös oturamazdık ancak neden benden bekliyordu ilk atağı)
ne anlatayım diyerek başladım sonra konuştuk.
-baban ne iş yapıyor?
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
uzun bir sessizlikten sonra nazım hikmet'in kitabını aldı ve ilk sayfaya baktı
-... düşündü(m)
-... düşündü(m)
-
-
-
-işsiz kalırsam diye düşündü(m)
israrla cümlelerin sonuna m eklerek okuduktan sonra bir anlık hırs gibi bir duyguyla bıraktı kitabı.
-bu ne diyor .muğa koyam.yok işşiz kaldım diye düşündüm yok parasız kalırsam diye düşündüm.yok şöyle yok böyle dedim.bir de bunu kitap diye basıyorlar .muğa koyim.
(eskiden çocuklarda gözlemlediğim şeydir; kendilerine karışık bir soru yöneltip zorlanacağı seçenekler verirseniz sonuncusunu söyler.en net o aklında kalmıştır, işte yıldıray'da sondan başlamıştı kitaptaki cümlelere) yıldıray'a zor gelmişti anlaşılan.o süper kahramanların değil normal halkın hikayesini anlatıyor demeye kalksamda hevesim kırıldı. diyalektik yapıp günümüz ekonomisinden başlayıp sosyalizmin ne kadar mantıklı olduğunu anlatma hevesimi, artık elindeki sakarya dershaneleri yazan bardağı görünce topukları popsuna değerken gördüm. anlamayacaktı.
tenefüs ve öğretmenler, gelip geçen öğretmenler. sigara içen öğretmenler.
ilginçtir ki cumhur hocada kapı dışarısına çıkarken, durdu bana baktı 1 yıl sonra ilk kez konuştuk galiba, cümlesi buydu;
-kilo almışsın sen.
ne diyo lan bu dedim içinden şaşkınlığın titrekliği vardı sesimde.
-evet hocam son zamanlarda sürekli alıyorum
dedim.o şaşkınlık saçmalatmış beni.ne demiştim ben lan?
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
yine sessizce duruyordum,
-hadi çay getirde içerlim karşılıklı.bak rica ediyorum ha(!)
parantez içindeki ünlem konuşma esnasında bu kadar beliremezdi herhalde insanın karşısında.
-geçende çay içtim burada.aç aç ,cır cır olmuşum .muğa koyim.
sonra çayı içerken fıkra anlatmaya kalktı.
-vücuda başkan seçiyorlarmış beyin ben olcam demiş mide ben olcam demiş göt ben olcam demiş. sence kim başkan olmuş?
-göt olmuş
-nerden bildin?
-tahmin ettim.
-anlatayım o zaman sana;
şimdi, vücuda bir başkan seçeceklermiş beyin demiş ben başkan olcam mide demiş ben başkan olcam göz demiş ; hayır ben başkan olcam penis demiş ben başka olcam göt demiş ben başkan olcam.
sonra beyini başkan seçmişler sonra göt demişki s.çmıyorum ulan!
1,2 gün olmuş mide ağrıyor göz yaşarmış sonra tamam demiş, götü başkan seçmişler.
yaa , işte göt başkan olursa böyle herkes mutlu olur.
(burdan halkın onun sayesinde mutlu olup oyunu kazanan hükümete selam eder, bu hikayeyi onlara güvercin misali uçururum).

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
bu adam iki yüzlü birde;
dışarıya küçük bir kız çıkıyor bir baba şefkatiyle
-kızım kapıyı kpatırmısın
sonra kız duymadı gitti,ve yıldıray homurtulu sesiyle
-duymadı .muğa koyim.

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
arkadaşım yanıma gelmişti , konuşuyorduk, yıldıray'ı soruyordu. elinde tesbihi vardı.
dedim sok şunu cebine yanıma öyle dolaşma takmadı. tespihi çekerken mırıldanıyordu.
-sübhanallah sübhanallah (2 kız geçiyor) sübhanallah gelde vurma sübhanallah...
-:s
bu konudayorum yapmıyorum...
sonra gitti, sıkıntım vardı ,gideremedide.
köşeye geçtim. öylesine okulun duvarına yaslanmış çarşamba lisesine bakıyordum.
o an ekin ile cemre geçti sonra 5,6 adım geçtiler beni,
-aykut'la konuşabiliriz
yaklaştılar
-naber?
-sıkıldım.
gün için klasik konuşmalar herkesle olan yıldıray vs.
-telefonu var mı?
-var
-modeli ne?
-eee
-1g mi?(gülmeler)
o kargaşada zorla iki yüz eeelli dedim.
yıldıray belirdi bişiler diyerek.
ve bir yalnızlık...

yalnızlık

bu dünyada farklı olacaksan bunun yolu inançsızlık değil. tabi ki türkiyede farklısındır ama inançsızlık farklı olmak için olmamalı.i̇nsan kendi kendine yetebiliyorsa farklıdır.
insanın sosyal olma çabası tamamen korkularındandır.
hayvanların sosyalliği tehditler ve yaşama çabası nedenlidir. insanın sosyal olma sebebi;
düşünmesi ve düşünürken içine düştüğü korkuları ve içindeki tehditleridir.bu normal tehlikelerden daha büyüktür ve insan hayvanlardan çok daha sosyaldir.
peki bu kadar yazdı ,buraya kadar okuyan olacağını mı düşünüyor yazar?
hayır.
zaten yazarın buna ihtiyacı
kybiss
gölgenin peşindeydi derviş. önce noktayı koyanı yakaladı. sonra tasviri çizeni. üçlemeye kandı, aldandı. yakalandı.
antitartaklar
denemek için henüz erken dediler. sen mühendis olacaksın dediler. kalemini kırıp kağıtlarını emre aydın'a verdiler, kağıttan evler yapıp ısınmak için ateş yakmak gibi saçma eylemlere girişsin diye.
tıbı
kocaman bir çarşaf gerdik. masmavi göğe kadar tırmanan bir ağaç vardı. en tepesine çıktık. bütün gece yıldız sallayıp, topladık.
antitartaklar
fikirleri bir kürdanı andırıyordu fazlasıyla sivri, bir o kadar da güçsüz. sadece bu şekilde bile yeni olduğunu belli ediyordu. sivriliğiyle dikkat çekemedi ve temelsiz fikirleri çabuk kırıldı.
16
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın