kısa öykü denemeleri

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
16
zikandal
yerinden kalkmak istemiyordu, zorunlu hissettiği için kalkıp yavaşça tuvalete gitti. ilk beş saniyede insanların sidik torbasının neden daha büyük olmadığını, ikinci beş saniyede işemenin başlıbaşına çok mantıksız bir iş olduğunu düşündü; son beş saniyede tüm fikirleri gibi bunları da tuvalete akıttı...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
karyatid
korkuyordu. küçük bir çocuk gibiydi.oysa ki kocaman bir adam olma derdindeydi. yürüdü.
silik, siyahlar içinde bir kadının farkına vardı. yaklaştıkça görkemli bir bedene merhaba diyordu gözleri. daha bir sokuldu. ürkek , korkak tavrı kadının kokusunu duydukça hayranlığa ve merağa dönüştü. kadın hoşgeldin dedi. ben de seni bekliyordum. adam kocaman açtı gözlerini.kadın sarıldı, öptü adamı daha o anlamadan.adam anımsadı bu anı. ilk öpüştüğü, sevdiği kadının dudağını...
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
meli canan
nasıl başladığı anlaşılmayan fakat zamanla inanılan.
her yeni güne sevgi sözcükleri ile başlanılan. göz kapanışlarında ise sanki ayrılığı yaşanılan.

biliyordu kadın bunun sonunun olacağını, fakat öyle büyük tutku ile bağlanmıştı ki sorgusuz sualsizce gitmişti ona.
bir boşluğun içinde kaybolurcasına testlim etmişti kendini. yaşadıklarına aldırış etmeden, çevresindekileri kırıp dökercesine gidiyordu hep yanına.
hiçbir şey düşünmüyor sadece onunla olmak istiyordu.
adamın düşünceleri de belliydi bu anlarda, o da sadece kadınını istiyor sadece onu arzuluyordu.
bitmek bilmesin istiyorlardı birlikte geçirdikleri saatleri. zaman uzadıkça uzasın, hatta dursun dünya ve bir tek onlar kalsın istiyorlardı.
bitmesin sevişmelerimiz, günler, aylar sürsün ve biz bıkmayalım tenlerimizden diyorlardı.

sevgilerini doyasıya yaşamayı isterlerken bir anlaşmazlık yaşandı aralarında.
uzunca bir süre sürdü bu durum.
kadın kendini yedi bitirdi, elden ayaktan düştü.
her güne ağlayarak uyandı, her yüze buğulu gözlerle baktı.
ve savaştı, savaştıkça daha tükendi. çünkü gelmiyordu sevdiği.

bir gün uyandı ve yolunda gitmeyen şeyler olduğunu fark etti, o an toparlandı ve düşünmeye başladı.
ona ait bir parça vardı içinde ve ondan kurtulmalıydı.
ne kadar sevse de bunu yapamaz onun çocuğunu dünyaya getiremezdi.
düşündü günlerce kafasını kaldırmadan düşündü ve geri dönüşü olmayan yola bir adım attı.

doktorlar geç kalındığı için tehlikeli olacağını söyledilerse de kadın vermişti kararını öldürecekti bebeğini. ondan kalan tek canlı parçasını yok edecekti.
10 şubat günü yeniden gitti sevdiğinin yanına, içindeki parçasıyla birlikte son kez sevişti onunla gözyaşları eşliğinde. son kez dokundu tenine. çünkü biliyordu bebeğini öldürdüğü gün onu da öldürecekti.
sevgisi bitmeyecek ama bir daha görmeyecekti, dokunmayacaktı.
13 şubat sabahı gitti ve aldırdı bebeğini.
uyandığında ise 14 şubattı.


not: anlatmış olduğum bu hikaye gerçek olmakla birlikte şahsın isteği üzerine yazılmıştır.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
tuna
yol

otobüsün camında yansıyan "öteki ben"e baktı bir süre. uzakta tek tük köy evlerinin ışıkları yanıyordu. soba başında "anadolu'dan görünümü" izlediklerini hayal etti. kaçıyordu. artık tek düşündüğü, muavinin sunacağı ikramda çubuk kraker mi yoksa top kek mi alacağıydı. öteki ben için kraker kendi için top kek aldı. muavin kurtlar vadisi ırak'ı koydu video oynatıcıya. otobüsten inip trene binmesine 8 saat vardı.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
antitartaklar
kadının nerde olduğunu öğrenen adam balkona doğru koştu. sabahlara kadar çay içip çekirdek çıtlatarak, hoş sohbet ettikleri balkondan aşağı atladı. (1)

gözlerini kumsalında kumdan kaleler diktiktikleri denizin açıklarında açtı. kıskanç dalgaların hep onların kalelerini yıktığını hatırladı ve berabercek ağladıklarını, dalgalara küfrederek;birde yüzme bilmediğini.(2)

bu sefer arabasının içindeydi. yanında "o"da vardı. ona sarıldı, haykırarak: "yıllarca seni aradım o kazadan sonra... yıllarca... bu sefer o kazaya izin vermeyeceğim! ya da bende senle geleceğim!" tır geldi. arabaya çarptı.(son)
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
16
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın