kişisel olan politiktir

towlie towlie
ilk olarak feminist kate millet tarafından dile getirilmiştir.
feminizm ile sınırlı kalmayan önermedir. hayatın her alanına uygulanabilincek doğruluktadır.
bismillahirahmanirahimof bismillahirahmanirahimof
bizden bir kuşak öncesinin vermiş olduğu kadın mücadelesinin sosyokültürel ve siyasal altyapısının ne olduğunun anlatıldığı hanisch eseri. bu kısacık eserde 1960-1980 yılları arasında ortaya çıkmış olan hak mücadelesine dair çarpıcı veriler barındırıyor.

özellikle çift kutuplu dünyanın batı yakasında ortaya çıkmış olması, bugün tümüyle teslim olunan sistem içerisinde kadınların nasıl bir çizgide durması gerektiğine dair ön tecrübe niteliği taşıyor. dolayısıyla buna eşitlik yanlısı insanın el kitaplarından biri diyebilirim rahatlıkla.

hem genel durumu anlatırken bu bağlamda kitabın içeriğine de değinmiş sayılacak şekilde anlatayım bu eseri size. bu sloganı duyduğunuzda aklınıza öncelikle 1960-1980 yılları arasında, dünya genelinde yükselişe geçmiş olan ikinci dalga feminizm hareketi gelsin. bu slogan dönemin amerikası başta olmak üzere avrupa genelinde vuku bulmuş ve kadınların toplumsal eşitliğinden ziyade kadınların hakları ve bunun yanında eril söylem karşısında olan diğer tür ve cinslerin hak ve mücadeleleri kapsamında büyütülmüş bir politik dalganın sloganıdır. kişisel olan politiktir. çünkü bireyin kendine özgü sorunları olacağı gibi, yaşayacağı toplumsal, siyasal baskı da onun sorunlarının doğrudan politize olmasına sebep olmaktadır. bu mücadele söylemi ve oluşturulmuş yöntem kısmen kapitalist sistem içi bir iyileştirme* şeklinde devam etse de gereklidir. çünkü sistem içerisinde de bir yaşam devam etmektedir sonuçta. bunun mücadelesinin de veriliyor olması gerekmekte. -ki kadın haklarının yanında hayvan hakları (vegan-vejeteryan hareket), doğa hakları (yeşil aktivistler) da bu politik söylemin şemsiyesi altında hak mücadelesi vermektedirler. konu artık insanlar arası sorundan ziyade bir doğa ve evren sorunu haline gelmiştir. ikinci dalga feminizm hareketi, insanlık tarihi açısından gerçekten sarsıcı bir etkidir. müthiş bir yıkımı arzulamaktadır. ve bu inanılmaz bir tutkudur. insanlık en büyük sıçrayışlarından birini bu alanda gerçekleştirecektir. bu belki bizim ömrümüzün yeteceği bir şey olmayacak ancak insanlığın boşluğa doğru hızla gittiği yönünü tersine çevirecek olan etki kadın-doğa-hayvan mücadelesi şemsiyesi altından çıkacaktır. kişisel olan politiktir bu yüzden herkesi bağlayan bir slogandır.

bu noktada bir soru sorarak incelemeyi noktalamak istiyorum. buna verilecek olan cevap insanlığı bir adım ileri götürecek verileri sunacak önümüze ancak henüz ''o'' beklenen cevap verilemedi;

peki ya toplumsal olan?