kıskanç insanlar

1 /
absynth absynth
mümkünse köşe bucak kaçılması gereken, hayattaki emellerine sahip olan insanlara karşı aşağılık kompleksi hisseden insanlardır. çeşitli atraksiyonlarla en gereksiz anlarda kendilerini gösteren, nedense komplekslerini gizleyemeyen insanlardır. bir insan bir kere kıskanıp belli ettiyse sizin için bitmesi gerekir çünkü bu insanlar asla komplekslerini yenemeyeceklerdir.
de git vampir tiskincsin de git vampir tiskincsin
bu kişiler kendisine kader arkadaşı arayanlar,kendi mutuzluklarına başkalarını da ortak etmeye çalışanlar,gamlı baykuşlarfır kısaca..
kendi hayatında minicik bir mutluluk,tatmin izi bile yokken,karşıdaki kişiyi eleştirirler..
bunları genelde kız aleminde görürsünüz.örneğin kiloludur,siz de orta şeker bi hatunsunuz..kimseye zayıf olduğunuzu iddia etmiyorsunuz ama öyle balinaya da evrilmiyorsunuz.bu hatun gelir "kilo verdim mi?" diye sorar.siz de nezaketen "evet" dersiniz..sonra dönüp size "ama sen hayvan gibi olmuşsun." der.
burada ya gülümseyip geçersiniz ya da bir daha böyle espriler yapma dersiniz.gülümseyip geçerseniz bunu buluşmanız süresince tekrarlar.
bu kişiler takıntılı biçimde dış görünümünüzle alay ederler,ayaklarınızın büyüklüğü,çenenizdeki çukur,saçınızın sönük olması,dip boyanızın gelmiş olması..bunların hepsi onlar için birer besin kaynağıdır.bakar alay ederler,sonra da şakaya yatarlar..
peki bu kişilerin ortak özelliği nedir?
hayatta büyük bir başarı elde edememiş olmaları,belli bir amaçlarının olmaması..
bu kişileri hayatınızdan en çabuk şekilde çıkartın yoksa sizin de hayat enerjinizi çekerler,bir süre sonra söylediği o şeylere siz de inanır olursunuz..
kimsenin hayatı mükemmel değil,olamaz da.. ama kendi eksikliklerini başkasına saldırarak gideren birinin hayatı da şahsen beni ilgilendirmiyor.gereksiz eleştirinin nedeni minik ego tatminlerinden başka bir şey de değil.
birfincancay birfincancay
arkadaşlar, sevgili kardeşler... benim bakın derdim var, siz anlamıyorsunuz. ben istemez miydim sizce "aaaa handan mı? tabii ki belinden kavrayabilirsin hayatım", "yahu manolya ile sen kardeş gibi büyüdünüz... üstüne uzanmasında hiç problem yok", "özlemlerle sabaha kadar muhabbet mi? çok normal aşkım. bence uygundur" demeyi? isterdim. durup dururken dertsiz başıma niye dert alayım? niye adama sorun çıkarayım? hayır yani, kıskançlıktan bugüne kadar kim ne fayda sağlamış? elle tutulur ne kazanmış? var mı öyle bir senaryo? yok. ama olmuyor işte. cümleleri kuramıyorum. boğazıma düğümleniyor. "hihihihi... özlem... sabaha kadar... muhabbet... derin... kankan tabii... yani... kankana... bir... sana iki" şeklinde saçmalamaktan öteye geçemiyorum ben. ağzım yamuluyor. hık dicem, gidicem bir gün valla siz de kurtulun ben de kurtulayım. adam uzağımda kadınlarla hemhal olurken zaten nöbet geçiriyorum. benim can güvenliğim yok. sağlığım tehdit altında. beynimde pıhtı atacak... hiç mi acımıyorsunuz ya?

özgüvenle, karşılıklı güvenle, tek başına güvenle, çevreye güvenle vesair neyle ilgisi var bilmiyorum. tüm eleştirileriniz başım gözüm üstüne de "fellik fellik kaçın bundan aman allah muhafaza" falan yazmışsınız, kırılıyorum. benim size ne zararım var? zararım kendime. bi de adamlara. işte, o anda kimle birlikteysem artık, onlara yani. onlar da zaten kadro dışı bırakıyor yeri geliyor. nedir yani bu nefret? benim elimde mi? değil. vallahi empati kurmuyorsunuz. sizi esefle kınıyorum.

sizin kırmızı çizgileriniz hiç mi yok? "tayt giyen kızla asla", "trap dinleyen adamla asla" demesini biliyosunuz. atıyorum, yay burcu diye değerlendirmeye bile almıyorsunuz. biz bu maddi kıstasları, bu astrolojiyi sorguluyor muyuz? biz düşkünlüğümüzü baz alıyoruz, hissiyatımızı ortaya koyuyoruz, sakınıyoruz, olay oluyor.

hastalık pençesinde isem, etkisi kanıtlanmış tedavi talep ediyorum. ha yoksa öyle bir tedavi, beni; stalkladığım rakiplerimle baş başa bırakın lütfen. adreslerini bulucam. üzerime gelmeyin.
markidesade markidesade
samimiyetsiz ilişkilerin ürünüdür kıskanmak, kısıtlamak. toplum ahlak yapısı, dizi, film, şarkılarda dahi yanlış güdülenir ilişkiler bireye. biri aldatmak isterse, diğerinin ruhu duymaz, çok basit bir olgudur bu. kıskanmak ve kısıtlamak sevgi değildir, sevgi göstergesi değildir. aksine özgüven eksikliğidir, "kişi kendinden bilir işi"dir.

bunu bir de güleda'ya anlatsanıza.


evetaynenbukelimeyikullandı evetaynenbukelimeyikullandı
sen kalk düzgünce bir tartışma konusunda cevap vereme, edebiyat bilginin sınırlılığından utan, yazarla karşılıklı iki sohbet edeme, sorularını cevaplayacak bilgin olmasın, sonra da kadının yazdığı başlıkları mesken tut, orada burada kadına sallamaya çalış. yok ya?

kıskanç insan nasıl olur söyleyeyim. orada burada tırnaklarını yiyerek goggleladıgı bilgileri etrafa saçmaya çalışan, bunları kendi düşük çevresine yediren, sonra da işin gerçek bileni cıkınca onunla fikir kavgası edemeyip, arkasından orada burada başlıklarda laf sokmaya çalışan insanlar kıskanctır. karşısına cıkıp iki kelime edemeyeceğiniz insanları kıskanıp durarak bir ömür geçiriyorsunuz. bilgi desen yok, türkçe yerlerde, meslek yok, özel hayat hic yok herkesin malumu olmuş, hicbir sey yok. anca tırnak yemece. e yani onu da sizin çevreniz hariç kimse takdir etmez. neyiniz kıskanılacak acaba?
1 /