kitaplardan alıntılar

42 /
güse güse
"bak, burasını iyi dinle, iyi kaydet teybine…atatürk bize allahın bir lütfudur. bunu bütün insanlığa ilan ediyorum. türk milletini ve memleketini kurtarıp bizi yaşatmak için allah ın bize gönderdiği bir mucizedir.

dinle, iyi dinle

şişli'de bir adam oturuyor…topu yok, tüfeği yok, askeri yok, düşünüyor, bir şeyi düşünüyor…
anadolu'ya geçip ordu kuracağım, düşmanı kovacağım…birisine söylese deli derler adama. istanbul işgal edilmiş, memleketin itibarı sıfır olmuş. gencecik bir adam, kalkmış, memleketini kurtarmayı düşünüyor…

tek başına anadolu'ya geçmiş…7 kişi, ama tek başına demektir. o başta…düvel i muazzama yı yenmeye gidiyorlar. tek başlarına ne yapabilirler?

arkanda allah varsa yaparsın.

o da mağlup çıksaydı bu savaştan, bugün türkiye yoktu. zaten, büyük devletlerin de istediği bu değil miydi?

*
atatürk'ün her hâdiseye bakışı insaca idi, insani duygularla idi. bunu böyle bilesin kızım, atatürk mükemmel bir insandı…"

vasfi rıza zobu ( devlet sanatçısı ve ünlü tiyatro ustası)

selma selçuker, ne mutlu atatürkü tanıdım diyene
güse güse
şehvet duygusunun çileden çıkmasının kesin nedenlerinden biri olan uzun uykuları da ekleyelim: kesin neden diyoruz, çünkü uykunun ardından gelen sabah mahmurluğu içinde irade eriyip tükenmiş gibidir. hiçbir karşı çıkış olmadan hayvanın hükmü sürmektedir. zihin de uykulu vaziyettedir - ve pek çok kişiye bu gevşek saatlerde mükemmel derin düşünme faaliyeti yürütülebilirmiş gibi gelse de bu tam bir yanılsamadır: zihnin keskinliği körelir; en sıradan fikirler bile insana çok orjinal gelir ve sabahın güzel düşünceleri yazıya geçirilmek istendiğinde ortaya hiçbir şey çıkmadığı görülür, demek ki o sözde zihin çalışması, fazla değer taşımayan bir düşünce otomatizminden başka bir şey değildir.

gerçekten otomatizm söz konusudur ve içimizdeki otomat da içgüdüleriyle, arzularıyla serbest bırakılmış hayvandır; onun doğal yönelimi, hedeflediği son da cinsel zevktir. daha önce de belirttiğimiz gibi, istisnası olmayan bir genel kural ortaya atabiliriz: uyandıktan sonra bir saat veya saatlerce yatağından çıkmayan her genç adam iflah olmaz bir şehvet düşkünüdür. "

jules payot, irade eğitimi
güse güse
"bu tür fiziksel nedenlere bir de çevrenin sürükleyici etkisi eklenir.

karaktersiz, enerjisiz, ahlaksız, vasat arkadaşlarla vakit geçirmenin büyük zarar vermekten başka bir işe yaramayacağı açıktır.

ve tüm ülkelerden üniversite öğrencileri arasında ne yazık ki hatırı sayılır miktarda kepaze bulunduğunu da söylemek gerekiyor.

öğrenci grupları içinde akıldışı bir özenti yarışması gerçekleşmekte, en çılgınlar diğerlerinin de rengini belirlemektedir.

lokantalarda, özellikle de küçük fakültelerin kalabalık masalarında yemekler tam bir curcuna içinde yenir, gülünç ve başı sonu belli olmayan tartışmalarla hararet yükselir; dışarı çıkıldığında heyecan son haddine varmış, kaba ve gözü kara arkadaşların her türlü teklifine boyun eğmeye hazır hale gelinmiştir. birahaneler dolaşılır ve sefahat alemi başlar.

böylesine şiddetli sarsıntıların ardından, dingin çalışma ortamına ve düşüncenin verdiği hassas keyiflere uzun süre geri dönülemez. bu sefihlikler, genç erkekte son derece istikrarsız olan yüksek duyguları darmadağın eden kötü bir tortu bırakırlar.

ahlak bozukluğunun tek nedeni bunlar olsaydı, tabiatı iyi olanlar her şeye rağmen bunlardan kaçınabilirlerdi; ne yazık ki daha üst dereceden telkinler, en berbat aşırılıkları bile meşrulaştıran genel geçer safsatalar mevcuttur."

jules payot, irade eğitimi
güse güse
"türklük-kürtlük-ermenilik sorunlarını, bilim, teknik ve tarih açısından inceleyip araştırdıktan sonra, gelecekteki çalışmalarını şu üç noktaya topluyorlar (erzurum şubesinin basılı raporu):

1. kesinlikle göç etmemek,
2. ivedi olarak bilim, iktisat, din örgütleri kurmak;
3. saldırıya uğrayacak doğu illerinin herhangi bucağını savunmada birleşmek. "

başkomutan gazi mareşal mustafa kemal atatürk, nutuk
güse güse
"efendiler, bu yazıların anlamı ve bu düşüncelerin amacı bugün kolaylıkla anlaşılmaktadır.

yarın daha açık olarak anlaşılacaktır.

gelecek kuşakların, türkiye de cumhuriyetin ilan edildiği gün ona hiç acımadan saldıranların başında, "cumhuriyetçiyim" diyenlerin yer aldığını gördükleri zaman şaşacaklarını hiç sanmayınız!

tersine, türkiye nin aydın ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi geçinmiş olanların gerçek inanışlarını irdeleyip saptamakta hiçte güçlük çekmeyeceklerdir."

başkomutan gazi mareşal mustafa kemal atatürk, nutuk
güse güse
"herkesin cennete tek başına gidebilmesi için kendi amellerini takip etmesi ve yalnız şu duaları okuması gerekir. ondan sonra cennet!

iyi ama halkın durumu ne olacak?

onun halk ile bir işi yoktur. izlenecek yolu bu dua kitabında yazmışlar:
kim şu amelleri işlerse cennete girer. yani cennete girmek için bireysel kurtuluş yolu. bu da sapık din tarafından eşekleştirilen dindar toplumların en büyük eşekleştirme şekli ve en büyük musibetidir."

dr. ali şeriati, bilinç ve eşekleştirme
42 /