kız yurdunda dizi izlemek

kumral ada kumral ada
kız yurdunun alt katında bulunan televizyon odasını gidip dizinin reytingine göre (ki sanırım yaprak dökümü ve aşk-ı memnu birinci sırayı paylaşıyor) sayısı 10 ile 20 arasında değişen kız popülasyonuyla dizi izlemektir.
dizinin kendisinden bile zevkli olan bir olay bu. çünkü çok değişik yorumlar yapılıyor kızlarımız tarafından.
bir kere aşk-ı memnu adlı dizide behlül karakterinin her can alıcı bakışında bir "ayyy canımm" şeklinde iç çekiş kesinlikle yaşanıyor.
yapılan yorumlarla yurttaki kızların kişilik analizleri bile yapılabiliyor!
mesela bugün aşk-ı memnu izlerken yapılan yorumları dikkatlice aklımda tuttum ve sizlerle paylaşıyorum (umarım o kızlardan sözlükte yazar olan yoktur)(dedikodu gibi oldu sanki ama)(ehe)

- ayy bu nihalin sevgilisi çok yakışıklııı (zevke bak peeh)
- neresi yakışıklı ya tarkana benzio (ehihi doğru dedi valla doğru dedi)
- ayhh bu bihter de yürüyemedi topuklularla bir (kıskanç kız versiyon1)
- ama güzel kadın allah için (içten içe kıskanç bu belli etmiyor)
- ama bak yakın çekimde cildi ne kadar çirkiin (kıskanç kız versiyon2)
- amanın (bkz: behlül) ohh hiiii ooyy
- öeh ne giymiş o elif öyle (bu da behlül ün gıcık nişanlısı olduğundan ötürü sürekli bok atılıyor)
- lan bu nihal çok bücür yaa (bunu söyleyen uzun boylu hanım kızımıza ön taraftan kısa boylu bir kız çok pis baktı da, uzun kız fark etmedi )
- amanın (bkz: behlül) ohh hiiii oyyy
- kızlar cimbom gol attı 2-1!
- oohh 3 ün 1 ini alır bordo inşalaaah!!! (nölüyör!!!) (bkz: kıvanç tatlıtuğ un kız bünyesine etkileri)
- ayy o firdevs hanımın boynundaki kolye gerçek taş mıııı!
- ıyy elif yaa çok esmersin, çirkin be bu kız (bok2)

sonra dizide manken olan elif in babası "kızımız yurtdışına açılcak" gibisinden bişi dedikten sonra;
- açılır açılır, her bir yanını açar o elif. (bok3)
dizide firdevs hanım meyveleri suda kaynatıp, suyunu süzüp, hasta olan bihtere içerecektir;
- ne o öyle vitamini kalmazki kaynayan meyvenin, ne anladım o işten! (tamam itiraf ediyorum bunu ben dedim)


bir de adnan la bihter yasal bir şekilde öpüşürken herkes aynı anda "ıyhhh", behlül ile bihter yasak bir şekilde öpüşürken herkes aynı anda "ohhh, ahhh, holeeey" demektedir.


" aşk-ı memnu dizisi kızlarımızı ahlaki yönden olumsız etkiliyor. rektörlük bu olaya el atmalı. "
(yurt müdüresi, bir aşk-ı memnu dizisi sonrası)
(yok ya, kadın sadece odanızı toplayın diye yalvarıyor)
(en azından terlikler aynı hizada olmalıymış)(?)
stedimare stedimare
bi de bunun kavak yelleri versiyonu var ki,efe nin sahnesi gelmiştir birden bağırışlar artar
-aaaaaaaaaaay efe yaaa çok yakışıklııııı
-üff mine de ne salak
vb konuşmalar birbirini izlemekteyse asansörü beklemeden odanıza çıkmanın zamanı gelmiş demektir.
herşey iyi gitmiyi herşey iyi gitmiyi
okula yeni gelmişim
bide devlet yurdundayım
anam okulda birde reisler asenalar varmış, ne olyor len dedim
işte ozamanlar perşembe günü yayınlanan dizi vardı
şimdi ne durumda bilemiyorum.
bende pek önemsemediğimden, dizinin ogün olduğunu bilmiyorum tabi.
efenim karnım acıkmıştır ve kantin bu saatte sakindir deyip
rahat rahat yol almaktaydım...
kantine girdiğimde böyle ışıklar sönmüş böyle büyük bir sessizlik vardı
ne oluyor lan dedim
bizim yurt kız erkek karışıktı efenim. yani kantin ortamı.
bir baktım ağır abiler takımları çekmiş
pür dikkat kurtlar vadisini izliyorlardı
anlamlandıramadım niye ışık sönük niye sessizlik niye takım elbise
o günden sonra yurtta bir dahada bulunmadım zaten

yok, lan ne korkacam!!!???//%%
asymmetry asymmetry
osmangazi üniversitesinin yanındaki kız yurdunda (dumlupınar kız öğrenci yurdu - umarım yanlış hatırlamıyorum) zamanında asmalı konak izlenirdi,
erkek yurdunda kurtlar vadisi izlemek nasıl birşeyse (gözünün önüne getirdin mi) aynı manzara ile karşı karşıya kalıyorsunuz. tam seyirlik, hatta erkek versiyonundan daha zevkli.

p.s: nerden biliyon diyenler çıkabilir, eski sevigilin yurt zamanlarından biliyorum.
füçır füçır
k- ay behlül çok şeker gerçekten!
k- bihter sırf zengin diye evlendi bu herifle.. orda behlül varken.. hem salak hem ahlaksız
k- bihter güzel ama çok sinsi görünüyo..erkek olsam hoşlanmazdım..
e- ben erkeğim ve bihterle bir gece için 150 bin doları gözümü kırpmadan verirdim..süt gibi hatun bence! (atletle ve elinde bir şişe bira ile kızların arasında oturmaktadır..)
k- imdaaat! sapık var!!
k- annecim sen nasıl girdin buraya?
e- sosyoloji öğrencisiyim ben..bi giri okudum da durumu kendim müşahede etmek istedim.. ayrıca bahçe duvarından girdim içeri..
k- güvenliği çağırıııın!
e- gerek yok, şimdi çıkçam zaten.. iki fırt biram kaldı, onu çekip gitçem..
re offender re offender
her kanaldaki hatta stv'deki diziler bile izlenirken, bir kere bile cnbce açılmaz ya! evet kız yurdunda yaşıyorsanız, çoğunluğun istediği saçma sapan programlar ve yaprak dökümü gibi dizileri izleyebilirsiniz anca, avrupa yakası da hani yaprak dökümüne reklam girer de anca belkii açılır, çok nadir yani. zaten birgün cnbceyi açıp saklıcam kumandayı bakalım o zaman napcaklar.
armindaa armindaa
yıl 2005-2006..o zamanlar yaprak dökümü, kavak yelleri, ya da ne bileyim aşk-ı memnu çılgınlığı yok tabii..ancak bi aşk oyunu furyası almış başını gitmekte..öyleki dizi saatinden 2 saat öncesinde kantine inilir ki koltuklardan yer kapabilebilsin..1sa 45 dk kala in sandalyelere kaldın demektir..hele hele 1 saat fln kaldıysa kantindeki tanıdıkların masalarının üzerine oturmaktan başka çaren yoktur..

herkes o haftaki bilmem kaçıncı muhteşem bölüm için yerini aldıktan sonra dizi başlayana kadar bir gürültü edilir ki sormayın gitsin..önlerden yer kapmayı başarabilmiş şansı tartışılır kızların dizinin başladığını çığırmasına kadar sürer gider bu gürültü..

tabi daha sonra her can alıcı sahnede çıkarılan garip sesler, her acıklı sahnede akan göz yaşları ve hüzün..herkes tek yürek oluverir bi anda ekin ve sarp için..duvara monte edilmiş plazma tv ye kilitlenip kalır gözler..ta kii reklamlar başlayana kadar..marka ve modelinden bi haber olunan plazmamsı tv her ne hikmetse reklamlara girilince bangır bangır ses çıkarmaya başlar..önlerdeki şansı tartışılır kızlar bu devrede de olaya girer ve kalkıp tvnin sesini kısar(kumanda kimbilir nerdee)..tabii dizi başlayınca kalkıp açmakta yine bu arkadaşların görevidir..

k1:aa başladı dizi..önlerdeki arkadaşlar açalım artıkk sesi..
(ses ++++++++ )
...
k2:ya buraya hiç ses gelmiyor yaa biraz daha açabilirmisin acaba..
(ses +++++++++++++ )
...
k3:(önden 3. sırada ikamet etmekte olan arkadaş..)ya çok oldu ama biraz kısalım konuşmadan izlerseniz duyarsınız..
(ses +++++++++++ )

ses açma kapama faslı bööle sürüp giderken bir kargaşa oluverir ve laf dalaşı başlar..olayın hararetlenmesiyle birlikte devreye giren nöbetçi yurt görevlisi gelir ve son darbeyi vurucu sözler dökülüverir dudaklarından..'tv kapansın!!'

saatler boyu süren dizi izleme uğraşı artık sona ermiş aşk oyunu yalan olmuştur..tıpış tıpış odanıza gitmektan başka çareniz yoktur artıkk..
maviden siyaha maviden siyaha
zor ve zahmetli bir iştir. çekirdekler ,kolalar masalara dizilir. herkes fısır fısır da değil, yüksek sesle yorumunu yapar. sandalye kalmadıysa çekirdekler kenara itilir popo genişliği ölçüsünde. daha da yer kalmadıysa 'hepimiz kızız' mantığı kucaklara oturulur. arada çok asi tipler ' arkadaşlar ,yeter ya, susun, anlamıyoruz' demese hiçbirşey anlamadan odaya dönersiniz. bu yüzden ben haber saatlerinde inmeyi tercih ediyorum, in cin top oynuyor.
verde verde
yaprak dökümü'nün ve aşk-ı memnu'nun olduğu günler o kadar dolu olur ki mekan, televizyon izlemek imkansızdır neredeyse. bırak kanal değiştirmelerini istemeyi, yanlışlıkla konuşursun falan, çemkirirler hemen. son ses açarlar televizyonun sesini, odalara kadar gelir ses. reklamlar hayatta izlenmez, mutlaka başka bir alternatif vardır çünkü o an. 3 dizi birden talkip ederler aynı saat diliminde. 7/24 televizyonun başından ayrılmayan tipler vardır ki kesinlikle uzak durulmalıdır. hele mütemadiyen bez bebek, arka sıradakiler ve türevi fox dizileri izleyenler varsa işte o zaman vay halinize, vay halimize...
birfincancay birfincancay
bitirilen aşk-ı memnu bölümü sonrası ortaya "lan ben bu kıvanç tatlıtuğ'a 500 lira versem bi kere öptürür mü acaba" diye bir soru atmam ve bunun 100 kişi eşliğinde tartışılması. kiminin desteklemesi kiminin olur mu lan öyle şey demesi. ablaların "tövbe estağfurullah" diyerek ortamı terk etmesi, asenamızın "hahahahaha lan sen ne şebek bişeysin ya ahaha, tipe bah hele" demesi.

sağlam kafayla değerlendirdiğinizde hiçbir mantığı yok. ama bu şekilde hayata tutunurduk. yalan değil. final dönemlerinde gün yüzü görmeden geçirdiğimiz 8-10 günün sonrasında kantine gelen ve tartsak anca 40 kilo çeken ekmekçi çocuğun olmayan götüne saniyeler boyunca bakardık. tabii ablalar hariç. yanılmanızı istemem.