koçların elektrikli otomobil işine girmeme nedeni

nautilus nautilus
hakikaten hiç düşündün mü, neden girmiyorlar?

burada bir çok cevap yazabilirim. birini seçebilir, ya da sen de kendi cevabını verebilirsin.

a) otomobil işinden anlamıyorlar.
b) paraları yok, kredi de alamıyorlar.
c) yakın gelecekte elektrikli otomobil işini fizibıl görmüyorlar.
d) hiç kimse onları uyarmadı.
e) ortak bulamadılar.
f) daha önce başkası girdi, fabrika ucuza satılınca fabrikayı bedavaya getirecekler.
g) yılda 12k üretim ile fabrikayı çeviremiyorlar. (c den biraz daha farklı bir cevap)
h) bu işi yapacak insan bulamadılar.
i) önce şarj istasyonu işine girecekler.
j) içten yanmalı araçlarda fiyat kırıp, elektrikli araba satışını zora sokacaklar.
k) ben bilmem fiat, ford bilir.
l) eksoz sesi seviyorlar.
nautilus nautilus
acarabi denen, anlamadığı her halta yırtık dondan çıkar gibi yorum yapan gerzek boomer ı konu dışı bırakırsak;

fabrikada üretilen, ana üretimi elektrik araç dışında üretilen bir kaç yüz araç toplu üretim sayılmaz. üretim kapasitesi 2 milyon olan bir endüstri 2k adet elektrik otomobil üretiyorsa, pek üretiyor sayılmaz.
lorquet lorquet
peki koçlar neden solar sistemin dışına koloni kurmak için atılımda bulunmuyolar, bunu hiç düşündünüz mü?

halbusi dünyayı yöneten rockefeller rothschild gibi uzaylı raptillianlarla gayet yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor. cesur yeni dünya kokusu alıyorum.
tonguç tonguç
türkiyedeki en büyük otomotiv yatırımının finansmanıyla, 200 bin yıllık üretim kapasitesi başlangıçlı, avrupanın ilk ticari, elektrikli araç projesinin hayata geçmesi bence pazara girildiğine bir işaret olabilir =) adamlar bu tercihini türkiyeden yana koçlardan yana kullanmışlar. demek ki koç ailesi, elektrikli araç fikri için basit vizyona sahip değil ki ülke olarak burası tercih edilmiş.
gxix gxix
daha sol frame'de okuyunca "ironi bu kapağın altındadır" hissiyatı yaratan, okudukça da burcu burcu ironilerle bezeli (örn: "b) paraları yok, kredi de alamıyorlar.") bir girinin altındaki devam girilerini okuyunca -gerçekten bak, şaka yapmıyorum- üzüldüm.

eski sözlük ağlaklığı yapmaya gelmedim, sadece cevap vermeye başlamadan önce en azından adamın ne demeye çalıştığına biraz kafa yorulsa daha şık olurdu diye düşünüyorum.

madem kafa yorulmuyor, madem ironi vidası duvardaki dübele kalın geliyor; bir cümleyle ben de katkı yapayım:

bu togg mogg gürültüsü olduğu gibi koparken (2017 kasım'dan bu yana) ve dev dev şirketler köşe kapmaca oynar gibi konsorsiyuma atlamaya çalışırken, türkiye'nin en büyüğü olan ve otomotivde yine türkiye'de sözü geçen neredeyse tek holding olan koç grubunun hiç oralı olmamasının alameti farikası nedir?

soruyu artık anladınız sanırım.

cevaben gölcük'te üretilen ford marka elektrikli araçları işaret etmezseniz sevinirim.
anabacı vokke anabacı vokke
çünkü adamlar ar-ge'ye, gelecek teknolojiye yatırıma inanmıyor. gözlerinin gördüğünden fazlasını göremiyorlar. bu da devletin desteğiyle büyümüş bir holding için gayet anlaşılır bir tutum... bunlar sermayedar değil hala tüccardır esasen. devlet gayrımüslimleri sürer, bunlar dükkanlarını alır. devlet fabrika kurar, özelleştirir bunlar alır. devlet nao'ya girer, bunlar gider bütün amerikan şirketlerinin türkiye bayiliklerini alır. ama kendileri bir proje üretmez.

bu arada motorola'nın aslında türkiye ilk önce koç, sonra da sabancı'ya geldiğini biliyor muydunuz? ama devleti,n türk burjuva yaratmasıyla semirmiş, arkasında devletin desteğini bulamadığında bütün özgüvenini kaybeden her iki grup da "türkiye'de cep telefonu pazarı mı var" diye girmiyor işe. en sonunda uzan gidip motorola'yla anlaşıyor ve telsim de gsm operatörü olarak değil cep telefonu kılıfı ve parçaları satan bir şirket olarak kuruluyor. sonrasını biliyorsunuz...
2
iche iche oldu nietzsche iche iche oldu nietzsche
elektrikli otomobil için hazır üretim bantlarını kullanamaz koç. çünkü o bantlar aynı zamanda fiat ve ford a aittir. koç böyle bir işe giriştiği zaman otomatikman ortağı olduğu yabancı holdinglerin rakibi konumuna geçer. giriştiği kelimesi girişimle özdeştir. girişim risk barındırır, biraz çılgın olmak gerekir. rakun elektrikli scooter işi vakvakları ürkütmeden alttan alta yapılan bir örnektir.

devlet babayiğit bekliyorum bu işe derken haklıydı. bu iş cepten yakılan milyonlar demek. getirisi belki olacak belki olmayacaktır. çünkü dünyada bu işe çok önceden girişen ve pay kapan çok şirket var. böyle bir handikapı göğüslemek cesaret ister. ama trene orta vagonlardan binebilmek bile çok güzel olur. i̇nşallah başarılı olurlar, ülkeye bir marka armağan ederler, bizde 100 tane alman markası sayabilirken bir tane de türk markası söyleriz 100 senelik cumhuriyette amk.
yeni bir üye yeni bir üye
koçlar neden elektrikli değilde kendi markasını yaratmıyor diye sorulması lazım gelen soru. cevabı da basit. tercih etmiyorlar. tercih etmeleri de kolay bir yol olmaz sanki? yani attığın taş ürküttüğün kurbağaya değecek derler ya o mesele.

ha şu da var ki zamanında turkcell projesi murat vargı tarafından ilk koça teklif ediliyor. koçlar geri çeviriyor. sabancıya gidiliyor, geri çevriliyor. sonra çukurova patronu mehmet emin karamehmete gidiliyor. mehmet emin karamehmet bulunduğu yapı kredi plazanın çatısına çıkıp, aşağıda koşturmaca ve telaş içindeki insan yığınlarını işaret ederek soruyor; hepsi bunu mu kullanacak? evet cevabını alınca da, hadi yapalım diyor ve turkcell kuruluyor.

bakın işte bu vizyondur, girişimciliktir, cesarettir. konuyu buradan koça bağlamak gerekirse yeni bir marka ile bu süreçlere girmek kolay değil ama kaçan balıkta büyük olur. şimdi gerek görmüyorlar ama ileride belki, şu kurbağaları ürkütseydik de diyebilirler.
nautilus nautilus
ideolojik ezberletilmiş saçmalıkları papağan gibi tekrarlayıp duranlara kısa not;

1 numaralı hafız; koç dizayn yapamaz. nah yapamaz. 2007 de altay tank dizaynı projesini aldı. gayet başarılı da bitirdi. tank üretimini başkasına verdiler. koçlar da bu ar-ge den ürettikleri bilgiyle tulpar ı yaptı. onu da körfez ve uzakdoğu ya satıyor. tulpar ı duymadın ama 1970 model sakız çiğniyorsun.

2 numaralı hafız; girişim risktir ama satacağın malı garanti olarak satıyorsan risk değildir. bak bakalım satış garantili üretilen araçlar hangileri!

ayrıca dizaynını paulo ya yaptır, motoru hans dan, bataryayı çeng den al, yetişmiş elemanı hiroshi den devşir, gümrük duvarı ördür, elbet kara geçersin. ama dua et rüzgar lodostan poyraza dönmesin. o senin babayiğitler dört yıldır niye tank üretemedi?

hayatında gördüğü en ciddi fabrika tekstil fasoncusu olanlardan, ar-ge, ür-ge, yatırımın kıstasları dersleri alıyoruz. ezberledikleri elli kelime ile endüstri 4.0 aklı veriyorlar.
anabacı vokke anabacı vokke
tulpar'ı duyduk, merak etme gerizekalı... ama bu koç grubunun 50 yıllık çizgisini değiştirmiyor. ki askeri yatırım için vizyon da gerekmiyor, her dönem karlı bir pazar. ha sakız 70 model değil. 94 senesinde cep telefonunun nasıl yayılacağını görememiş bakkal zihniyetli türk burjuvası bu adamlar... şimdi elektrikli araba işine mi girecekler? ideolojik ezberler hı hı... kemalist enik seni, islamcılar götünüzü yaktı hala bize şarlıyorsunuz. bu arada akp senin evlerini bana versin, akp'li de olurum. hiç sorun değil... siz rumlardan çaldınız, biz de sizden çalalım. hem şimdiki gibi çan çan konuşupğ kafa mikmezsiniz...
neondental neondental
koçlar elektrikli otomobil işine girebilecek en son gruplardan biridir.belki en son gruptur.mekanik otomobilden tamamen farklı rekabetin çok yogun oldugu çok kaygan bir zemin elektrik otomobil.mekanik otomobilde yarışı sonda tamamlayan güney kore çin brezilya gibi oyuncular teknoloji üreterek,sanayi egitim bileşimini saglayarak çok sayıda güçlü arge merkezi ile bagıra bagıra geliyorlar.bu arada finlandiya çekya,slovenya gibi gözlerden kaçan ülkelerde aportta.böylesi dipsiz bir kuyuya koç gözü ile bakılmaz.