köken

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR CC:bu fonksiyonu kullanarak girinizi doğrudan seçmiş olduğunuz sosyal platformda da yayınlayabilirsiniz
kerrigan
fahir aksoy anadolu'daki sergilerini aralıksız sürdürmesinin yanı sıra, köken adlı dergiyi yayın hayatına sokmuştu. altı bin basılıyor ve yok satıyordu. dergi bilim, felsefe ve güzel sanatların bütün dallarını içeriyordu. köken'in ana işlevi, halk sanatı, halk kültürü kavramlarına kuramsal yönden açıklık sağlamak üzere halkbilim, toplumbilim ve felsefenin ilgili alanlarında incelemeler, araştırmalar yayımlamaktı ki, bu başarıldı.
bu 56 sayfalık dergiyi fahir aksoy'un tek başına düzenleyip yayımlaması büyük başarı.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
recai pengül
tdk'ya göre halk ağzında kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları anlamını taşır. cumhuriyet sonrası dili türkçeleştirme çalışmaları sırasında menşe, asl kelimelerinin yerine kullanımı önerilmiştir. halk ağzında kullanılagelen kelimelerden faydalanarak yeni sözcük türetme yönteminin pek bir şık örneğidir.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
jouissance
insanda ki köken arayışı ve bulduğuna inandığı köken, onda vicdan hissini yaratmış olabilir. mutlak kötülüğe karşı duyulan iğrenme, acıma hissi ve bu türden duygular kökenlerde ki temizlik ve belki kökenin el değmemişliği inancından kaynaklanıyor da olabilir. insan, ilk durumları sürekli hatırlamak istediği ve onları özel olarak nitelediği için geçmişin gölgesinin ağırlığıyla yaşıyor olabilir.

hatırlama üzerine kurulu süreçler var heryerde; ilişkinin başladığı ilk gün, ilk cinsel birliktelik, doğumgünlerinin özel oluşu veya toplumsal düzeyde kitleyi birlikte tutan olayların özel kılınmak istenmesi, bunları unutturmak isteyenlerin ya da hatırlamak istemeyenlerin lanetlenmesi.

ve insan mitinin kökenini adem'de buluyoruz; adem ve havva'nın yitik cennetinin bir parodisi yaşadığımız ilişkiler; saflık, sadakat, bağlılık yeminleri... hepsi bu parodinin birer parçası. olamıyor ne yazık ki- belki iyi ki olamıyor- ve bu mitin ağırlığı çöküyor insanın üzerine. vicdan diyoruz bu ağırlığa ve onunla yaşamaya çalışarak ölüyoruz belki de.

insanın birdenbire oluştuğunun ve birdenbire kaybolacağının kabulu kurtaracak belki bizi bu ağırlıktan. ex nihilo bir varlık olarak insanın kabulü, köken arayışının yıkımı demek aynı zamanda. varolmadık, şu an varız ve ansızın yokolacağız. tüm bu şimdiki zamanda varolma çabamızı gelecek üzerine kurmadan, hayallere kapılmadan ve ansızın yokolacağımızı bilerek sürdürebiliyorsak eğer, sanki o zaman bu nihilizm içinde aşılabilir nihilizm. söz veren ve vaadeden insanın yerini yaşadığı anı zamandan kopararak sonuna kadar yaşayan ve eğer yaşadığı şeyden mutluysa bunu tekrarlamak için çaba sarfeden bir insandan söz ediyoruz. bunu geçmiş olarak kaydetmeyen, belleği unutma üzerine kurulu bir insandan.
yazarlara mesaj atabilmek için çekirgelik seviyesini geçmeniz gerekir
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak yalnızca saniyeler alır

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın