kölelik

1 /
trişka trişka
kölelik farklı şekillerde olabilir.
çocukluğumuzdan bildiğimiz kunta kinte filmindeki gibi olabilir, günümüzdeki avrupa birliği ülkelerinde * yaşanan şey ya da milattan önce yunanistan'da olabilir. türkiye'de tekstil atölyelerindeki haliyle olabilir. evlerinde çalışan ev kadınlarınınki olabilir. yani ülke, zaman değişse bile olmuştur dünya tarihinde hep bir şekilde.

ya da mecazi bir şekilde; annemizin duygu sömürüsü yapamak için söylediği sözcüklerde olabilir. patrona kızıp bizim ağzımından çıkan sözcüklerde olabilir. öss'ye hazırlanan genç bünyenin serzenişinde olabilir. çoğaltabiliriz bunları

ben bunlardan ziyade başka bir kölelikten bahsetmek istiyorum.

öğrenci evindesindir. evi bok götürüyordur.
hava sıcak, nefes alsan ısıyı artırma korkusu yaşadığın günlerden birindesindir.
bilinen sahibi üç kişi olan evin nufusu patlama yapmıştır. yaz okulu vardır, yurt kapalıdır. tıpkı fight club mayhem project evi gibidir.
biriken bulaşıklar, kokan tuvalet herkesi düşündürtmekte amma velakin kimse harekete geçmemektedir.
işte tam bu anda kılıç atılır * bir günlük köleliğine.


ayrıca (bkz: kahrolsun ücretli kölelik düzeni)
trişka trişka
başka bir kölelik hikayesi şöyle olabilir.
yazın tatile gidilir 6 arkadaş, bir çift çorap - ayağındadır onlarda- getirdiğini farkedersin, tuvaleti de temizlemek gerekli diye düşünürsün. sonra aklına bir oyun oynamak gelir.
oyun sonucunda kaybeden diğerinin akşama yemeğine kadar kölesi olacaktır.
kendinden gayet emin başlarsın oyuna. bir kişi kelime söyler, ikincisi hem öncekini hem kendininkini söyleyerek devam eder. herşey güzel gitmektedir taki üçüncü kelimede nöroşirolojiyi duyana dek. hemen çamura yatarsın, el kol hareketleri filan. neyse tekrar başlatırsın oyunu. yine kaybedersin. sonuçta kölesindir. o gün akşam yemeği 00.00 civarında yenir, 17.00 de yenen yemeği öğle yemeği diye yuttururlar, yersen.
gün içinde denizden çıkan arkadaşa havlu ve terlikleri taşınır, sırtına krem sürülür, suyun ortasındaki kayaya arkadaş okuayacak diye gazete götürülür, tuvalet temizlenir, oda süpürülür.

tarihteki örneklere ve dünya görüşümüze göre isyan etmeyi gerekli kılan, "delikanlıyız şimdi yakışmaz bize, zaten oyunun başında bi kere çamura yattık, ayıp olur" diyerek isyanımızı yüreğimize gömmemiz sonucu hayat tecrübesi olmuş bir olaydır.
toparlayabildim sanırım sonunu.
özetle kimseye kölelik etmeyeceksin arkadaş, iyi değil. mantarlı terlikleri taşı, boklu tuvaletleri temizle. ne gerek var üç günlük tatilde değil mi?
iii iii
national geographic*' in üç sene önce yaptığı bir araştırmaya göre, dünya üzerinde 27 milyon insanın, ucuz iş gücü, çok üretim, az sermaye, çok kazanç uğruna hunharca kullanıldığı kavram.
en çok da amerika birleşik devletleri, guatamala, meksika gibi yerlerden topladığı insanları, kahve toplanması ve üretimi için kolombiya' da toplayıp, sinsice sömürüyor.
demiyorum ki nescafe içmeyin, nike giymeyin.siz bu ürünleri kullansanız da kullanmasanız da bu politika devam edicektir yıllar daha. ama en azından ne kadar şanslı olduğunu bir kez daha düşünün isterseniz.
luto luto
modern çağda kurtulunulması daha da güçleşmiş, halkalar, prangalar yerine daha sağlam ama görülmez bağlarla insanların bağlandığı tutsaklık sistemi haline gelmiştir. daha vahimi; modern çağda kölelik her an bırakılıp gidilmesi ihtimali varken artık kölelerin isteği, hayatını devam ettirme zorunluluğu haline gelmiştir.
hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim hepinizin ağzına kırmızı biber sürerim
16 nisan 1962'de, birleşik devletler başkanı abraham lincoln'ün imzaladığı "district of columbia emancipation act" [columbia azat yasası] ile, amerika'nın geri kalanından 9 ay evvel, ilk olarak [amerika içinde] başkent washington dc'de yasadışı ilan edilmiştir.. bu vesileyle 3100 civarında köle azad edilmiştir..

yasa şöyle idi:

"bu yasanın hükümleri uyarınca salıverilmiş ve özgürleştirilmiş herhangi bir kişiyi ya da kişileri, ya da herhangi bir özgür kişiyi ya da kişileri yeniden köleleştirmek ya da köle olarak satmak niyetiyle adı geçen federal bölgeden çıkarmak üzere kaçıran ya da herhangi bir yolla nakleden ya da [başkasına] tedarik eden; ya da sözü edilen özgürleştirilmiş kişileri yeniden köleleştiren ve bu şekilde yasayı çiğneyen herhangi bir kişi ya da kişiler ağır bir suç işlemiş addedilecektir."
ali kamber ali kamber
"insan doğasına uygundur. bugün batı toplumları sahip oldukları refahı köleliğe borçludurlar. tarih boyunca güçlü olanın borusunun öttüğü göz önünde bulundurulursa, sağlıklı işleyen bir hukuk sisteminin kontrol ettiği kölelik günümüz dünyasında da güçlü olabilmenin-kalabilmenin tek yoludur."
-- kont wirkenstein, son insan: kölelik üzerine, 1820

halefi için (bkz: #2081629)
splendid splendid
ilk çağların toplumlarında, üretim oluşumunda emeğin yerine kullanılabilecek başka bir güç, alternatif bir enerji olmaması ile açıklanan tutsaklık rejimidir.
point of information point of information
sanatın, felsefenin ve bilimum bilimsel hedenin ortaya çıkması ve gelişmesine fırsat vermiş, daha fazla güce paraya vs. ye sahip insanların daha zayıf, güçsüz diğerlerini kullandığı sistemdir.

peki kölelik nasıl olur da bilimin, felsefenin ve sanatın gelişimine katkı da bulunmuştur? eski çağlarda ev temizleme, hayvan avlama, barınacak yer insaasi, şu bulma gibi zahmet verici ve daha da önemlisi zaman alan işleri yapacak başkasını bulan insan kalan boş zamanlarında ne yapacak? sıkıntıdan oturup düşünecek tabiki yada sıkıntıdan alacak renkli toprağı duvar boyayacak salak eblek şiirler yazacak. bu tarz uğraşılar, bireyin temel ihtiyaçlarını giderecek başkaları bulunduğu takdirde icra edilebilecek lüksler olduklarından kölelik müessesesine ihtiyaç vardır.
naunet naunet
ülkemizde istediğiniz kadar iyi eğitim alsanız da referans veya torpiliniz yoksa berbat maaşlara evet demek zorunda kalarak, hayatınızı istediğiniz gibi özgürce yaşamanızı engelleyen çağımızın kavramı.
just4fun just4fun
kuranda çok normalmiş gibi yer alır.

allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olan bir köle ile, kendisine verdiğimiz güzel rızıktan gizli ve açık olarak allah yolunda harcayan kimseyi misal verir. bunlar hiç eşit olur mu? hamd allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
nahl suresi 75. ayet

(bkz: aferin muhammed çok iyi düşünmüşsün otur)
ziyadesiyle seksliyim ziyadesiyle seksliyim
bir başkasının ya da bir olgunun diktasına mahkum olma durumu... modernleşme, zamanın metalaşması, tüketimci toplum, ot-bok sayesinde çatır çatır hala varolandır. sadece kölelik denen kavramın şekli şemali değişmiştir. lakin hala mevcut olarak yaşanmaktadır.

hepimiz zamanın kölesiyizdir. 24 saat içerisinde işlerimizi yetiştirmek ve yarına hazırlanmak zorundayızdır.
hepimiz toplumun kölesiyizdir. yazılı-yazısız kurallara uymak durumundayızdır.
hepimiz dilin kölesiyizdir. dilin el verdiği ölçüde kendimizi ifade edebilmekteyizdir.

özgürlük mü? o da insanın uydurduğu, kıçından attığı bir yalandır sadece işte...
(son zamanlarda, erk sahibi olanlar kafamıza vura vura idrak ettirdiler zaten bunu bize.)
1 /