koltuğu ebesinin nikahına kadar yatıran yolcu

1 /
kendi kendimin efendisyim
götün tekidir.

tamam biraz yatır ama dibine kadar da yatırma be kardeşim.
özellikle arkamdaki insan kiloluysa hiç yapmamaya çalışıyorum çünkü onlar baskıdan dolayı daha çok rahatsız oluyor.

parayı verdim her şeyi yaparım kafasıyla; çoğunluğun oyunu aldım istediğim boku yerim, istediğim boku da yedirtirim zihniyeti aynı.

malzeme belli, bu malzemenin seçtiği iktidar belli şaşırmıyorum o yüzden.
stratomaster
bir keresinde önde oturan yolcu koltuğunu sonuna kadar geri yatırınca (tabi o arada uyuyorum, koltuğun bacaklarıma değmesi ile uyandım.) o sinirle "biraz daha yatır da kucağımda sallayayım amına koyayım." dedim de ses etmedi lavuk. yapmayın arkadaşlar arkanızda oturan insan uzun boylu olabilir, oraya zar zor sığmış olabilir. sonrasında küfür yemeyin.

tanım : yol boyunca küfür yiyerek kulakları çınlayacak yolcudur.
l appartement
zamanında iki tür çözümünü bulduğum olaydır. bunlardan birincisi, ön koltuğun menteşesine tahta sıkıştırarak koltuğun hareket etmesini engellemektir. ikincisi için ise ihtiyacınız olan tek şey yaklaşık 50 cm uzunluğunda bir sopadır. bu sopayı ön koltuğun arka kısmıyla kendi koltuğunuzun oturma yerinin altındaki plastik kısım arasına koyuyorsunuz, öndeki koltuk yatmıyor.
infected brain
burada bir kaç kere yazdım ama açık ara orospu çocuğu olan yolcudur.
yok en doğal hakkı diyenler de beyinsiz tosbağalardır.
adam daha otobüse biner binmez arkaya yatırıyor mola yerlerinde bile düzeltmiyor. anasının damından da o şekilde doğmuş sanki.
bu hıyarlar yüzünden artık özel arabam ile gidiyorum.
martini içinde yüzen zeytin
ben bu koltuk üreticilerine de kızıyorum. şuna belli bir eğilme sınırı koysanıza kardeşim. bazı hayvanlar sonuna kadar yatıyor diye bunu yapmaya hakları olduğunu düşünüyorlar. geçenlerde biri dizimi çürüttü resmen. kaldırır mısınız bacağım sıkıştı deyince de "e bu bo kadar yotoboloyor ama" diyor at ağızlı. siz o sınırı kendileri belirler diye düşünmüşsünüz ama çok yanılmışsınız.
enberi
cidden böyle insanlar var hani kibarlığımdan yaygara çıkarmıyorum ama yani empati... bacaklarım hareket edemiyor zaten otobüs kötü kokuyor.. yapmayın ablalar abiler..
kaptonur
her seferinde öndekine dalmamak için kendimi zor tuttuğum durumdur. genelde uyuyamacaksam ve telefonda internete gireceksem dizimi ön koltuğa dayayıp arkaya yaslanırım. bir keresinde öndeki adama sinirlenip dizimi kolduğa öyle bir yasladım ki adamın ciğerlerini kaburbasından çıkaracaktım. tabi bu da bana sabotaj yapacak aklınca. mandala basıp koltuğu arkaya yatıracam ayağına mandala bastığı anda dizimle bir ittirdim lavuk 90 derece moduna geldi. arkaya yatırmaya çalışıyor ama nafile dizimi koydum koltuğa sabaha kadar yatırsan yatmaz o koltuk dümbük.
meddonavandrux
bir de bunların yatırmadan önce dönüp "yatırabilir miyim?" diye insanca sorup "tabi" cevabını aldıktan sonra az biraz yatıracağını umarken köküne kadar yatıranları var. izin aldı mı? aldı. ama el insaf.
3
yulia
özür dileyerek söylüyorum, benim. hayır zaten sırf vakit kaybetmeyeyim -o kadar dolu yaşıyorum ki!- diye gece yolculuğunu tercih ediyorum. okuduğum şehirden eve gitmem yaklaşık olarak 14 saati falan buluyor. tamam gündüz ayıp ama gece de uyumaya geliyorum ben, hepimiz öyle yapıyoruzdur umarım.
iki katlı metro arabasında yapmadım ayrıca. o kadar vicdansız değilim. 2+1 arabalarda da yeterince yer olduğuna inanıyorum. 2 katlı metroda önümdeki kadının kafasıyla boluya gelmişliğim var çünkü.
adnan kemal rahatkan
(bkz: adnan kemal rahatkan)

arkamdaki hanfendinin yanında oturan kocası uyuduysa tak diye kucağına kadar yatırıyorum koltuğu. "oops, selam! siz de mi x'e gidiyorsunuz? adnan bu arada ben ^^" diye fısıldayarak muhabbeti kuruyorum hemen. kafayı direkt ablanın kucağına koyup tersten baktığım için ayrıca sempatik bir görüntü oluşuyor. ama dikkat etmek lazım, çiftler molada yer değiştirmesin, muhabbete kaldığımız yerden devam edelim derken bıyıklı ve öfkeli bir insanın kucağında bulmayın kendinizi.
1 /