koltuk sevdası

colony of birchmen colony of birchmen
dizilere konu olan, mevki sahibi kişilerin koltuklarına olan bağlılıklarıdır. koltuk sevdası tamamen egoyla alakalı bir durum. zira yüksek mevkilere gelen bu insanların amacı başta yararlı olmak iken, yıllar geçtikçe hayatlarını mevkilerine göre düzenler, gitmeleri gereken zamanı bilmezler. çevrelerine yarardan çok zararları dokunmaya başlar (anlam genişletilebilir.) bunun farkında olmazlar. zirvedeyken bırakmak nedir bilmezler.

ulan neden bırakmazsın ki. zaten iyiysen seni orda tutmak için çevrendekiler ellerinden geleni yaparlar ama madem işler bok oluyor sen neden hala ordasın ki?

22 temmuz 2007 seçimlerinden sonra bu başlığın açılması ne kadar güzel oldu değil mi?
ilyiştaykovski ilyiştaykovski
başta celalettin cerrah ve muammer güler, takiben ulaştırma bakanı binali yıldırım, ana muhalefet partisi lideri deniz baykal, başbakan recep tayyip erdoğan olmak üzere mümessili olan herkesi, elinden bir şey gelmeyen gelemeyen insan hissiyatıyla alkışlamak istediğim derin sevgi türü.

bu kaç oldu ki? bi süre sonra sayamıyorum da ben.

(bkz: 27 temmuz 2008 güngören patlaması)
ironie ironie
örneklerine genellikle avrupa ülkelerinde rastlanan, ülkemizde hiç görülmeyen bir olgu. böyle bir şeyin başımıza gelmemesi, gelişime, ekonomiye, sağlığa, sosyal devlete, hukuk devletine, fırsat eşitliğine yeni kapılar açmaktadır. avrupa'daki ülkeler, abd bu yüzden fırsat eşitliğinin ihlal edildiği ülkeler arasında yer alır... oh iyi ki bizde böyle bir sevda yok...
cest tres excitant cest tres excitant
başıma kalan bu görevle aldığım eğitimin alakasının olmaması, etrafımda sadece işini düşünen memurların azlığı (hiçliği) ve sürekli birbirini şikayet edip kuyusunu kazanların çokluğu sebebiyle 2-3 hafta içerisinde beni kanser edecek olan koltuğun sevdalısı var ise buyursun gelsin dediğimdir. hayatımda hiç haz duymadığım emir verme işlemini bana ss yöntemiyle öğreten bütün personelime saygılar sunuyorum. ilgilenenler için;

müracaat: xxxx toplum sağlığı merkezi, sağlık grup başkanlığı!

not: henüz koltuk aldıramadık. oda da yok.
mikrobik mikrobik
nasrettin hoca’ya sormuşlar: “kimsin?” “hiç” demiş hoca, “hiç kimseyim.” dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş hoca: “sen kimsin?” “mutasarrıf” demiş adam kabara kabara. “sonra ne olacaksın?” diye sormuş nasrettin hoca. “herhalde vali olurum” diye cevaplamış adam. “daha sonra?” diye üstelemiş hoca. “vezir” demiş adam. “daha daha sonra ne olacaksın?” “bir ihtimal sadrazam olabilirim.” “peki, ondan sonra?” artık makam kalmadığı için adam boynunu büküp son makamını söylemiş: “hiç.” “daha niye kabarıyorsun be adam. ben şimdi senin yıllar sonra gelebileceğin makamdayım: “hiçlik makamında!”