komşu

1 /
talweg talweg
gecenin bir yarısı gürültülü horlamasıyla uyanmanıza neden olan, önce dumur olmanızı, sonra da "oha lan nasıl duydum da uyandım" diyerek o saatte bir de kopmanızı sağlayan duvar ötesi varlıktır.
sanki cazorla sanki cazorla
zaman zaman külüne muhtaç olunan.
kazın ayağı öyle değil değerli okur,
dertliyim...

terör havası estirmek gibi olmasın ama bunların bazılarını, ama harbiden seçmecelerini böyle, önce eşekle birlikte suya göndermek, ardından da eşekle birlikte ya da ayrı olarak servise hazır hale getirmek istiyor insan.

kapının girişine zarfları, bilmem ne'leri "öylece" atan postacıya, görevliye, neyse işte, ona ayrı sövdüm. ama be dengesiz apartman öküzü, baktın zarfa senin adın yazmıyor, ne açarsın onu..
hadi açtın bi gaflet, ne diye bırakmazsın bulduğun yere de taaa arşa değecek kıvama gelmiş apartmanın dördüncü katına çıkarırsın?
beni gördüğü yerde buruşmuş kredi kartı hesap özetimi bana teslim eden apartman görevlisinin gözü önünde ağzımı ne diye küfürlere boğarsın sen..

hepsini geçtim.. bir de hayvanlara meraklısın! "kuş" dedin tamam dedik, bi ara hamster vardı, "sevimliymiş kerata, fare mi lan bu" dedik.. hepsine eyvallah çektik..

kedi besleyeceğim diye arabamın üzerine poşet içinde bıraktığın kim bilir kaç günlük pilav artığına ve durumdan hiç de hoşnut görünmeyen pirinçlere ne demek lazım?!
koy ulan kaldırıma şunları! koyamazmış, günahmış..

yedin benim ömrümü, asıl senin göbek adın günah!

(bkz: allahım beni affet ama öyle)
bigibigi bigibigi
sabahın sekizinden itibaren sesiyle bütün mahalleyi dolduran,mahalledeki her türlü olaydan haberdar olmayı bir borç bilen,çatıda,balkonda(şalvarıyla rahat ve çevik hareket edebilen),heryerde sizi göz hapsine alan ve yaptıklarınızı tektek hafızasına kaydedip insanlığa aktaran kişidir
rednext rednext
envayi çeşit pop şarkısını arşivlerinde barındıran, 7/24 tüm mahallenin duyabileceği bir seste bu şarkıları dinleyen 2 kıza sahip olan karşı apartman kişisi.
rhododendronluteum rhododendronluteum
genellikle ismail yk ve cankan dinleyen bir oğula sahip,sabahın 8 buçuğunda elektrik süpürgesi kullanabilme yetisinde olan,mütemadiyen çocuklu misafiri gelen üst kat komşusu anlamına gelir gözümde.
herhangi bir ses duyması durumunda ise alt katta öğrenci var garanti onun sesidir diyebilme yüzsüzlüğündedirler kendileri.
özellikle arada bir evlerine kalmaya gelen evli oğlu ve eşinin odamın tepesindeki odada kalıp gece vakti tuhaf seslerini dinletmeleri de dayanılmaz!
mezun olunca taşınmadan evvel gidip bunları tek tek iletme gibi niyet içerisindeyim ancak anlamayacaklarından gereksiz çemkirme olur..*
floydian floydian
yeri geldiğinde başınız sıkıştığında destek aldığınız, yeri geldiğinde başınıza bela olabilen kimselerdir. anlayışlısı pek bir makbul geçerken anlayışsız olanları apartman hayatınızı zindana çevirir.
iii iii
her şeye kulak kabartır, karışır. en ufacık bir "çıt" sesimizle, duvarlara vurması an meselesidir. evinin kapısını öyle bir açar kapatır ki, sanırsınız sizin evin kapısıyla oynaşıyor. her akşam zili çalar, en sevimli haliyle sigara ister, karşılığında da bir tabak kokmuş yemek getirir.
yok abicim yok, muhtaç falan değilim külüne mülüne; o da benimkine olmasın mümkünse..
obsession obsession
insanların birbirinden nefret etmediği dönemler de oldu bu ülkede. çok zaman öncesinde değil doksanların başında çocukken o zamanlar annem akşam vakti beni bakkala yollamaya korkup, kendisi de üşenince karşı komşumuzun kapısını çalardı. ihtiyacını karşılamak bir kenara üstelik kahve içmeye de davet edilirdi. bu vesile ile gece yarılarına kadar uzanan bol gülüşmeli sohbetler edilirdi. alt komşu özene bözene hazırladığı kahvaltılara sizi de ortak eder komşuluk örneği gösterirdi.

şimdi mi?

o çok özendiğimiz ama medeniyetlikten nasibini almamış avrupa gibi oluyoruz. aç kalsan, susuz kalsan. kimse sana neyin var? demiyeceği. ekmeğine ortak etmeyeceği..

ben mi çok karamsarım bilmiyorum ki..
keşke öyle olsam..

öyle olsam karşı komşum beni gördüğü zaman kafasını eğmek yerine selam verirdi.. öyle olsam alt komşum eskisi gibi kalırdı..
1 /