komşuluk ilişkilerinin bitmesi

1 /
illusive consensus illusive consensus
baştan söyleyeyim eskisi gibi her gün misafirliğe gidilsin, borcam'da kekler poaçalar götürülsün değil derdim. klasik "televizyondan sonra komşuluk ilişkileri bitti" sözü çok doğru; fakat durum bir adım daha ileriye gitti.

istanbul'un anadolu yakasında nezih, temiz, chpli teyzelerinin çoğunlukta olduğu, hem merkezi hem sahile 5 dakika mesafeli bir konumdayım. yani apartman kültürünün olabileceği, genelde eskilerin, emeklilerin yaşadığı bir yerdeyim. fakat 2 sene önce taşındığım muhitte genel olarak çok mutluyken, komşular bakımından biraz rahatsızım.

sabahları genel olarak evden 8.15-8.20 gibi çıkıp işe gidiyorum. birkaç kere şu şekilde rast geldik: kapıdan çıkmak için kapı önüne geliyorum ve ayakkabımı giymeye çalışırken alt kattaki kapının da açıldığını görüyorum. sonra birden kapıyı kapatıp evden çıktım. bu esnada alttaki komşu çıkmaktan vazgeçip içeriye girdi. ben dış kapıya geldiğimde ise kapıyı açıp çıkmaya hazırlandı. en başta evde bir şey unutmuştur, ya da işi uzamıştır vs. diye düşünürken, sonra bilinçli olduğunu fark ettim ve birkaç kez daha denedim. her seferinde aynı şey.

tabii ki kanuni bir zorunluluk değil. kimse kimseye selam vermek zorunda değil; fakat selam vermek için eş dost olunması gerekmiyor. tanımadığımız bir insana bile selam vermek, bir güler yüz göstermek çok zor bir şey değil. zincirleme birkaç kişinin gününün güzel geçmesine bile yol açabilir. bu tamamiyle öz güven eksikliğinden, yüz yüze gelmeye çekinmekten kaynaklı. herkes evine çekilmiş, çember oluşturmuş ve birkaç kişi haricinde insanlarla iletişime geçmekten imtina ediyorlar. iş yerinde ya da okulda tuvaletten çıkmak üzereyken sırf biri tuvalete geldi diye içeride kalıp o kişinin çıkmasını ya da içerideki tuvalete girmesini beklemek gibi bir durum ve hayatımızın her alanına sirayet ediyor bu durum.
1
seyyahe seyyahe
yaklaşık 2 sene olacak istanbula taşınalı,bir dönem 2 kişi,1 senedirde tek kalıyorum. ev sahbi dışında tanıdığım hiç kimse yok ne apartmandan ne de mahalleden. bir kere kızartma yaparken evi yakıyordum o zaman birisi ile kavga ederek tanışmıştık onun dışında 0. geçen aşure zamanında bir komşu aşure getirdi birde bu bile insanı mutlu ediyor. allah razı olsun abla. sen bu düzene başkaldıran yıkılmaz anadolu kadınısın.
berk1905 berk1905
siktirsin gitsinler zaten başımdan. gerçi benim başımda değiller ama annemin başından gitsinler. otomatik olarak ben de rahatsız oluyorum. hepsi dedikoducu boş insan topluluğu.
komşuluk ilişkisine de anlam veremiyorum. illaki 2-3 doğru düzgün insan çıkabilir ama o bize denk gelmedi.

yani isterdim haftada bir tatlı getirsinler börek getirsinler vs. varsa yoksa dedikodu.
tuzunuz var mı vs. arada tatlı getir amına koyim.
jitemci astsubay jitemci astsubay
herkesin kağıt üstünde şikayet ettiği bir sosyal gelişme. ama herkes de halinden memnun. gece 12 ye 1'e kadar dizisini izleyen, maçını izleyen kıçını dönüp yatıyor. misafir odaları süs vitrinlerine döndü. eve misafir almak işkence yeni evli çiftler için. hizmetle, bulaşıkla vs kim uğraşacak. pizza söyleyelim hahah :)
empress ki empress ki
bizim mahallede devam eden ilişki türü.

valla biliyorum birçok insanın hoşuna gitmiyor, haz etmiyor falan ama ben seviyorum komşuluk ilişkilerini.
hatta sitelerde, plazalarda kimsenin kimseyi tanımadan, en ufak bir sohbet bile etmeden yıllar geçirmesini, insanlığın fıtratına aykırı buluyorum. bildiğin izole bir hayat yaşıyor ve bundan mutlu oluyorlar.

misal bizim mahallenin dedikodusu kadar sahiplenmesi de vardır.
başından geçenleri hepimizin bildiği kocasından boşanmaya çalışan genç bir kadın var, babasının evine döndü bizim mahalleye.
geçenlerde bunun kocası kapıya dayandı gecenin bir körü. adam o kadar agresifti ki kadını eline geçirse sırtlan gibi parçalayacak belli. bütün mahalle ayaklanıp adamı ikna etmeye çalıştılar, saatlerce uğraştılar.
ama adam o kadar içmiş o kadar gözü dönmüş ki, onlara da saldırdı. tabi bizim mahalle de boş değil, evire çevire dövdüler, sonra da polise verdiler adamı.

bakın bu sahiplenmeyi, sitelerde, plazalarda bulamazsınız. hatta kadın kaçıp kapılarına gelse birçoğu "aman başıma iş almayayım" der ve kapıyı bile açmaz.

eksileri yok mudur? tabi ki var..
mesela ben deist olmama rağmen ateist ilan etmişler asfhgghj. arkamdan türlü muhabbetler dönüyormuş. olsun...bir ara, aradaki farkı da anlatıciğim onlara...
iamtylerdurden iamtylerdurden
maalesef gerçekten bitti.

bunu en iyi ramazan ayında anlıyrouz sanırım. eskiden iftarı kendi evimizde açamazdık resmen, her gün başka bi yerde misafirliğe gidilirdi. aynı şekilde misafir gelirdi.

iç anadolu bölgelerinde birazda olsa devam ediyor ama bu durum.
dobrabro dobrabro
olay milletin artık birbirinden çekinmesi ve acaba bana bir zarar gelir mi endişesi taşımasından kaynaklı.
bunda artan medya kanallarının etkisi büyük, insanlar nerde çokluk orda bokluk kavramını malesef yaşadığı, yaşamasa da bir şekilde öğrendiği için komşuluğa da yanaşmamakta. ego arttı, kapitalizm balyozunu buraya da indirdi. evimize adım atacak komşunun eskiden iyi niyeti ile mutlu oluyorken şimdi acaba hangi kötü niyeti ile bana gelmek istiyor, çıkarı ne hesabı yapıyoruz.
aslında doğru söylemek gerekirse ben de bizzat yaşadım bunu ve komşu insanlarda muazzam bir çıkar edinimi olduğunu söyleyebilirim.
bunu kökten düzeltecek şey belki hepinize acayip gelebilir ama eğitim falan değil, internetin kontrollü yapıcı kullandırtılması, facebook, instagram vs. kapatılması, tv lerde saçmasapan dizilerin kaldırılmasıdır.
onlarda var bende niye yok hasedi yüzünden birbirimizi çekemez olduk. komşu komşuyu nasıl çeksin? anca bu gidişle kameraya çeker face sine koyar.
dikkatsi dikkatsi
demek ki insanlar komşuları ile zorunluluktan ilişki kuruyormuş.

gelişen teknoloji ile birlikte iletişim imkanları o kadar gelişti ki artık istediğimiz kişi ile istediğimiz an iletişime geçebiliyoruz. dolayısıyla komşulara da gerek kalmıyor.

bu konularda ben de iyi örnek oluşturacak biri değilim. ama iş öyle bir noktaya geldi ki, ya aynı apartmanda oturduğu kişiyi tanımayacak durumda olanlar ile, bilhassa kız öğrenci evlerinde sıklıkla görülen, ne zaman eve girdiğini denetleyecek kadar kendinde hak gören komşu modeli şeklinde iki aşırı uç ortaya çıktı.

değişen toplumun bir sonucu. çok da abartılacak bir durum yok.

eskiden pastane kültürü vardı. şimdi bistro cafe dönemindeyiz kimse hayıflanmıyor
deepdarkbluesea deepdarkbluesea
komşuluk akrabalık vs neredeyse tüm ilişkiler bitmekte insanlar ya çekirdek aile ile yada sevdiği arkadaşları ile vakit geçirmekte. burada akrabalık ve komşuluk derdine düştüğüm sanılmasın her iki kurum da kişilerin istemeden hayatlarında varolan kişilerden oluşmakta. yani insanlar, zorunlulukların değil isteklerinin peşinden gitmekte
hayaletin garip huyları hayaletin garip huyları
yan tarafımıza doğulu kiracı taşındı. virüs falan dinlemiyorlar bina dolup taşıyor aşiretiyle.

asıl sorun şu ki bina ytong tuğlayla yapılmış ses yalıtimı sıfır. karımla salonda elit elit tartışıp kavga ediyoruz ama bir taraftan aklıma " ulan yandakiler duyuyorsa ne diyo bu değişikler diyorlardır " diye düşünceler geliyor, konsantre olamıyorum kavgaya.

komşuya garip görünmek iyi bir his değil. kavga da edemiyosun.
siyahojesürebilenkız siyahojesürebilenkız
sanırım bu konuda benimle aynı fikirde olacak kişi sayısı çok azdır.

ben komşuyla ilişkinin çok samimi olmaması taraftarıyım.
siz nasıl hayatlar yaşıyorsunuz bilmiyorum ama ben kendi ailesi,akrabaları,dostları tarafından kazığa uğrayan ve bu sebeple herkesle mesafesini korumaya çalışan biriyim.
o yüzden sizin o heveslendiğiniz komşuluk ilişkileri benim için çok da mühim değil.
tabiki kimlerle aynı binada oturduğumuzu bilmeli, merhabamız olmalı, yeri geldiğinde görüşebilmeliyiz ancak sizin heves ettiğiniz gibi bir gün o komşuda öteki gün diğerinde yemekler, çaylar, sohbetler eşliğinde geçen günleri ben istemiyorum.
sanırım kapalı bir kutuyum.
ileride evlendiğimde de ne yatılı misafir istiyorum ne sürekli evime girip çıkan insanlar.
benden size tavsiye.
herkese gerektiği kadar samimi olun.
öyle şeyler gördüm, yaşadım, duydum ve şahit oldum ki kendimi ve ailemi korumaya geçecek hale geldim.
o yüzden çok heveslenmeyin yeterli mesafede bir ilişkiniz varsa bokunu çıkarmadan sürdürün :)

edit: imla
bellaluna bellaluna
evet ilişkilerin azaldığı doğruydu ama şimdiki karantina sürecinden dolayı insanlar camdan dışarıyı, çevresini, birbirinin camını dikizler oldu. yakında potansiyel düşman olarak göremeye başlamasalar iyidir. (bkz: swh)
1 /