konsept albüm

1 /
ali kamber ali kamber
üç şarkılık malzemeyle yirmi üç şarkılık albüm çıkarmanın adıdır genelde. aynı sözlere, ezgilere, uygulara biraz varyasyon katarak dönüp dönüp tekrar gelirsiniz, aralarını da nispeten zahmetsiz uzun geçişlerle, sololarla, senfonik ya da koral parçalarla doldurursunuz, olur size konsept albüm.

parça dediğin beş dakika olur; yetmediyse on; haydi canını dişine takıp uğraştın yirmi, yirmi beş. ama bir hissiyat için doksan dakika şarkı mı dinlenirmiş canım?
epitaph epitaph
(bkz: epica)
(bkz: the divine conspiracy)

epica nın ilk konsept albümü, aynı zamanda façade of reality ve the phantom agony nin devamı niteliğinde.. albümde, tanrinin farkli dinleri insanoglunu test etmek icin yolladigi teorisi konsept olarak kullanilmiş.. teoriye gore insanlar, tum dinlerin aslinda ayni şey oldugunu anlayip anlayamayacaklarina ve kendi dogalarini keşfedip keşfedemeyeceklerine dair bir teste tabi tutulmaktaymiş..
iao iao
kimi konsept albüm vardır, dinleyiciyi içine alır, atmosfere sokar hatta üzerine bir de karakter beğenirsiniz kendinize ya da anlatılan konuyu kişiselleştirmeye çalışırsınız. bir de konsept albüm diye dinleyiciye kakalanmaya çalışılan albümler vardır ki bulunan güçlü bir melodinin değişik özensiz varyasyonlarından ibarettir, cılız sözleri ikinci kere inceleme ihtiyacı duyulmaz.

aslında filmi geri sardığımızda ilk konsept albüm denemesinin oldukça erken bir tarihte, 1930'lu yılların sonunda kaydedildiğini görüyoruz. bu deneme lee wiley isimli amerikalı bir caz vokalistine aitti.

1940'larda bir folk sanatçısı olan woody guthrie'nin çıkış albümü dust bowl ballads; kendi türünde bir ilktir. 1960'lara kadar konsept albüm denemesi yapan ünlü isimler arasında frank sinatra ve ray charles da bulunuyor.

1960'lara geldiğimizde zaten müzik tarihinin en verimli ve değişken dönemlerinden birine girerken, konsept albüm denemeleri de artmaya başlamıştı. bu dönemin ilk örneklerinden birini amerikalı soft rock grubu the ventures, colorful ventures adlı albümleriyle veriyordu. beach boys'un pet sounds'u da unutulmamalıdır.

ancak gerçekten layıkıyla yapılmış ve ticari başarısı yüksek pop-rock türündeki konsept albümü the beatles 1967 yılının haziran ayında efsanevi sgt pepper s lonely hearts club band'i yayınlayarak ortaya koydu. aynı yılın kasım ayında the moody blues, days of future passed adlı albümü yayınlayarak progresive-senfonik rock türünde önemli bir erken dönem yapıtı ortaya koydu.

bu dönemin sonlarına doğru (1969 yılında) the who, konsept albüm dalında çok çarpıcı bir örneği piyasaya sundu: pete towshend'in bestelediği rock operası tommy. nitekim ilerleyen bir on yıl da zaten genelde protest konseptli rock operalarının yaygın olduğu bir dönem olacaktı.

önemli bir ingiliz rock grubu olan the kinks, 60'lı ve 70'li yıllarda konsept albüm üretmeye devam etti. bunların arasında başka bir rock opera örneği olan arthur, preservation act 1, preservation act 2, schoolboys in disgrace gibi yapıtlar bulunuyordu.

1970'ler konsept albüm ve progresive rock türünün doruğa ulaştığı bir dönemdi. en başta pink floyd unutulmaz klasikler olan dark side of the moon, wish you were here, animals ve the wall'u yarattı. grubun sancılı dönemini yansıtan 1983 çıkışlı the final cut da bir konsept albümdü.

dönem içinde kaydedilen önemli albümlerden örnek vermek gerekirse rush - 2112, jethro tull - thick as a brick, camel - music ınspired by the snow goose, electric light orchestra - eldorado, emerson lake and palmer - tarkus, genesis - the lamb lies down on broadway, rick wakeman - journey to the centre of earth'ü sayabiliriz.

ayrıca bir parantez açmak gerekirse david bowie'nin 1972 çıkışlı albümü the rise and fall of ziggy stardust (and the spiders from mars) da bu alanda çok önemli bir çalışmadır. andrew lloyd webber'in rock operası jesus christ superstar'ı da unutmamak gerekli.

1980'lerde metal müzik grupları da konsept albüm işine el attı ve bu alanda bir başyapıt olarak kabul edilen operation mindcrime, queensryche imzasıyla piyasaya sürüldü. bunu her daim bu albümün gölgesinde kalmış iron maiden'ın seventh son of a seventh son'u izledi. ayrıca w a s p'ın the crimson idol, marillion - clutching at stars da başka bir örnekler.

1990'larda jüri özel ödülüm tabii ki dream theater'ın scenes from a memory part 2'sine gidiyor. ikincilik ödülü de tabii ki blind guardian'ın nightfall in middle earth albümüne ait. metal türünde örneklere devam etmek gerekirse symphony x ve rapshody albümleri, savatage'ın dead winter dead ve the wake of magellan albümleri de bu ekolün önemli örnekleridir. ayrıca pink floyddan ayrıldıktan sonra roger waters'ın belki de en önemli solo albümü amused to death de konsept bir çalışmadır. rick wakeman de 70'lerde başladığı yolculuğa 90ların sonunda return to the centre of earth ile devam etti.

70lerden 90lara taşınan progresive hava hala sürse de değişik türlerde konsept albümler de karşımıza çıkıyordu. 1993 çıkışlı depeche mode albümü songs of faith and devotion, u2 - achtung baby ve nick cave - murder ballads, dredg - leitmotif önemli örneklerdir.

son on yıla baktığımızda pain of salvation, remedy lane ve the perfect element i'den sonra be adında bir şaheseri ortaya çıkarmasıyla bu dönemin jüri özel ödülünü benden alırken, üstad arjen lucassen'in projesi ayreon da 2000lerde the human equation, the final experiment ve 01011001 gibi klas yapıtları ortaya koyuyor. tori amos - strange little girls, green day - american idiot, spock s beard - snow da sayılması gereken çalışmalar.

kişisel favorilerimden biri de konsept ve atmosfer işinde harikalar yaratan arcana. özellikle le serpent rouge, the last embrace ve cantar de procella tadından yenmez albümler, bayinizden isteyin.
tembel tembel
(bkz: dark side of the moon)

ellerindeki fender gitarlar ve korg klavyelerle kendilerini filarmoni orkestrası gibi hisseden yetmişli yıllar rock müzisyenlerinin, ünlü ve zengin olduktan sonra sağda solda dinledikleri klasik konçertolardan hareketle, "ulan adam bir tema üzerinden bir buçuk saatlik ekmek çıkarmış bea" diye düşünerek yapmaya çalıştıkları, çoğunlukla yirmişer dakikalık parçalarda dönüp dolaşıp aynı temanın çalındığı albümlerdir.

sayıları fazla olmamakla birlikte çok iyileri de vardır.* ne var ki, bir rock grubunda filarmoni orkestrasındaki ses zenginliğini yakalamak mümkün olmadığı için, genellikle, çıkış noktaları kuvvetli de olsa netice itibariyle ağızda yavan bir tat bırakırlar.

rock albümlerinin kendini dinletmek için güçlü bir fikrin yanısıra çok sayıda yaratıcı melodiye, vurucu sözlere ve aralara serpiştirilmiş yeterince teknik ustalığa ihtiyacı olur. her şarkının kendine ait bir karakteri olmalıdır. o nedenle, iyi konsept albümler* her şarkının kendi başına kendini dinlettirecek kalitede olduğu, bununla birlikte şarkılar arasında duygu bütünlüğünün de sağlandığı, fakat bunun da zorlama şekilde ve göze sokularak yapılmadığı albümler arasından çıkar. mesela dark side of the moon.
sir da ros floyd sir da ros floyd
işinin ehli insanlar yaptığı vakit zevk veren albümler. animals, the dark side of the moon*, the final cut, the wall, wish you were here.. the alan parsons project'in yapmış olduğu bütün albümler de bu klasmana giriyor galiba: ammonia avenue, eve, eye in the sky, i robot, pyramid, tales of mystery and imagination, the turn of a friendly card.
düşünce limitleri elbet değişen bir kavram. türkiye'deki bazı sanatçılarımızın albümleri tek bir düşünce üzerine kurulu olmaları ile çığır açmaktalar. ehliyetsizlerin elinde ise sadece birer kavram kargaşası, entel intihar girişimi. kadın halleri ile strange little girls, dijital mutsuzluklar üzerine ok computer, fibonacci sayıları ile işlenmiş lateralus, frederic chopin'in c minorlerinin hepsi birer sitemdir. bazen çocukluk anları dolar içine(the black album kimi zaman baba hasretibrothers in arms on every street). biri'ni akla getiren tüm sesler aşk'a gelir, bu çözülmesi zor anlamların içinde.
vercignatorix vercignatorix
sözleri ve müziğiyle tek bir tema ya da öykünün etrafına örülmüş olan albümlere verilen genel isim.

bir konsept albümün sözleri genel bir temayı, bir olguyu işleyebilir; aşk, savaş, yaratılış, ölüm, kıyamet gibi.bunun yanısıra bir konsept albüm daha özel bir temayı, bir olayı da işleyebilir; "a'nın b'ye duyduğu aşk", "ikinci dünya savaşı", "iskandinav mitolojisinde yaratılış", "aşırı dozda uyuşturucu nedeniyle gerçekleşen bir ölüm", "hristiyan inanış çerçevesinde kıyamet" gibi.

ayrıca bir konsept albüm, bir öykü temelinde yükselebilir.[burada anlatmaya çalıştığım "öykü" kavramının kapsamına roman, hikaye, destan, efsane, mit gibi birçok edebi türün--gerekli bütünlüğün albüme yansıtılabilmesi koşuluyla--girebileceğini belirtirim.ayrıca albümün öyküsü edebi türlere dayanmak zorunda da değildir; bir film, başka bir albüm, bir ressamın çeşitli eserleri gibi temellerden de iyi bir öykü yaratılabilir.]

örneğin x isimli müzisyen y yazarının z romanını işleyen bir konsept albüm yapabilir; ya da x grubu y isimli şairin z destanını bir konsept albüm halinde işleyebilir.

burada önemli olan şey, albümü oluşturan şarkıların--önceden belirlenmiş bir mantık çerçevesinde--işlenecek temaya ya da öyküye tutarlı bir bağ kurarak ilerlemeleri; bunu yaparken kendi aralarında da belirli bir düzeni yakalayıp "bütünlük" sağlamalarıdır.bunu sağlamanın kesin kuralları yoktur. bazen sözler, bazen enstrüman tercihleri, bazen de şarkıların tonu bu bütünlüğü sağlayabilir. bazen hepsi bir arada olur.

tüm albüm boyunca bir hikayenin anlatıldığı çalışmalardır. 1960'ların sonundan bu yana konsept album (kavramsal albüm) kavramı örneklerini vermeye başlamıştır. uzun komposizyonlar, şarkı içerisinde gerek düz bir şekilde gerekse de sentetik olarak konuşmalar, hikayenin daha iyi anlatılmaya çalışması açısından müzikte kullanılan bazı emprovizasyonlar bu konsept albümlerin ana hatlarını oluşturur. albüm içerisindeki bestelerin kısa ya da uzun epik beste formuna uygun olması da bu ana hatlardan birisi sayılmaktadır. gerek popüler müzikte gerekse de heavy metal, folk, psychedelic rock, progressive rock, progressive metal ve blues rock tarzlarında bu konsept albümlere çokça rastlanır. bugün en çok kabul gören müzik tarihinin ilk konsept albümü the beatles'ın sgt pepper s lonely heart club bands çalışmasıdır. 1967 yılında çıkan bu albümle birlikte konsept albüm kavramı oluşmaya başlamıştır.
1 /