köpek beslenen evlerin leş gibi kokması

komsomolets komsomolets
kuralımız çok basit:

gitmezsiniz olur biter. kendinizi diğer bi canlı türünden üstün hissetiren motivasyon kaynağınız ne.? belki köpek de sizden aynı kokuyu alıyor ama söyleyemiyor diye düşünmediniz mi.? zaten bir çoğunuz 1 haftadan kısa sürede yıkanan insanlar değilsiniz amk. deodorantsız burnumuzu sikiyorsunuz her gün.? peki biz ne yapalım.?

edit: başlık başa kalmış :((
melankoliktosbaa melankoliktosbaa
kesinlikle doğru önerme.kedi de bunu görmedim ama bana göre köpek evde beslenecek bir hayvan değil,onu apartman dairelerine hapseden zatlara da çok kızıyorum ,müstakil evin olur bahçen olur özgürce koşsun eve tıkmak nedir ya.
fıraterniti fıraterniti
evlerine gitmezsiniz, olur biter. e gitmiyoruz zaten. sebebini de buraya yazanlar oluyor haklı olarak. yazmasınlar mı? ters yapmaya gerek yok bence
lazpinokyo lazpinokyo
ağla komso hahah yani yuh, bariz bir şey içinde duyar kasmazsın be yazık.
apartmana 2 odaya tıkın hayvanı köle gibi tasmayla gezdirin sonra burda, soz ondon oston mosonoz yhoo diye zırlarsınız.
komsomolets komsomolets
oooooo insanların evinde ne besleyip beslemesine, yaşam standartlarına kendi karar vermek isteyen tayfa gelmiş. çay koyayım mı gençler.? taze.

evimizde ne ile dost olacağımızı veya evimizde nasıl bir canlı ile ortak alanı paylasacğımızı size mi soracağız beyler.? benim evim benim kurallarım; bizim evimiz bizim kurallarımız. o canlılar evimizin bir parçası. kabullenecekseniz böyle, kabullenemeyecekseniz dışarda 2 çay içeriz dağılırsınız.

ayrıca apartmana hapsetmiyoruz merak etmeyin, gün içinde çıkarıyoruz dışarı. şimdilik iyi gidiyor. bana kalırsa hayvanlar da durumdan memnun. aramız gayet iyi. bazen tasmasız gezdiriyorum. sıkılsa giderdi diye düşünüyorum.

ek olarak, oturduğunuz apartmanlarınızda köpekler ses çıkarmaz demiyorum. ama önce çoluğunuza çocuğunuza ses yapmamalarını, kardeşinize babanıza maç günü televiyonu son ses açmamalarını, kutlamalarınızda ailenize kontrolden çıkarak 150 db ses çıkarmamalarını, aile toplantısında akrabalarınıza apartmanı ayağa kaldırmamasını vs yi anlatırsanız, sonra köpekleri kedileri konuşuruz. düşünebilen canlılar olarak, öncelikli işiniz8 üstün sandığınız insanların yarattığı kirliliği önleyebilmek olmalı. insani standartlarda toplu yaşamda uyulması gereken temel saygı kurallarını içselleştirdiğiniz an, köpeklere de çözüm buluruz.
fıraterniti fıraterniti
alınganlıkla, sinirle hele hele başlıkla iğne ucu kadar alakası olmayan başka sorunları araya yerli yersiz sıkıştırmakla çözüme kavuşması mümkün olmayan üzücü bir gerçek.
komsomolets komsomolets
evlerimizi leş gibi olmakla suçlamanızda sorun yok, gelmeyin çözüm gayet basit dediğimiz de sıkıntı var demek.?

ne yapalım gençler, köpeğe klazette sıçıp götünü taharet musluğuyla temizlemesini mi öğretelim.? altlarını mı bağlayalım.? ya da sıçtıktan sonra kendi başına duş almasını mı.? olabildiğince temizliyoruz, şu an bi mahsuru yok bizim adımıza. bence bizim evler konusunda siz de fazla düsünmeyin pls. kendimiz hallederiz bu konuyu.!
asabisisman asabisisman
ben üniversitedeki 2 ev arkadaşımdan alışığım kokuya falan. onlar kendileri beslenebiliyordu gerçi. ev yemeği falan da yiyorlardı ara sıra. şimdi 1 yaşında labradorum var evde baktığım. hiç kokusu gelmiyor burnuma üniversitede daha beterlerine alıştığım için.
devededeboyvar devededeboyvar
neredeyse 1 yıl önce dating app'lerin birinden acayip tatlı bir kadınla tanışmıştım. minyon + pilates diyorum, kalanını siz anlayın. whatsapp üzerinden sohbet falan derken, kafaların uyduğu anlaşıldı, salgın zamanı olduğu için buluşmalar ikinci bir emre kadar evlerde gerçekleşiyordu (eski şaşaalı günler). kadın tam fotoğraflardaki gibi, hiçbir catfish durumu yok, inanılmaz tatlı, köpeği de bir o kadar öyle. kadın titiz, başlıktakinin aksine evde koku yok. ne var ki sorunu su içerken anladım: bardağa uzandığımda zannedersin su içmeyeceğim de köpeği yalayacağım. i̇nanılmaz bir koku ve tat. lan o hayvanın lezzeti (!) oraya ne ara geldi, nasıl bulaştı (muhtemelen aynı bardağı kullandık ve kadın köpeğini öpüp kokladığı için olaylar gelişti) ?! suyu içiyorum ama bir yudum için iki buçuk kat irade kasıyorum, çenem kitleniyor, bir yandan da fark ettirmemeye çalışıyorum. yüzümde "her şey normal" ifadesi var ama onun dışında gram hareket yok. sonuç olarak, hiçbir şey olmadı. eve gidip michael scott gibi "noo, god! noo, god! please, no! no, no, nooo!" diye diye duvarları yumrukladım (aklıma geldikçe hâlâ yaparım). o günden sonra, hayvanı olan tatlı hanımlara "mazi kalbimde bir yaradır, bahtım saçlarımdan karadır" tadında bakar, uzaklaşırım.
desesperada desesperada
benim köpeğe tavuklu nohut pilav verdiğimde acayip osurur. yani köpeklerde osurur en az insanlar kadar kokuları vardır. bazen insandan daha güzel koktuğuda oluyor.
acarabi acarabi
görecelidir.
bazı ırk köpeklerin ev içinde yaşamları uygun değilken, bazı ırk köpeklerin de ev dışında yaşamları uygun değildir.
buraya tek tek yazsam sıkıcı olur amma anlayan anladı zaten.
notos: vefa ve sadakat timsali can yoldaşlarının kokularını bahane edenler değil yazın, şu mevsimde dahi belediye otobüslerine kalabalık saatte binsinler bi zahmet.
notos devam: mesela, orta boy 30-35 kg lık malinua cinsi belçika çoban köpeğinin ev içinde yaşamı çok zor olmasına rağmen, 60-80 kg aralığında olan büyük ırk cane corsolar pekala ev içi yaşama uygundur.