kopi luwak

1 /
granata35 granata35
dünyanın en pahallı kahvesidir,endenozyanın sumatra ile çevre adalarında yaşayan paradoxurus adlı bu bölgeye özgü etobur memelinin dışkısından elde edilen kahvedir ve her yıl 200 ila 250 kg civarında üretimi gerçekleşir
aquila aquila
sumatra ve çevre adalarda yaşayan ve kahve üreticileri tarafından beslenen paradoxurus adlı bir memeli, kahve ağaçlarındaki çekirdekleri yiyor, çekirdekler hayvanın midesindeki enzimlerin etkisiyle bir tür fermantasyona uğruyor, ancak hiçbir şekilde erimiyor. bu kahve çekirdekleri daha sonra dışkı yoluyla dışarı atılıyor. kahve üreticileri de paradoxurus un dışkısından bu çekirdekleri toplayarak dünyanın en pahalı kahvesini üretiyor.
uzmanlar, kahvenin kalitesini artıran faktörün hsyvsnin sindirim enzimleri olduğunu söylüyormuş. kopi luwak yılda ancak 250 kilogram kadar üretilebiliyor. bu miktar takdir edersiniz ki paradoxurus un o yılki performansına bağlı.
cerquant cerquant
dünaynın en pahalı kahvesi, bu kahve indonezyada yetişmekte ve kopi "kahve" luwak ise kedi benzeri bir hayvana verilen ad. kahvenin bu kadar pahalı olmasının nedeni ise kalitesinin yanı sıra elde edilme şekli. paradoxurus ailesinden olan, kediye benzeyen ancak ağaçta yaşayan bu hayvanın en sevdiği yiyeceklerden birisi de kahve yemişi. hayvanın sindirim sisteminden geçen ve orada fermente olan kahve dışkı ile atılıyor. toplanan bu dışkıdan ayırılan kahve çekirdekleri yarım kilosu 320 amerikan doları gibi bir fiyata satılmakta. bu kadar kıymetli olmasının nedenlerinden birisi de sindirim sırasında çekideklerde bazı kimyasal değişiklikler olması ve kahvenin tadının olumlu anlamda değişmesi.
kornish kornish
baliden bir arkadaşım vasıtasıyla elime ulaşan ve bu gün itibariyle denemiş olduğum, şekersiz halı bile çok yumuşak ve tatlı olan kahve. gayet beğendim açıkça söylemek gerekirse, amma velakin damak tadı konusunda çok iddiam olmadığı için, orta kalite bir kahveyi dayasalar da aradaki farkı anlar miydim bilemem....
schacklaban schacklaban
fiyatı delicesine pahalı olmayan kahve. sadece türkiye'ye getirenler iyi reklâm etmişlerdir. bir sene kadar önce 100 gramını 15 avro'ya almıştım, bu hesaptan kilosu 300 lira eder.
haydari haydari
bir kahve çeşidi. kopi endonezya dilinde kahve, luwak ise asya misk kedilerine verilen genel bir isim.

bu kahve çeşidi endonezya'da yetişen kahve ağaçlarının meyvelerini bu misk kedisi yedikten sonra sindirmesi ve ardından bıraktığı dışkının birkaç işlemden geçirilmesi sonucu elde ediliyor. keçi gibi yediğine dikkat eden bu kedi de ağaçtaki en kaliteli meyveleri yiyor ve sindiremediği çekirdek kısmı midesindeki asit ve enzimler aracılığıyla mayalanıyor. sindirim sonrası gerçekleşen boşaltım sonucu oluşan dışkıyı yerel halk ayrıştırıyor, işliyor.

dünyanın en pahalı kahvelerinden biri oluyor bu kahve çeşidi. içimi yumuşak, tadı çikolatamsı ve toprağımsı. bu tadı veren şeyin kedinin midesindeki enzimler olduğu söyleniyor. ayrıca üzerinde diğer kahvelere nazaran çok daha az bakteri barındırıyor.
director director
sanırım el bulli'de, ferran adria bu kahve ile çok güzel bir yemek yapıyordu. 2006 civarlarında mönüde yer alıyordu diye hatırlıyorum. kopi luwak ile pişirilmiş tavşan beyni ve üzerinde sıcak elma jeli vardı. hatta ondan özenerek yeni bir yemek üretmiştim ve türk kahvesi ile kaz ciğerini pişirmiştim ve üzerine farklı bir jöle hazırlayıp servis yapmıştım. tabi bizim insanımız farklı damak zevklerine sahip olamıyor ama harika olmuştu.

sonuç derseniz, kopi luwak; içmediğiniz sürece sadece kedi boku diye laf edebileceğiniz kadar harika bir kahve.
ezelnip ezelnip
ben içtim bu kahveden. o kadar da saçma para bayıldım salak gibi. filipinlerde, mall of asia `daydı. çok komik o kadar büyük beklentilerim vardı ki. içtikten sonra bütün hayallerim suya düştü. bildiğin evde yapılan kahveden farksız. sadece biraz daha sert. kara siyah rengi.

neyse kahveyi içtikten sonra yapım aşamasını merak ettik tabi, öteki hafta coron adasına gittik üretimi bizzat görebilmek için. sabahın köründe hayvanat bahçesine gitmek için çıktığımız yol tam iki saat sürdü. sonunda o hayvanı görebildim. böyle kedi gibi desen değil, aslan hiç değil ,desenleri olan, ufak, meymenetsiz ve pek sevimsiz olan hayvanı gördüm. bu hayvanın dışkısından yapılan kahveyi mi içtim ben şimdi diyerek midem fenalaştı. hayvan tatlı bir şey olsa belki o kadar kötü hissetmicektim.

git evinde iç işte turk kahvesi dimi. aranmicaksin hayatta bu kadar.
albertoknag albertoknag
endonezya'da büyükelçilikte çalışan bir arkadaşımın türkiye'ye gelirken getirdiği ve deneme fırsatı bulduğum tat. yumuşak bir içimi var bulursanız için *
bullforce bullforce
muhabbet esnasında bahsi geçmesiyle google'da arama yapmak isterken canımı sıkan kahve.
kupi copi cupi copi liva livak vs zart zurt birkaç kombinasyon denedikten sonra sikerim belasını diyip 'kedi boku kahvesi' yazmak isterken google aramalarda bulduğum kahve.
demek benim gibi kızıp doğrudan kedi boku diye aratan çok olmuş
1 /