kötü bir babaya sahip olmak

ila ila
kötü bir şeydir muhtemelen. ama işte hayat dediğin, hiç tam olmuyor ki. bir yerden illa sızıyor keder.
insan, yoksunluklariyla tamama eriyor belki de.
sevgili jane sevgili jane
kötü bir babaya sahip olan erkek çocuklarının hayatla kavgasının asla bitmemesi. öfkesinin dinmemesi, hırslarını asla alamaması ve kırıp dökmeyi huy edinmesi...
kırpık saçlı rapunzel kırpık saçlı rapunzel
çocukken muhteşem bir babaya sahip olduğumu sanardım. o beşiktaşlı diye beşiktaşlı oldum. en çok o mutlu olsun diye okulda hep başarılı oldum.

lisede biraz bir şeylerin farkına varmaya başladım ya da o değişti. anneme davranışları hoşuma gitmiyordu .
evet fiziksel şiddet yoktu ama bir adam eşinin yanında üzüldüğünü bile bile eski nişanlısından söz etmemeliydi , bir adam eşinin kilosuyla ilgili espri yapmamalıydı, bir adam bazen eşine canım diyebilmeliydi, belki aşkım , hayatım falan demeliydi. bunları anlamaya başladıkça belki iyi bir baba ama iyi bir eş değil demeye başladım.

sonra bazı şeyler oldu ve lisede okuldan atıldım en yakın arkadaşımla birlikte. okulla mahkemelik olduk falan. annem hep yanımdaydı. babam... bana karşı değişmişti . takdir , onur belgeleri almak gerekiyordu demek ki babamın gülen yüzünü görmek için, arkadaşlarına beni benim kıymetli kızım diye takdim etmesi için..
ben kendi okulum dışında başka bir liseye gitmek istemiyordum ve liseyi dışarıdan okuyordum. bu onun için utanç verici bi şeydi.
"o kadar kız işe gidiyor bu da gitsin onlardan güzel mi? değerli mi gitsin çalışsın kimse kimseden kıymetli değil" dedi.. annemle odada müzik dinleyip ağlıyorduk o bunları söylerken.annem müziğin sesini açtı ki ben duymayayım diye..
evet babam iyi bir baba da değildi..


ben o liseden hacettepe üniversitesi'ni kazandım. iyi baba(!) geri döndü. ankara'da yaşamak istermiş hep , olmadı bi çocuğum ankara'da okusun dermiş. ben en küçük çocuğuydum ve açık lise vakasından sonra son şansını da kaçırdığını düşünmüştü halbuki.
ankara'ya yanıma gelirdi , eve alışveriş yapardı , bana bakarken gözlerinin içi parlardı. belki de değişti dedim .. e yaşa da girdi . artık daha sakin bi adam falan.

okuldan mezun oldum , o sene annem hastalandı. burayı kısa geçeceğim ; hasta annemin odasına bile girmezdi..
buralarda anlatılacak dünya kadar şey var ama benim o kadar güçlü kalbim yok..

annemi kaybettik, toprağa verdik eve geldik.ben 2-3 kere bayılmıstım , ablam ayılamıyor, abim bir noktaya gözünü dikmiş..
ev kalabalık, herkes ağlıyor ve belki annemin en küçük çocuğu olduğum için bana merhametle bakıyorlar falan..
nefesim kesildi balkona çıktım.
babam aşağıda 2 arkadaşıyla sohbet ediyor sonra güldü, sonra biraz daha güldü.
sonra arkadaşı bi şey söyledi, babam kahkaha attı.

o gün anladım ki iyi bi eş mi , baba mi falan bunları geçelim ;
babam kötü bir adam..
kimse boş değil kimse boş değil
sizi kötü bir evlat olmaya teşvik eder. nafakasını ödemeyince hatta annanızın nafakasını ödemicem, ona siz bakın diyince delirdim dava açtım. dün hapis cezası çıktı. 10 senedir ödemiyor pezevenk napalım. söke söke almak böyle bişi. artık onun kötü bir evladı var. üzülmenin anlamı yok. azına sıçın bitsin gitsin.
1