köylülük

angesen angesen
köylülük ile ilgili olarak, ''sosyal hayatları yok'' ve özellikle ''hepsi birbirine benzer'' düşüncesinde olanlara, çok acil şoray uzun yolda programının tüm serisini izlemeleri tavsiye edilir. belki teorik takılmak yerine gerçekler, renkli görüntüler eşliğinde izlenirse daha iyi aydınlanılır.

aşiret düzeninde ki köylerden yola çıkarak, ülkemizde ki köylerin tümünü aşiret köyleri adet ve gelenekleriyle tanımlamak ve köylülük kavramı ile ilgili saçma sapan genellemeler yapmak konuya ne kadar yüzeysel yaklaşıldığını ortaya koyar.

bir ülkenin ilerlemesinin köylülük düzeninden geçmediği elbette tartışmaya bile gerek olmayan bir gerçektir ancak köylülüğü ve köyleri aşağılamayı seçmekte aslını ya da kültürünün bir parçasını inkar etmek, aşağılamak, reddetmektir ve bu da kişilere ya da topluma bir şey kazandırmaz.

kültürel bir takım değerlere saygı göstermek için de insanın iliklerine o kültürün işlemesi gerekmez. farklılıklara saygı gösterebilen ya da tahammül edebilen her insanın içinde bulunacağı bir durumdur.

köylüyü aşağılayan insanların şehirde ki simit satan adamı da, pazarda ki esnafı da, kapıcıyı da, eve gelen gündelikçi kadını da hor görme ve insan yerine koymama olasılığı bir o kadar yüksektir güdülen mantıkta.
kırmızıdudakboyası kırmızıdudakboyası
kente göçtükten sonra kentli eğilimi gösteremeyip köydeki alışkanlık ve yaşam tarzını kentte doğmuş çocuklarına dahi aktarmaktır. kışa girerken çuvalla yiyecek istiflemek ilk aklıma gelen.