koyun olmak

nevgrod nevgrod
şu sıralar bir kesimin başka bir kesimi yaftalarken kullandığı ifade/sözcük öbeği. aynı zamanda bir aşağılama biçimi. tamam lan tamam bende bazen ilk kesimin içinde bulunabiliyorum. ama artık bu alışkanlığımdan kurtulacağım. bol bol deniyorum. neyse. asıl konumuza dönelim.

olum hepimiz koyunuz lan. hala bunu fark edemedin mi? zaten bu yaftalamayı bırakmaya çalışma isteğim de buradan başlıyor. kendimizin de mensubu olduğu bu grubu sen niye aşağılamak için başkasına söylüyorsun. bu yaptığımız bildiğin başka bir insanı nefes aldığı için aşağılamak. valla bak. nasıl mı? bak anlatıyorum iyi oku.

şimdi istiklalde bir kızla yürüyorsun. tak kızla sevişmeye başladın. ama böyle deliler gibi. public'in alasını yapıyorsunuz. ne olur? polis gelir ahlaksızlık yaptınız diye para cezasını kor götünüze falan filan dimi? şimdi hukuk falan ilgimi çekmediğinden kaç para ceza yersiniz falan bilemiyorum. neyse. bu amerika da da böyle arabistan da da çin de de. neyse. sonuç olarak dünyanın birçok yerinde kamu alanlarında seks yasak. çünkü zamanında birileri , ki bu birilerine zengin şişman beyazlar diyin yada ne bileyim puta tapanlar diyin, bu yanlış demiş ve toplum buna uymuş. yani kısaca adamın biri götünün keyfine göre bir kural uydurmuş ve diğerleri de buna uymuş. ki bu durum şöyle işliyor zannımca. birisi diğerleri üstünde bir baskı uyguluyor veya diğerlerini güzelce etkiliyor ve diğerlerinin lideri/yol göstericisi benim tabirimle kural koyucusu oluyor. sonra de biz bunu sorgusuz sualsiz kabul edip uyguluyoruz. çünkü bu bize böyle öğretildi. çünkü bu kural toplumun düzenini korumak için toplum tarafından ortaya atıldı. bunu sadece topluma açık yerde seks yapmak için söylemiyorum. bunu bize öğretilen "toplum içinde yaşama kuralları"nın hepsi için söylüyorum. herhangi bir topluma üyeyseniz o toplumun kurallarına uymak zorundasınız. yani öyle hissediyorsunuz. yani öyle hissediyoruz. çünkü kurallara uymaz isek başımıza kötü şeyler gelebileceği öğretildi bize. bir çin atasözündeki gibi, göze batan çivi çekici yer. bak yine öğretildi. bu öğretiler bize en savunmasız dönemimizde aşılandı ki toplum sürekliliğini devam ettirsin. aynı 5 yaşındaki çocuğu kur'an kursuna göndermek gibi, her insan 5 yaşındaki çocuğunu toplumun devamlılığı için programladı/programlıyor/programlayacak. hepimiz küçük hitman'leriz. sadece suikast için değil toplumu korumak için varız. toplumu devam ettirmek yegane görevimiz. cennet anaların ayaklarının altında değil mi? baba olmak hissedilen en güzel duygu değil mi? ya değilse. bebeklikden beri her an duyduğumuz şeylerin bize normal gelmesi veyahut o şekilde hissetmemiz normal değil mi? birine kırk kere deli derseniz deli olmaz mı? neyse yine çok koptum ne demek istediğimden.

bizler her zaman yönetilmek için can atıyoruz. insanlığın en büyük zaafı işte bu. ister kabul edin isterseniz eksiyi basın. hepimiz birer koyunuz. ister bu bizim doğamızda var deyin, ister buna sistem adını takın. bizler buna uyuyoruz. sistemin/toplumun mutlu olmamız için bize gösterdiği yolla mutlu oluyoruz. çünkü mutlu olmak bize böyle öğretildi. eskiden çok çalışırsan çok para kazanırsan mutlu olursun dendi. şimdide mutluluk içinizde parayla saadet olmaz deniliyor. tatmin olmaktan bahsediliyor. para sadece tatmin eder deniliyor. bu fikir akımlarını belli güçler/kişiler yönetmiyor. yani bence öyle. bunları toplum yönetiyor. toplum bir makine gibi. geçmişi geleceğe dönüştüren, bir fonksiyonu olan bir makine. geçmişte yaşadıklarına tepki olarak geleceği şekillendiren bir makine. cidden canlı bir organizma.

bizler geçmişimizden yeni kurallar üreten ve bu kurallara uyan koyunlarız. o yüzden birini koyun diye yaftalarken iyi düşünün. çünkü sizde bir koyunsunuz.

annneeeee! ben anarşik oldum galiba. ama korkma. küçük enişte seviyesinde anarşikim ben. eyleme geçmeyip klavye arkasında kalınca öyle oluyor zannımca.
beni bu güzel havalar mahvetti beni bu güzel havalar mahvetti
en kolayi. mesela ben baya baya koyunum. ne derlerse yaparim, is yerinde de oyle. saf saf herseye sasirmis gibi yaparim. bakinirim. benden bi bok olmayacagini anlayan ustlerim bana pek gorev vermez. sorumlulugum yoktur. nasilsa bu salak diye yanimda herkes herseyi konusur. tam bir gorunmezim. patron yanimda osurur falan.
dumrul dumrul
türk siyasetini var eden şeydir. akp, chp, mhp, iyi parti, hdp demeden tüm partilerin seçmenini birleştiren tek konu bu. önünüze bok konsa koşa koşa oy veriyorsunuz sonra da "kandırıldık" diye ağlıyorsunuz.

parti söyleyin örnek vereyim. boş geçmek yok. koyunluk seviyesi tabii partiden partiye değişecek. akp'de bir solukta onlarca adamı rahat sayarım. diğerlerinde daha az olur ama temel mantık aynı.

mehmet ali kafana silah mı dayadı birader oy vermen için. er geç akp'ye yanlayacağı apaçık belli olan adama oy verdiğin için ağlayacaksan meclise sokmasaydın?

mobile.twitter.com

mehmet ali milletvekilliğinden istifa edecekse akp'den seçilen mustafa yeneroğlu'nun da istifasını isteyin. 4 tip'linin de istifasını isteyin. son seçimlerden önce mhp'den meclise giren iyi partililerin de istifasını isteseydiniz...

siyaset bu. sen adaya bakmadan partiye mührü basıyorsan aday at pazarlığında anlaşamadığı zaman şikayet etmeyeceksin.

koyunluk hoş bir şey değil. iktidarlar er geç değişir ama sen koyunluğu bir kez kabul edersen evrim geçirmek için milyonlarca yıl beklemen gerekir ona da ömrün yetmiyor maalesef.