kral çıplak

1 /
kesikelektrik kesikelektrik
of ya şimdi bu entel herifin konserine kimse gelmez ki! gibi bir durumla karşılaşıldığında akla gelen alternatif isimdir.aynı sınıfın sıralarında popo çürütmekteyizdir,140 devre kardeşimdir ,zannımca bir çok kültürel aktiviteye beraber akacağızdır
kurabiye kurabiye
kazıkcı terzinin kumaştan çalarak hatta kumaşın tamamını çalarak krala diktiği kaftanın bir çocuk tarafından dile getirilen durum. böyle kral olmaz olsundur. kıçında don var mı yok mu anlamayan kral, ülke yönetemez.
blackberry86 blackberry86
bilmeyenler için hikaye şöyledir:

ülkenin birinde giyimine düşkün, kendini beğenmiş bir kral varmış. kendini çok akıllı sanan kral, giyim kuşamdan başka bir şey düşünmezmiş.

günlerden bir gün komşu ülkenin kralı kendisini ziyaret etmek istediğini bildirmiş. elbette ki, bizim kralın ilk aklına gelen yine ne giyeceği olmuş. hemen adamlarını çağırtmış.

-"tüm dünyaya haber gönderin" demiş. "öyle bir elbise istiyorum ki, dünyada bir eşi daha olmasın. bana böyle bir elbise dikecek terziyi zengin edeceğim. misafirlerimi karşılarken bu elbiseyi giyeceğim."

kısa bir süre sonra, haber her yana yayılmış. en iyi terziler, ellerindeki kumaşlarla, saraya gelmişler. hepsi yapacaklarını krala anlatıyormuş. ama kral anlatılanlardan hiç birini beğenmiyor;

-"çok daha güzel olmalı!" diye bağırıp duruyormuş.

sonunda çok genç bir terzi çıkmış kralın karşısına.

-"sen ne getirdin bakalım" diye sormuş kral. terzinin genç ve tecrübesiz duruşu kralın umudunu iyice kırmış.

-"benim getirdiğim çok özel sevgili kralım" demiş genç terzi. "size öyle bir kumaş dokuyup, öyle bir elbise dikeceğim ki, sizden önce kimse böyle bir elbiseyi giymemiş olacak."

kral bu sözlere çok şaşırmış.

-"ancak bir şartım var" demiş genç terzi. "giysiyi bitirene kadar işimize hiç kimse karışmayacak."

kral aradığını bulmanın sevinciyle kabul etmiş bu şartı. hemen iki kese altın verip;

-"çabuk olun o zaman!" diye emretmiş.

genç terzi hemen başlamış çalışmaya. ertesi gün iki kese altın daha istemiş kraldan. kral hiç itiraz etmeden vermiş altınlarını. aradan günler geçtikce, kral genç terzinin dokuduğunu söylediği kumaşı merak etmiş. sonunda dayanamayıp, çalıştığı odaya girmiş. genç terzi tezgahın başında harıl harıl çalışıyormuş. kral sessizce bir süre izlemiş, bir şey göremeyince;

-"demek bunca zamandır boş oturdun ha!" diye kükremiş. "kese kese altınları ben boşuna mı verdim sana!"

terzi sakin ve kendinden emin;

-"saygıdeğer kralım" demiş. bu kumaşı sadece akıllı insanlar görebilir. bakın ne kadar da güzel oldu.öyle değil mi?"

kral ne diyeceğini şaşırmış. aptal durumuna düşmemek için;

-"evet evet çok güzel" demek zorunda kalmış ve hızla çıkmış odadan.

kralın elbisesi şehirde kualktan kulağa dolaşır olmuş. "sadece akıllılar görebilir!" i̇nsanların merakı bunu duydukça daha çok artıyormuş. sonunda tören günü gelmiş. halk toplanmış, hazırlıklar bitmiş. terzi kralı soymuş ve gerçekten varmış gibi üzerine bir elbise giydirmiş. sonrada karşısına geçip;

-"çok şık oldunuz efendim" demiş.

-"muhteşemsiniz."

kral genç terzinin bu iltifatları karşısında, aynada gördüğü çıplak bedene hiç aldırmadan;

-"eline sağlık, çok güzel olmuş" demiş.

kral yeni elbiseleri ile çıkmış saraydan. dışarda toplanan halk, kralı çıplak görünce çok şaşırmışlar. ama kimse cesaret edip krala gerçeği söyleyememiş. birden küçük bir çocuk haykırmış;

-"kral çıplak kral çıplak!"

ardından cesaretlenen halk, gülmeye başlamış. kral geç de olsa gerçeği böyle acı bir şekilde anlamış.


inanmadığı doğrulara tapanlara kral çıplak diye bağıranların olduğu bir toplum dileğiyle...

not: hikaye alıntıdır.
onder onder
çocuk söylemi hikayeden bildiğiniz üzere. oysaki kendi üstüne de baksa, ya da bakabilse diyelim, görecektir kendisinin de çıplak olduğunu. ve herkesin.
parçın parçın
haluk levent'in aynı adlı albümünde yer alan şarkısı. sözleri, anlaşılabildiği kadarı ile;

fermanlar verildi, perdeler gerildi, halılar serildi
dediler kral bugün görünecek, dediler gören herkes sevinecek
haberler salındı, tedbirler alındı, davullar çalındı
dediler kral bugün görünecek, dediler gören herkes sevinecek
anne bak kral çıplak. anne bak.

kral çıplak göründü, saray dehşete büründü, ağlar gibi gülündü
dediler kral meğer çıplakmış, dediler tören değil tuzakmış
hikaye tutmadı, ahali yutmadı, çocuklar kutlandı
dediler kral meğer çıplakmış, dediler tören değil tuzakmış
anne bak kral çıplak. anne bak.

uzun kısa bir öykü bu. sıradan sessiz bir film gibi. görevim anlatmak oldu. akıtmak bendeki zehri. yıllar önce bir genç vardı. yüreğini yakan bir sevda. ışıltılar sönük kaldı, herşey böyle başladı. tutulmuştu köşe başı. kalmamıştı açık kapı. var olmaktı tek sorunu, kaçtı durdu yıllar boyu. sonra bakmış dünya yokmuş. umutları göçmüş gitmiş. parasızlık yalan sarmış. çareyi kaçmakta bulmuş. gördü bunu hayra yordu, güzel şeyler istiyordu. oysa güzel altınlardı, çok paraya satılırdı. çürük çarklar büyük çarklar. birbirinden ne anlar. döner durur zevke dalar. yeni dişliler arar. kendi oldu kendi dişli. bilmediği yola girdi. gördü bütün gerçekleri. sustu, durdu herkes gibi. şehir, heyecan. bunu da kendinden yaptı. beyaz saçlar gözler söndü. düşündeki düşte kaldı. haluk uzak kendine, kalmamış derman derdine. yok sorunum mükemmelim dese de, inanma sözüne. kral nerde diye sorma. sende, bende, bizde, onda. çıplak diyen kral olur, taç giyen oturur tahtına. patron burda, köyde ağa, evde koca, okulda hoca. dayı, baba, abi, ana. kral vardır her tarafta, krallıklar ülkesinde. doldurur seven kesesini, haluk görür kaybedeni, ne zaman baksa aynaya. itaat et biz kralız, toz kondurma kendimize. aslında yok terzi bile, giysileri biz yaparız.

anne bak kral çıplak. anne bak.
1 /