kuaför

2 /
eximtrak eximtrak
saçlarına dikkat etmeyen insanlardır*. öyle ki saç kestirmeye gidersiniz beklersiniz ki saçınızı kesecek eleman böyle sırma saçlı, hoş ve karizmatik bir şekil verilmiş saça sahip birisi olsun. aksine genelde kel şahıslardır kuaförler. hadi kel olmasalar bile saçları büyük ölçüde dökülmüştür. hadi onu da geçtim saçları varsa bile şekil verilmemiş, dağınık bir haldedir. e şimdi haliyle iyi bir saç istiyorsanız bu tipteki bir insana ne kadar güvenebilirsiniz?
zipirik zipirik
ne zaman saç kestirmeye gidilse kapısından ağlayarak çıkılan mekan bi hevesle gidilir kafandaki modeli anlatırsın en ince ayrıntılarıyla neyse efendim başlar kesmeye biçmeye ilk makas darbesinde hayal kırıklığı başlar bi darbe bi darbe bi darbe daha kesim bitmiştir.ancak anlattığınız modelin saçınızla uzaktan yakından ilgisi yoktur.gözler yaşlarla dolar.kuaförü oracıkta boğma isteği başlar.eve gelinir aynanın karşısında 2 saat harcadıktan sonra moraliniz düzelmeye başlar.gün geçtikçe alışırsınız...
thinkpink thinkpink
kadınların en büyük zevklerinden bir tanesidir.girerken kendinizi çirkin ama çıkarken kendinizi son derece güzel hissedersiniz. keyfinize diyecek olmaz.orada geçirilen zamanda pek bir güzeldir. çalışanlarla artık kanka modundaysanız gülersiniz eğlenirsiniz. elinizde bir tutam boyalı saç örneğiyle herkesi dolaşıp 'sizce yakışır mı?' diye sorabilirsiniz.kimse bu sorudan sıkılmaz hatta herkes fikir verir,cesaretinizi yerine getirir. arkadaşınızla gittiğinizde kafanızda boyalarla oturup nescafe içip sohbet edersiniz son derece keyiflidir.
azman azman
ne zaman acele ile bnir işimi halletmem gerekip de bilmediğim bir tanesine gitsem, saçıma fön çektirsem parazit kaptığım (yüzlerce insan arasından beni buluyor olması da enteresan) ya da kaşımı aldırdığım zaman kaşımın zaten düzeltmek için epey emek sarfetmek gereken şeklini -çok afedersiniz- s.ip atan yerler olmuştur efenim bu kuaför denen yerler. ha, bildiğim yerde de mutlu huzurlu muyum? evet. en azından 3-4 senedir saçlarımın uzun kalabilmesini sağlıyorlar mı( önceden ben keserdim ve ayarsız bir biçimde isteğimden fazla keserdim hep)? evet sağlıyorlar.
içses içses
bu mekanlar güya kadınların kendilerini daha güzel ve daha iyi hissetmeleri için vardır, fakat ne zaman gitsem sinirlerim bozulmuş olarak çıkıyorum. fön çektirirken kuaförün saçlarımı bütün kuvvetiyle çekmesine karşı koymaktan boyun kaslarım gelişti, bir de ağzında iplikle suratıma suratıma bir gelip bir giden tombul ablalar yok mu iflit oluyorum. hangi meslekte dayanışma yoktur deseler aklıma ilk kuaförler gelir, hepsi mi kötü anacım bunların, önceki kuföre bok atmalar, daha beter moral bozmalar, "kaşınla çok oynamışlar bak burdan fazla girmişler, şimdi dokunmuyorum bunlara oralar dolsun haftaya gel düzeltelim" demeler, yılışık tavırlar, çıkan müşterinin arkasından konuşmalar... ucuz numaralar bunlar efendim ucuz. biraz geliştirin kendinizi.
zsa zsa zsu zsa zsa zsu
burda geçirilen 1-2 saat değme terapiden iyi gelir kadın bünyesine. manikür- pedikür- ağda derken bir yandan bakım yaptırıp hafiflerken bir yandan da dedikodu- çay- kahve servisiyle tüm sinir stres atılır, gevşemiş rahatlamış ve güzelleşip kendine gelmiş kadın mutlu mutlu evinin yolunu tutar.
bir buçuk iskender bir buçuk iskender
en lüksünden tutun da kenar mahallesinde çalışanına kadar hepsi önündeki koltuğa oturur oturmaz bir tutam saçınızı eline alıp boka bakar gibi burnunu kıvırarak sorar "kim kesti en son?".
"sana ne y....aaam?" demek istiyorum bu soruya bir gun.
alise alise
renkleri bilmesi gereken insandır. özellikle boya yaptırılacakken bu konuda emin olmadan o kişinin önündeki koltuğa oturulmamalıdır. benim önerim: kendisinin önüne bir sarı, bir kırmızı, bir de kahverengi cisim koyup "sence hangisi kırmızı?" demenizdir. çünkü; bu üçünün ayrımına varabilen kuaför zor bulunuyor. zaten siz rengi anlatırken ("şu halinden bir ton koyu" gibi basit cümlelerle) yüzünüze anlamsız anlamsız baktıktan sonra gidip kucak dolusu renk kataloguyla geliyorsa orda bir şüphelenin bence.

ikinci olarak çok kısa boylu olmamalıdır. buradaki sınır: siz sandalyenin yere en yakın olduğu konumda oturduğunuzda, ayaktaki kuaförün sizinle aynı boyda olmasıdır. yalnız bu sınırı da kabul etmeyiniz (köşesiz parantez var orada). zira muhtemelen kafanızın tepesiyle de ilgilenmesi gereken bir iş yapıyordur (malum, saç) ve orayı kendi seviyesine indirmek için kafanızı saçlardan tutup sağlı, sollu, arkalı aşağılara çekiştirebilir. yazık o boyna.

kesinlikle terli olmamalıdır. az önce de hatırladığımız gibi kafamızın tepesiyle de ilgilenmeleri gerekiyor, bunun için de o koltukaltlarının sık sık yüzünüze yaklaşık 10 cm mesafeyle açılması gerekiyor...

son olarak; burada saydığımız diğer özellikler kuaför olmayan insanlarda kabul edilebilirken, kimsede olmaması gereken korkunç ve meslekte yaygın olan bir özelliğe sahip olmamaları gerekiyor: kendini çok kurnaz sanmak.
"şimdi boya yapıyoruz ya bakım ister bitince bakım da yapalım" (=boya ücreti/2)
"aa uçları çok kırılmış keselim de..." (dün kestirmiş olsanız bile) (=boya ücteri/2)
"bakım malzemesi kullanıyor musun? bak sana bu ürünlerden verelim(gizli yüklem: satalım)" "yok benim var" "ama bunlar şart, bunlar olmazsa olmaz, kel kalırsın..." (= boya ücreti*2)
"fön çekelim" "istemem" "şekil verelim" (buralarda hiçbir soru işareti yok, bunlar bir soru/teklif değil. öyle harekete geçerken söylenen sözler) (=boya ücreti/5)

sonuç: a rengi için x ücret ödemeye hazır gittiğiniz yerden 4,2x bırakıp b rengiyle çıkarsınız.
2 /